22 Yıllık Mücadelenin Adı: Devrim Andok

0
1238
ANF Images

Zeynep Baytar 1975 yılında Fransa’da dünyaya gelir. Yurtsever bir aileden olan Zeynep Baytar annesinin ülkeye olan büyük özlemiyle 1984 yılında ailesiyle birlikte tekrardan Amed’e dönüş yapar. Fransız edebiyat bölümünü okuyan Zeynep Baytar üniversite yıllarında PKK’yi tanıyarak Amed’ten 1995 yılında Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katılır. Katıldıktan sonra iki yıl Amed’te pratik yürüten Zeynep Baytar, 1998 yılında Güney Kürdistan sahasına geçiş yapar.

Gare, Metina, Kandil, Heftanin, Zap, Amed ve Cilo eyaleti gibi zorlu birçok sahada mücadele yürütür. 2006 yılında yeniden yönünü Amed sahasına çevirir. PKK’nin ölümsüz şehitlerinden Halil Dağ’ın kamerasıyla yaptığı çekimden biz de payımıza düşeni alıp, Devrim Andok’u dinledik.

Kuzey’e gidiyorsun, yol süreci için ne düşünüyorsun?

Tekrar Kuzey’e bir grup olarak gidişi ben bir devrim niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Yani bir devrim yürüyüşü gibi. Savaşın yoğun olduğu sahaların yaşamı daha anlamlı kıldığını, insanda daha derin anlam verme gücü açığa çıkardığına inanıyorum.

Yaşamda en çok sevdiğin şey nedir?

İnsanlarla ilişkilenmek, yoldaşlık. Bana en çok haz veren hatta örgüt içerisinde manevi olarak bana en çok güç veren temel şey olduğunu belirtebilirim. En büyük hayalim; Önderliği bir kez görmektir. İkinci hayalim ise; Önderliğin kadına yönelik kurduğu projelerde yer alarak özellikle intihara meyilli kadınlarla paylaşım içine girerek onları yaşama Önderlik felsefesiyle bağlayarak yardımcı olmayı isterdim.

Bir gün Önderlikle karşılaşma imkanın olsa onunla ne konuşmayı isterdin?

Ben bu konu üzerine çok yoğunlaşmışımdır. O anda içimden nasıl geliyorsa öyle yaklaşırdım. Kendimi Önderliğin akışına bırakırdım. Biraz o atmosferin tadını çıkarmaya çalışırdım.

‘ÖNDERLİĞE ÇOK BAĞLIYDI’

Mücadele içerisinde Zeynep Baytar’la 2006 yılından itibaren pratik sahada mücadele yürüten Hemrin Dersim Baytar’a ilişkin şunları dile getirdi: “2006 yılında aynı süreçte Kuzey gruplarında yerimizi aldık. Devrim arkadaş büyük heyecan ve coşkusuyla dikkat çeken bir arkadaştı. Önderliğe, partiye bağlılığı çok büyüktü. Amed’de pratik yürüttüğümüz süreçte kişilik özellikleri olarak göze çarpan sade, mütevazi, emekçi yönleri ve kadın özgürlüğüne yönelik yürüttüğü büyük çabalarıydı. Parti ilkelerini kendisinde somutlaştıran, parti yaşamını yozlaştıran tasfiyeci eğilimler karşısında ilkelerden taviz vermeyen büyük bir başkaldırı kişiliğiydi. Bir bütün amacına kilitlenen ve mücadeleyi bu anlamda geliştiren bir yoldaştı.”

Güney sahasının birçok alanında Zeynep Baytar’la çalışma yürüten Koçerin Ararat, Zeynep Baytar’ın zeki, meraklı araştırmacı özellikleri olduğu vurgusunu yaparak devamında şunları dile getirdi: “Devrim arkadaş, Önder Apo’nun felsefesine aşk düzeyinde bağlıydı. Kadın olarak cins bilinci yüksekti. Sıradan bir kişilik değildi. Yaşamda insanlarla ilişkilenen, her anlamda destek olan biriydi, çok emekçi bir kişilikti. O, bir yerdeyse ve çalışıyorsa herkes o çalışmaya dahil olurdu. Ben bazen onunla konuşurken şöyle söylüyordum, ‘Sen hiç kapitalist sistemden etkilenmemişsin”, eğer bir gün bana Demokratik Modernitenin kızı kim diye sorarlarsa Devrim arkadaşı örnek veririm. Çünkü tam Demokratik Modernite’de Önderliğin oluşturmak istediği özgür kadın modeliydi.”

‘ZOR GÖREVLERİN ÜSTESİNDEN GELİRDİ’

Zeynep Baytar’ı mücadeleye katılımının başından itibaren tanıdığını belirten PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan şunları belirtti: “Devrim arkadaş 2013 tarihinde geri çekilme süreciyle birlikte Güney sahasına geldi. Bir devre şehit Beritan Akademisi’nde yönetim olarak görev yaptı. Daha sonra bir devre Sakine Cansız PKK Ocağında eğitim gördü. Bu akademilerde Amed pratiklerini sorgulayarak önemli bir gelişim düzeyi sağladı. Sonra düzenlemesi Eyalet Komutanı olarak Zagros sahasına oldu.

