12 Eylül Faşizmi Devam Ediyor

0
59

Kemal SOBE

12 Eylül cuntası bir cehennem sistemi Türkiye’de yarattı. Türkiye ve Kürdistan nefes bile alamaz hale getirildi. Özellikle Kürdistan’da ve Kürt halkı üzerinde çok daha korkunç bir zulüm sistemi var. 12 Eylül faşizminin yarattığı çok yönlü yıkım ve tahribatı şimdi etkilerini daha çok gösterir oldu. Zam, zulüm, hayat pahalılığı, yoksulluk Türkiye toplumunu kasıp kavurmaya devam ediyor. Türkiye, bir normal hükümet ve seçimle düzelemeyecek duruma getirildi. Türkiye’de 50/100 zengine hizmet eden, bir sistem yaratıldı. Fakirin sofrasındaki yiyecek zaten azken günden güne eksiliyor. Türkiye’nin para birimi dünyanın en değersiz para birimleri arasına girdi. 

Kürdistan ülkesi saldırı ve işgal altındadır ve her gün 3/5 Kürt insanı öldürülüyor. Devletin siyaseti Kürtleri asimile etmeye odaklanmış. Bunun için bir trilyon dolar gibi korkunç bir para Kürtlere yönelik kirli savaşa harcandı ve hala harcanıyor. Bu kirli savaşa Kürtler dışında mücadele eden hiç yok. Türkiye’nin sol siyasetin direnişine en çok şimdi ihtiyaç iken, sol adeta zombi hayatı yaşıyor. Tarım ülkesi Türkiye, bazı gıda maddelerini bile ithal ediyor. Son 30/40 yılda tek fabrika bile yapılmadı. Sadece her taraf beton yığını haline getirildi. Türkiye her bakımdan korkunç bir kirlenme yaşayacak duruma getirildi. Devlet korkunç bir şekilde çetelerle doldu, büyük bir mafya rejimi kuruldu. Din üzerinden para kazanan tarikatlar/ cemaatler türedi. Türkiye dışarıya daha çok bağımlı hale getirildi. Türkiye ve Kürdistan halkları üzerinde büyük bir zulüm rejimi kuruldu. 

Türkiye ve Kürdistan adeta açık zindan haline getirildi. 12 Eylül faşizminin en çok kendisini gösterdiği alanlar zindanlar oldu ve zindanlardan başlayarak bütün ülke adım adım zindan rejimiyle yönetilir oldu. Yani 12 Eylül rejimi şimdi daha çok uygulanır oldu ve etkileri büyüyerek devam ediyor. Cuntanın çocuğu olarak bilinen siyasal İslamcılar İslami maskeli faşizmle Türkiye’yi yönetiyorlar. Türkiye siyasi ve ekonomik olarak en kötü zamanlarını yaşıyor. Kürt inkarı ve Kürtlere yönelik yapılan bu savaş Türkiye ekonomisini yedi bitirdi. Türkiye uluslararası alanda beş para etmez bir duruma geldi. Türkiye adeta dilenci haline getirildi. 

Sorun Kürt halkı olunca gözler görmez, kulaklar sağır, vicdanlar tükenir oluyor. Türkiye’de bazı sol kesimler bile Kürtler söz konusu olunca nasılsa sağa çark edip inkar rejiminin saflarında yer almaktalar. Kürtler tek başına hiçbir durumdan şikayetçi olmadan Türkiye’yi demokratikleştirme mücadelesi verirken, kendilerine sol/ sosyalist diyen çevreler neredeler ve ne yapıyorlar? Sol kesimlerin faşizme karşı omuz omuza mücadele etmeleri gerekmez mi?? Toplumun sistemden var oran memnuniyetsizliğini bir devrime dönüştürmek gerekiyor. Bu koşullarda devrimci savaşı geliştiremeyenler hiçbir zaman geliştiremezler. 

Kürtler nasıl ki 12 Eylül faşizminin ilk koşullarında faşizme büyük bir direnişle karşılık verdilerse ve faşizmi gerilettiyse şimdide geliştirdiği devrimci savaşla faşizme darbe vuruyor. Türkiye’nin kaderini Kürtlerin yürüttükleri mücadele belirleyecek. Faşizme ve zorbalığa karşı kimler en büyük bedeli veriyorlarsa onlar kader tayin etmede belirleyici olacaklar. Türkiye artık bir değişimin eşiğine gelmiş bulunuyor. Bunda tabi ki Kürtlerin mücadelesinin payı büyüktür. 12 Eylül faşizminin Türkiye ve Kürdistan’da yapmadığı kötülük kalmadı. Kürtlerin inkarı devleti tam bir çete/mafya devleti yaptı. Kürt ulusal mücadelesini bitirmek için her türlü kirli savaşı geliştirdiler. 

Her türlü çeteleşmeye onay verdiler. Devletin en tepesindeki bazıları bile devletin çivisi çıktı diye yorumlar yaptılar. Dikkat edilirse, Kürtler söz konusu olunca bütün farklı siyasi yapılar tekleşiyorlar ama normal durumlarda birbirine demediklerini bırakmıyorlar. Demek ki Kürt sorunu çözülürse siyasi taşlar yerli yerine oturur ve ak ile kara o zaman netleşir. Bu açıdan, Kürt sorunu çözülmeyene kadar bu sistem kirliliği bitmez. Kürtlerin oyları oy potansiyeli her gün tartışılıyor ama kimse, Kürtlerin ulusal kimlikleri kabul edilsin, Kürtler anadillerinde eğitim yapsınlar, Kürt kimliği üstündeki yasaklar ve baskılar bitsin demiyorlar. 

Hiç kimse Kürtleri oy deposu olarak görmesin. Kim ki demokrasi ve özgürlük mücadelesi veriyorsa Kürtler destek destek verirler. AKP/MHP faşizmi 12 Eylül faşizminin katmerli temsilcileridirler. Altılı masa hepsi inkarcı rejimin farklı sözcüleridirler ve bunlardan demokrasinin zerresi bile yoktur. Faşizmde bedelsiz demokrasi olmaz ve demokrasinin bedelini Kürtler fazlasıyla veriyorlar. Kürt sorunu çözülmeyene kadar faşizm bitmez. Çünkü Türkiye yüz yıl önce Kürt sorununu çözseydi bugün demokrasi denizinde yüzüyordu ve bolluk içinde yaşıyor olacaktı. 

12 Eylül cuntası sivilleşerek yoluna devam etti/ediyor. Kimse, 12 Eylül cuntanın bittiğini söylemesin. Cunta insanların iliklerine kadar girdi ve Türkiye korkunç bir şekilde çetelerle doldu, siyasi boyutuyla büyük ahlaksızlıklar yaşanılıyor. Türkiye ancak bir devrimle düzelebilir. Kürtlerin inkarına dayalı olan ve fakirden alıp zengine veren bu şehir eşkıya/çete/mafya sistemi olduğu sürece Türkiye çok daha kötü olur. Kürt sorunu çözülürse demokrasi gelişir ve Türkiye’nin her sorunu çözülür. Kürt sorununun çözümünü tartışmayanlar demokrasinin gelişimine katkıda bulunamazlar. Önce Kürt sorunu çözülecek…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz