Anlam avcısı olmak – Destan LASER

0
1277
binlerce kelebek ile ilgili görsel sonucu

 Koca evreni incelediğimizde varlık oluşumunun ne kadar öze uygun geliştiğine şahitlik ederiz. Doğanın kendisi binlerce çeşitliliği renkliliği içinde barındıran ve her bir çeşitliliğin kendi içinde kendine has özelliklerinin olduğu bir oluşumdur. İnsan müdahalesi dışındaki doğanın harika döngüsünde her şeyin ne kadar mükemmel işlediğini görürüz. Her bir oluşumun bir anlamının olduğunu ve evrende yerinin olduğunu anlarız. Hiçbir şey işlevsiz değildir. Gözümüze değersiz gibi gözüken taşlar bile evrende bir işe veya fonksiyona sahip olurlar. Dağlarda, ovalarda ,yağan yağmur veya kar da yani varlığın kendisi hayat dediğimiz mecrada yer edinirler. Belki de varlıkların en anlamlısı olan insanın bu koca evrendeki yeri ve fonksiyonu konusunda çokça kafa yormak gerekir. Kendi farkına varan doğa olarak insanın çok ilginç özelliklere sahip olduğu kesindir. İnsan dışındaki canlıların kendi farkındalıklarını ne kadar bilebildiklerini bilmiyoruz. Ama farkındalığın kendisinin ÖZGÜRLÜK olduğunu biliyoruz. Kendi farkına varan insanı düşündüğümüzde şu soru aklımıza hemen gelir . Acaba insan evrenin özgürlük anahtarı mıdır? Evren de kendi özgürlüğünü insan da görüyor olabilir mi? Tanrı kendini izlemek için yeryüzünü yarattı derler. İnsan da evrenin özgürlük merakını gideren olamaz mı? Sonuçta insanın evrendeki tüm oluşumların toplamı olduğu söylenir. Evrende olan her şey insanda ise şayet bu insanı hem evrenin bir parçası hem de farkına vardıkça evrenin kendisi bile kılmaz mı ?

    Sonuçta oluş bir dir. Bilinebildiği kadarı ile büyük patlama sonrası  oluşan da zaten 1 hıdrojendir. İlk oluşum 1 den geldi. Çoğaldı çeşitlendi farklılaştı ama bu onun 1 den geldiği gerçeğini hiçbir zaman değiştirmedi. Bir halk bilginimiz büyük patlama hikayesi henüz ortada yokken demiş ‘ insanlığın hamuru birdir.’ Diye .Demek hakikat bir şekilde kendisini dile vururmuş. Hakikat bir şekilde kendini görünür kılmak isteyecektir. Bazı şeyler oluş halinin temel özelliğidir. Gerçeklerin mutlaka bir gün ortaya çıkması gibi…insan ile ilgili olan kısım da aynı özelliğe sahiptir.  İnsan hakikati oluştan gelen tüm anlamları kendinde barındıran 1 den gelen ve belki de tekrardan 1 e gidecek olan ama bu aralıkta kendini tanımaya ve anlamaya çalışarak geçirecek bir varlıktır. Belki de yaşam adına olan her şeyin tek amacı da budur. Yani kendindeki anlamı bulmak tam bir Anlam avcısı olmak!

    Büyük bilgin  Sokrates yaşamı boyunca peşine düştüğü hakikate giden yola verdiği cevabın  ‘kendini bil ‘ olması aynı hakikatin fısıldaması dır belki . Sokrates’ten bin yıllar sonra dünyaya gelen sofuların’ ne ararsan kendin de ara ‘ diyerek hakikate giden yolu göstermesi bir tesadüf mü ?  Elbette bunlar hakikatin tadına varanların dilinden dökülen son kelimelerdir.

