Adını bir destandan aldı, kendisi bir destanın kahramanı oldu

Bundan tam 36 yıl önce Cizre’de evlere konuk olan bir kadın, ilçenin kaderini değiştirdi. Adını Kürt destanı “Cembeliyê Mirê Hekkarî û Binevşa Narin”den alan Binevş Agal, direnen kadınların yol göstericisi olarak bir destanın kahramanı oldu. 

Şırnak’ın Cizre ilçesinde, 1985 yılında bir kadın her gece bir mahallede evlere konuk olmaya başladı. Herkes onu farklı isimle tanıyordu. O ise kendini Cizreli kadınlara ilk Zozan olarak tanıttı. Dönemin karanlığına karşı sönmeyen bir ateşin fitilini yakan Zozan, Êzidi kızı Binevş Agal’ın (Berivan) ta kendisiydi. 1992 Newroz Bayramı’nı örgütleyen olarak karşımıza çıkan Êzidi kızı, arkasında sayısız Bêrîvanlar bıraktı.  

Zulme karşı verilen mücadeleye yeni anlamlar katan kadınlar, 1990’larla birlikte korku duvarının önüne geçip sokakları mücadele alanı olarak örgütledi. Bunlardan belki de ilkidir Binevş Agal (Bêrîvan). 1966 yılında Batman’ın Beşiri İlçesi’nde Êzidi bir ailenin kızı olarak dünyaya gözlerini açtı. İsmini “Cembeliyê Mirê Hekkarî û Binevşa Narin” isimli Kürt destanından aldı. Bölgede destanlaşacağını bilmeden, Kürt aşk destanlarından birinin kadın karakterinin ismini alan Agal ve ailesi, 1980 yılında 12 Eylül darbesinin baskılarından kaynaklı birçok Êzidi aile gibi Avrupa’ya göç etti. 

ÊZİDİ KIZI BÊRÎVAN  

Ablası Xanê Agal’ın anlatımlarıyla henüz 16 yaşındayken çok okuyordu. Almanya’da Kürt özgürlük hareketiyle tanışan Agal, 84’ün Nisan ayında 12 Eylül cuntasının Kürt kentlerindeki baskılarını duyurmak ve 2 Mayıs 1983 tarihinde Mehmet Karasungur ile İbrahim Bilgin’in komplo sonucu yaşamını yitirmesini protesto etmek amacıyla bir ay süren ve yaklaşık 300 kilometreden oluşan Hannover-Bonn Yürüyüşü’ne katıldı. Agal, bu yürüyüşün tek kadın eylemcisiydi.  

Özgürlük mücadelesine katıldıktan sonra Bêrîvan adını alan Agal, 1985 yıllına gelindiğinde Kuzey ve Doğu Suriye’ye oradan da Şırnak’ın Cizre ilçesine geçti. Başta Cizreli kadınlar olmak üzere ilçe halkını örgütleyen Bêrîvan’ın adı her evde bir efsane olarak dilden dile dolaştı. Burada örgütlenme faaliyetlerini yürüten Binevş yada Botan halkının bildiği adıyla Bêrîvan, çok sevildi ve herkesin saygısını kazandı. 

İLK KADIN ÖRGÜTLENMESİ  

Adeta halkın gönlünde taht kuran Bêrîvan, çalışmalarına başlarken ilk olarak kadın milisler oluşturup onlara eğitim verdi. Kadın örgütlenmesine önem vererek özellikle kadınları aktifleştirmek için çabaladı. Çalışma tarzı, temposu, halkla ilişkileri, genç yaşına rağmen kendini her kesime dinleten bir duruşun sahibi olması, Botan halkında büyük bir etki uyandırdı. Ev ev, mahalle mahalle dolaşarak özellikle kadınlara ulaşmayı hedef edindi. Kadınları özgürlük arayışlarına sevk eden ve onlara öncülük eden bir kadın gerçekliği Bêrîvan şahsında yaşanmaktaydı. Botanlı kadınlar, ilk defa bu kadar güçlü, özgürlükte bu kadar kararlı bir kadın görüyordu. Bu çaba o kadınların da kendilerine güvenmesine, kadın gücüne inanmasına yol açtı. Kadınlar, Bêrîvan’la artık bir halkın kurtuluş umudu oldu.    