AKP MHP faşizminin 24 Temmuz saldırılarına karşı Zagros direnişinin örgütlendirilmesinde önemli rol ve misyon aldı. Rojinler’in ve Reşitler’in izinden yürümeyi bildi. Zor görevleri başarmanın ismiydi. Zorlukların insanıydı. Var olmayı yaşamın zorluklarını aşmada görüyordu. Devrim arkadaş, genç yaşında YJA-Star savaşçılığı ve timden başlayarak YJA-Star Komuta Konsey üyeliğine kadar görev ve sorumluluk aldı. Amed’ten Zagros’a kahraman bir Komuta düzeyini kazandı.”

SAVAŞ USTASIYDI

Zeynep Baytar’ın Cilo Eyalet Komutanlığı yaparken, birlikte kaldığı genç gerillalardan biri olan Rojbin Koçer, “Devrim arkadaşın yanında muhaberecilik yaptığım süreçte henüz gerillada 1 yılım olmuştu. Devrim arkadaşa karşı her arkadaş kendini rahat hisseder, her arkadaş için bir güç kaynağıydı. Sadece insanlara karşı duyarlı değildi; doğadaki tüm canlılara karşı çok duyarlıydı.

Özellikle hayvanlara karşı çok hassas yaklaşırdı. Cilo, Çarçella’da düşmanın tüm soykırımcı operasyonlarını püskürtmede bir savaş ustasıydı. Savaşta tüm ayrıntıları hesaplayan çok iyi bir koordineydi. Şehit arkadaşlara çok bağlıydı. Bir arkadaş şehit düştüğünde bunu mücadele gerekçesi ve yaşama daha coşkulu katılma gerekçesi yapar o şehidi yaşam tarzında hep yaşatırdı” diye konuştu.

FRANSIZ EDEBİYATINDAN GERİLLA EDEBİYATINA

Amed pratiklerinden Zeynep Baytar’ı tanıyan Arjin Dersim onun gerilla edebiyatıyla ilişkisini şöyle dile getirdi: “Devrim arkadaş, savaşı kaba ele almazdı. Bu nedenle çok yoğun pratiklerde yer almasına rağmen gerillayı şiirleri ve yazılarıyla günlüklerinde tarihe mal ederdi. İyi bir gerilla edebiyatçısıydı. Devrim arkadaşın yeğeni Şengal direnişlerinde şehit olmuştu. Devrim arkadaş gerilla saflarına katıldıktan sonra yeğeni doğduğu için onu ilk ve son defa 18 yaşında, 1 Eylül 2013 tarihinde görmüş ve bir daha savaş koşullarından kaynaklı görememişti. Şehit Andok’a hediye ettiği güncesinde ona hitaben şu mısralara yer vermişti.

“Yüreğime en derin akan sese; doğanın doğuşu karşısında hayranlıkla tüm yenilikleri izliyorum. Dışarıda çok tatlı bir yağmur var ince akıyor yaşamın damarlarına. Sizleri her bir damlada duyumsuyorum, aşk ateşini serinleten rüzgar misali, tıpkı gözlerindeki anlam gibi… Bu mevsimde her yerde doğuş var, seni doğanın değişim ve dönüşümünde arıyorum ve sana çok benzediği için buluyorum da. Gökyüzü kimi zaman masmavi, kimi zaman ise gri tek bir anı diğer anına benzemiyor tıpkı bakışlarındaki anlam gibi.

Özlem aşkın belirtisidir can büyüdükçe bu acı sende büyüyorsun içimde. Ülkem yaşamak istiyor gençleriyle, ne ilginç 20 yıl önce hep gençliğe duyduğum aşkla yola koyuldum. Bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim gibi hala da gençliğe özgür yaşam hakikatini veremediğim için içim buruk tıpkı baharın gelişi gibi ruhum dizginsiz dolu dolu akıyor zamana. Ne çok isterdim içime çektiğim kekik ve toprak kokusunu senin duyumsamanı ama sen duyumsamayı değil özgürlüğün kendisi olmaya koyuldun. Seni tüm keşfettiklerimde buluyorum, seni özlemle kucaklıyorum”

DAĞLARA RENGİNİ VERDİ

Zeynep Baytar ile Cilo, Çarçella alanında pratik yürüten Sorxwin Avesta, “Devrim arkadaş asi Zagros dağlarına bakınca öyle bir aşkla bakardı ki dağlarla konuşur gibiydi. ‘Devrim arkadaş bu arazinin sadece zorluklarını değil, güzelliklerini de genç arkadaşlara göstermeliyiz’ diyordu. Bildiğim kadarıyla şehit Rojin Gewda da beybunları (Bir çiçek türü) çok seviyordu. Çarçella’da bazı çiçekler var, Beybun, Sosin, Ters lale gibi… Devrim arkadaş, o çiçekleri koklarken hep’ Rojin Gewda arkadaş gibi birçok tanrıçanın buralarda mücadele yürüttüğünü ve bu çiçeklere onların kokusunun karıştığını bu nedenle bu kadar güzel olduklarını dile getirirdi. Çarçella’nın kendisi bir renkti. Heval Devrim de çok farklı bir renk verdi” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz