Armanc: Düşmana karşı mutlaka kazanacağız

HPG komutanlarından Haki Armanc, Türk devletinin gerillaya yönelik saldırılarını ve HPG Komuta Konseyi’nin yıllık olağan toplantısına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dengê Welat Radyosu’nun sorularını yanıtlayan Armanc, HPG Komuta Konseyi’nin yıllık olağan toplantısını, Türk devletinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi ağırlaştırdığı, Rojava, Bakur, Başur ve tüm Kürt kurumlarına dönük saldırılar yaptığı bir dönemde gerçekleştirdiklerini belirtti. Toplantıda birçok konunun ele alındığını vurgulayan Armanc, 2021 yılında Türk ordusunun çok daha büyük darbeler alacağını ifade etti.

HPG komutanlarından Haki Armanc’ın Dengê Welat Radyosu’na verdiği söyleşide şu hususlara dikkat çekti:

HPG Komuta Konseyi çok önemli bir süreçte bir araya geldi. Yıllık olağan toplantı nasıl bir atmosferde gerçekleşti? Toplantıya ilişkin neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle Egid Civyan, Amara ve Yılmaz Dersim hevaller şahsında bütün 2020 yılı şehitlerini anıyoruz. Kürdistan özgürlük şehitlerine verdiğimiz sözü tekrarlıyoruz. HPG Komuta Konseyi toplantısı çok önemli bir süreçte gerçekleştirildi. Hem geçtiğimiz sene yaşananları, hem de önümüzdeki süreçte neler yapmamız gerektiğine ilişkin tartışmalar yapıldı. Bu toplantı Türk devletinin Rêber Apo’ya yönelik tecridi ağırlaştırdığı, Rojava, Bakur, Başur ve tüm Kürt kurumlarına dönük saldırılar yaptığı bir dönemde gerçekleşti.

Bilindiği gibi Türk devleti sürekli ‘bir araya gelemezler’ diye açıklamalarda bulunuyor ama kış mevsiminde dahi onlarca HPG komutanı farklı bölgelerden gelerek toplantıya katıldı. Toplantıda bütün konular geniş bir şekilde ele alındı. İnanıyorum ki bu toplantıdan sonra bütün alanlardaki mücadelemiz daha da güçlü bir şekilde devam edecektir.

Toplantıda Bakurê Kürdistan ilişkin hangi çerçevede tartışmalar yürüttünüz?

Bakurê Kürdistan alanı özgürlük hareketi için çok önemli ve gerillanın çetin bir savaş yürüttüğü bir alandır. Zaten bütün eyaletlerimiz toplantıya raporlarını sundu. Toplantıda öncelikle geçtiğimiz sene yaşanan şehadetlere ilişkin öz eleştiriler verildi. Bakur’da yaşanan savaş da ele alındı. Hangi aşamada olduğuna ilişkin tartışmalar yürütüldü. Bakur’daki potansiyelimiz tam olarak pratiğe geçirilmemiş. Bakur alanında daha büyük bir gücümüz var. Oradaki  bir çok eyaletlerimiz daha aktif bir rol oynayabilirlerdi.

Bu anlamda bir takım eksiklikler var. Zaten Bakur alanına yönelik bu yönlü eleştiriler de yapıldı. Tabi olumlu pratikler de var. Sema Koçer arkadaşımızın yaptığı eylem Serhat eyaletinde bir atılım gerçekleştirdi. Yine Garzan alanında baharda yapılan bir eylemde düşmana ağır darbeler vuruldu. Dersim’den Serhat’a, Amanos’tan Botan’a bütün eyaletlerimizde düşmana ağır darbe vuran başarılı eylemler yapıldı. Fakat dediğimiz gibi daha başarılı olunabilirdi.

Burada neyi kastediyorsunuz? Daha aktif olmaktan da bahsettiniz. Daha iyi anlaşılması için bu konuyu biraz açar mısınız?

Kürt halkının tüm kazanımlarına yönelik büyük saldırılar var. Rêber Apo’ya ve halkımıza da aynı şekilde saldırılar devam ediyor. Bu çerçevede ele aldığımızda özgürlük savaşçıları olarak, böylesi bir süreçte düşmana daha fazla darbe vurmalıydık. Bir çok fırsat da vardı. Evet bazı eyaletlerimizde büyük şehadetler yaşandı ama genel olarak Bakur alanına baktığımız zaman, oradaki gücümüz daha pratik olabilirdi. Çünkü sıradan bir sene olmadı geçtiğimiz sene. Yoksa eylemler oldu, büyük kahramanlıklar yaşandı. Ama pratik sonuçları her ne kadar eksik görmesek de daha büyük fırsatlar vardı.