ADIYLA EFSANELEŞTİ 

Bêrîvan aynı zamanda çok zeki ve her türlü tedbiri alan direnişçi bir kadındı. Birkaç kod isim kullanması deşifre olmamasını sağlarken, uzun bir süre devlet bu alanda birden fazla PKK’li kadın olduğunu düşündü. Öyle ki her yerde aranan Bêrîvan’ı Cizre yakınlarındaki bir mağarada bulunan ve üzerinde “Zozan” yazan silahı deşifre etti. Cizre’de 18 Ocak 1989’da ihbar sonucu kaldığı ev tespit edildi ve eve operasyon yapıldığında teslim olmayan Bêrîvan, son mermisine kadar savaşarak yaşamını yitirdi. Botanlı kadınlar, kendilerinden biri olarak gördüğü Bêrîvan’ı, Cizre’de toprağa verdi.  Bêrîvan ‘ın yaşamını yitirmesi halkta müthiş bir öfke patlamasına neden oldu. Artık Cizre deyince Bêrîvan akla geldi. Her doğan kız çocuğuna Bêrîvan ismi verildi. Başkaldırının sembolü olan Bêrîvan’ın büyük emeklerle örgütlediği kadınlar, yaşamını yitirmesinin ardından 8 Mart’larda ve Newrozlar’da sokaklarda direnişin öncüsü oldu ve panzerlere karşı durdu. Bêrîvan, Kürt kadınların nazarında artık direnişçi kadının ruhu olmuştu. 

BÊRÎVANLARIN DİYARI  

Bölgede kadın mücadelesinde önemli bir sembol olan Bêrîvan, büyük bir direniş mirası bıraktı. Bêrîvan’ın bıraktığı mirası kısa sürede devralan başka Bêrîvanlar sahneye çıktı ve Cizre Bêrîvanların diyarı oldu.  Bunlardan ilki de Binevş Agal’ın efsanesinden etkilenerek, 1992 Cizre Newrozu’nda sahneye çıkan 17 yaşındaki Bêrîvan Cizre (Bêrîvana Ciziri) oldu. Bêrîvana Ciziri, Binevş Agal’ın örgütlediği kadınların en küçüğüydü. Başındaki beyaz kefiyesiyle, devlet baskısına parmak sallayan Bêrîvana Ciziri, Kürt kadınının cesaretini bir kez daha tarihe not düştü.  

İŞKENCE TEZGAHI 

Cizre’de çalışma yürüten Bêrîvan, ilk gözaltına alındığında henüz çocuktu. 18 gün işkencenin her türlüsünü yaşadı. Yıllar sonra bir belgeselde konuşan Bêrîvan, yaşadıklarına dair şunları anlattı: “Annem bana ‘Kızım bizi Cizre halkına karşı utandırma’ demişti. 17-18 gün Filistin Askısı, soğuk su, elektrik, tırnaklarımı çektiler, bedenimi yaktılar, bir elim, bir ayağım felç oldu. İşkence yapmaktan yoruluyorlardı, ben devrimci bir karar almıştım, konuşmayacaktım.”  Mart ayının kitlesel eylemlerinde görülen Bêrîvan, en son 1992 Cizre Newrozu’nda başında beyaz kefisi, binlere öncülük ederken görüntülendi. O gün kolundan yaralanmasına rağmen direnişi bırakmayan Bêrîvan, o gün ki direnişin de baş aktörüydü. Newroz günü yaşanan direnişte çok sayıda kişinin taranarak yaşamını yitirmesini Bêrîvan, “halkın kaybedecek bir şeyi yoktu” diye özetliyordu.   

HER BAHAR BÊRÎVAN’I ANLATIYOR  

Cizre’de 1985-1989 yılları arasında Binevş Agal’ın (Bêrîvan) örgütlediği kadınlar, her Mart ayında Bêrîvan’ı anıyor.  Bıraktığı mirasla alanlara çıkan kadınlardan Asya Uğlaklı (58) ve Bedre Çağdavul (70), Binevş Agal’ı ve mücadelesini Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.  

KORKU DUVARLARI YIKILDI  

Bêrîvan’ın ilçeye gelişiyle birlikte korku duvarlarının yıkıldığını, örgütlenme şekli ve fedakarlığıyla kadının direniş ruhunu yeniden canlandırdığını belirten Uğlaklı, “O yıllarda dışarı çıkmak bile çok farklı sonuçlar yaratırken, Bêrîvan 8 Mart ve Newroz kutlaması için kadınları örgütlüyordu. O’ndan sonra yüzlerce kız çocuğuna Bêrîvan ismi verildi. Çünkü burada her bir kadın ondan çok etkilenmiş ve onun anılarını yaşatmak adına kız çocuklarına bu ismi verdiler” dedi.  