    Yaşam amacı çok önemli bir olaydır. Bilimsel veriler ve  araştırmalar vermez bize bu cevabı. Yaşam amacı maddi olduğu kadar manevi dünyevi olduğu kadar uhrevidir.hepsini kendi içinde barındırır karmaşık gibi gözükür, komplikedir ama anlaşılmaz değildir. İnsan olayını anladıktan sonra yaşamı çözmek biraz daha kolay hale gelir. İnsanın tam bir anlam avcısı olduğunu belirtmiştik. Varlığı bu şekilde bir göreve aittir. Hayatın kendisi anlam deryasına daldırır insanı. Akışı ve sürkilosyonu her şeyiyle insanı farkındalığa sokar. Hisleri sezgileri duyguları canlandırır aklı başa getirir. Bin bir türlü zorluğuyla müthiş öğreticidir. Yaşam bu haliyle Anlam avcısının yegane sahası yani  avı oluyor. Anlam kendiliğinden insana gelmez. Bunun kendisi bir arayış ,koşuşturmaca ve kavgadır. Arayış yanlış olandan çıkıp doğrunun peşinden koşmak ise ,KAVGA  gerçek olan ile yalan arasındaki savaştır.

Günümüz dünyasında anlam avcısı olmak demek en basit tabir ile  büyük bir kavgaya tutuşmayı göze almak demektir. koca  bir yalanlar denizinde yüzdüğümüzü söylemek abartı olmayacaktır. Her şeyde önce  gördüklerimizin,yaşadıklarımızın ve olduklarımızın ne kadarı gerçektir ? Hakikatın gerçek ile kopmaz bağları vardır. Yalanlar üzerinde yürürken neyi doğru anlayabiliriz ki . Anlam avcısı avını her şeyden önce bulabilmelidir. Bu da sahte olan ile gerçek olanı birbirinden ayırmaya başlamasıyla olur. İlkel çağda yaşamış olsaydık anlam arayışımızda pek zahmet çekmeyeceğimiz malumdu. Ama biz maskesiz tanrı ve çıplak krallar çağındayız. Anlam avcısının burada işi hiçte kolay değildir. Çünkü bu dünya da hiç kimse insan olmanın getirdiği doğallıkla yaşamıyor. Kültürden tutalım dile inançtan tutalım düşünceye , duyguya her şey verili sistemin kirliliklerinden epey bir nasibini almış. Aynı hamurdan olan insanlar kendini birbirlerinden üstün görmüşler. Doğa insanin üzerinde her türlü tasarrufunu yapacağı bir mal olmuş. Kadın erkeğin özel mülkü ve zayıf süs eşyası olmuş. insan kendi benliğinde bile 1 olamamış. Akıl bir yerde fikir bir yerde duygu bir yerde düşünce bir yerde Beden bir yerde ruh bir yerde , bu parçalılıklar dan geriye doğal insandan pek bir şey kalmamış… 1 den  geriye paramparça olmuş algılar, kişilikler kalmış. Böylece insan ışığını kaybetmiş gerçeği ve hakikati aramaya  çıkamamış. Günümüz insanı parçalanmış hayatlarda kaybolup giderken bana neden böyle oldu sorusunu aklına bile getiremeyecek kadar mantıktan yoksun olmuş. Doğasından ve aklından kopan insana her şey yapılacağından buna en fazla efendi olanlar sevinmiştir. Zaten insanı bu hale sokanlar da onların bitmez tükenmez hırsları değil midir ?  iktidarin egemenlik sevdası yüzünden kim olduğunu neden var olduğunu bilemeyen şaşkın insanlar ordusu ile dolu dünya!!! Farkına varanın işinin zor olduğunu söylemiştik. Bu çok katmanlı düzenbaz sistemin birer çarklısı olmaktan çıkıp 1 olmaya doğru gitmekten başka çaresi yoktur. o zaman gerçekten ben yaşadım varım diyebilecektir. Öbür türlüsü var ama yok arasındaki çizgide git geli bir hayatın kurbanı olmaktır. Anlam avcısı olmak belki de bu karanlık dünyadan kurtulmanın en temel çıkış yoludur. Özgürlüğün kendisi de bu yol için verilen mücadele değil midir ? Kendi özünde ve anlamında olmadıktan sonra yaşamın ne gibi bir değeri kalır . Gerçekten yaşadım diyebilmek için hiç yorulmadan usanmadan gerçekler aşkına hakıkat aşkına varalım anlamın sırrına….

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here