8 MART RUHU 

Bêrîvan’ın yaşamını yitirmesinin ardından aynı ruhla 8 Mart ve 21 Mart Newroz Bayramı’na hazırlandıklarını dile getiren Uğlaklı, “O yıllarda biz kadınlar ondan güç alarak 8 Mart ve Newroz’u kutlamak istedik. Ve bu kutlama kadınlar öncülüğünde olacaktı. Ama engellendik ve alana girmemize izin vermiyorlardı. Bu engellemeye karşı durdurulduğumuz yerde oturma eylemine geçtik. Her tarafımız ablukaya alındı ve polisler tarafından etrafa ve havaya silah sıkılıyordu. Daha sonra Cudi Mahallesi’ne girmek istedik. Ama o da engellendi. Yaşanan çatışmalarda çok kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Biz kadınlar 8 Mart’ları Berivanlara borçluyuz. Biz o zaman nasıl korkmadan 8 Mart alanına akmışsak bugün de kadınlar aynı ruhla 8 Martı kutlamalı” ifadelerini kullandı.  

BÊRÎVAN İLE YENİ BİR SÜREÇ  

1992’de gözaltına alınan kadınlardan Bedre Çağdavul (70) da, her Mart ayında Bêrîvan’ı hatırladığını söyleyerek, “Bêrîvan sayesinde bölgede kadın bilinci oluştu. O süreçte kadına saygı en üst seviyelerdeydi. Buna neden olan da Bêrîvan’dı. Mesela çok iyi hatırlarım o zamanlarda kadına yönelik şiddet çok fazlaydı. Ama Bêrîvan ile birlikte yeni bir süreç başladı. Artık kadınlar erkeklerle yemek yiyebiliyor ve ev içinde söz hakkı alabiliyordu. Bu bizi oldukça etkilemişti. Çünkü emeğimizi hor gören ve bununla da yetinmeyip şiddet uygulayan erkek tarafından artık saygıyı görüyorduk. O zaman 8 Mart ve Newroz kutlamasının aynı anda olacağını söylediler. Biz de alana gidip kutlamak istedik. Ama izin verilmedi ve 80 kadınla birlikte gözaltına alındım. O günleri hiç unutmam. Eğer bugün kadına değer veriliyorsa ve özgürlükleri için kadınlar mücadele ediyorsa bu Bêrîvan sayesindedir. Bêrîvan şahsında bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” diye belirtti.  

MİRASI DEVRALDI  

Botan’da Bêrîvan adı verilen çocuklardan biri de Bêrîvan Kutlu (36) oldu. 16 yaşından bu yana siyaset alanında yerini alan Kutlu, 2014 Yerel Seçimleri’nde Şırnak’ın Kumçatı (Dêrgul) Belde Belediyesi Eşbaşkanlığı’na seçildi. 2019 Yerel Seçimleri’nde ise Cizre Belediye Eşbaşkanı olan Kutlu, seçildikten kısa bir süre yerine kayyım atandı. Yürüttüğü siyasi faaliyetlerden dolayı bugüne kadar 16 kez gözaltına alınan Kutlu hakkında 50 soruşturma açıldı, 10 dosyadan yargılanıyor. Bir buçuk yıl cezaevinde tutuklu kaldı. 

Bêrîvan isminin 1985 yılında nüfus müdürlüğü tarafından “Kürtçe isim” denilerek kaydedilmediğini dile getiren Kutlu, şöyle dedi: “Kendilerine göre bir isim verdiler. Ama herkes beni Bêrîvan olarak tanıdı. En son 2 yıl önce gerçek adımı nüfusa yazdırdım. Şuanda kadın mücadelesini yürüterek bu isme layık olmaya çalışıyorum. Kadın mücadelesi ve başarısı için Bêrîvan bölgede ciddi bir etkiye neden oldu. Bu etkilenme de zamanında ciddi bir kadın başarısına vesile oluyor.

Şimdi baktığımızda Bêrîvan’dan etkilenen her bir kadın, kız çocuklarına bu ismi vermiş. Benim annem de bu kadınlardan biridir. Bana göre isimlerin insan üzerinde etkisi var. Bêrîvan ismi benim üzerimde ciddi bir etki bıraktı.” 

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

En Çok Okunanlar

İlgili Makaleler