İşgalci Türk devleti özel savaş uygulamaları çerçevesinde bir takım açıklamalar yapıyor. Farklı farklı adlarla birçok operasyon düzenlediler şimdi de ‘Yıldırım’ adı altında bir operasyonla karşımıza çıkıyorlar. Bu operasyonlarla neyi amaçlıyorlar?

Geçtiğimiz sene bütün eyaletlerimize yönelik Yıldırım operasyonları yaptılar hatta bazı eyaletlerimize o isimlerle iki operasyon yaptılar. Fakat günde kaç operasyon yaptıklarının sayısı belli değil. Bu operasyonların 2 sebebi var. Birincisi psikolojik savaş. Kamuoyuna, topluma sürekli operasyondayız mesajı vermek. İkincisi ise özgürlük gerillası karşısında duyduğu korku. Bu kokudan kaynaklı her eyalette bulunan arkadaşlara darbe vurmak istiyor. Küçük, büyük sürekli bir saldırı halindeler. 2020 yılının başlarında Eren adıyla Tendürek’te bir operasyon başlattılar. Amed’de büyük bir operasyon başlattılar, şimdi de Ağrı’da Eren3 diye operasyon yapıyorlar.

Bu operasyonlarla gerillanın eylem yapmasını engellemek istiyor. Peki sonuç aldı mı? Hayır. 2020 yılında bir çok operasyon yaptılar bu operasyonların bazıları boşa çıktı, bir çoğunda ise ağır darbeler aldılar. Arkadaşların eylemleri sayesinde operasyonları başarıya ulaşamadı. Evet bazı eksiklikler yaşandığı için şehadetlerimiz oldu ama genel olarak düşmanın operasyonları başarısız geçti. Eren adıyla yaptıkları son operasyon da kışın oldu. Kış mevsimini kendileri için avantaj olarak görüyorlardı. Kış olmasına rağmen operasyon yapıyoruz mesajı vermek istediler kamuoyuna.

Arkadaşlarımız zaten düşmana karşı hazırlıklıdır. Bugüne kadar yapılan operasyonları boşa çıkardılar inanıyoruz ki bundan sonra da boşa çıkaracaklar. Zaten Amed Lice’de başarılı bir eylem gerçekleştirildi. Eylemi gerçekleştiren arkadaşları kutluyoruz. Düşman kayıplarını sadece 3 yaralı olarak açıkladı ama daha büyük kayıp verdiklerine inanıyoruz. Arkadaşlar henüz bunun bilgisini paylaşmadılar. Kış mevsiminde dahi arkadaşlar düşmana büyük darbeler vuruyor. Lice de bunun son örneği. Bu sene düşmanın operasyonlarını boşa çıkarmanın yanı sıra Türk ordusunu yenilgiye uğratacağımıza inanıyoruz.

Türk devleti bu operasyonlarda tekniğe güveniyor. Sizin de bahsettiğiniz Botan’a yönelik de bir operasyon yapılmıştı ve Egid Civyan şehit düştü. Bu saldırılar karşısında HPG’nin geldiği aşamayı nasıl okuyorsunuz?

Doğrusu her şehidimiz bizim için büyük bir kayıp ama heval Egid Civyan’ın şehadeti bizi çok derinden etkiledi. Heval Egid’in yer aldığı eylemin yarattığı etkiyi de biliyoruz. Şehadeti çok ağır geldi bize ama yılın ilk eylemini yaptılar. O bölgede olan arkadaşlar düşmanın saldırısı sırasında kendilerini muhafaza edecek bir fırsat bulamıyorlar ama düşmanın saldırısını da fedai eylemine dönüştürüyorlar. Orada bir çok askerin de öldürüldüğünü biliyoruz. Zaten düşman orada aldığı yenilginin ardından 2 yurtseverimizi alarak işkence ile helikopterden attılar. Türk devletinin vahşetini burada bir kez daha gördük.

Burada ortaya çıkan sonuç ne? Tarihimizde de bir çok defa gördük Türk devleti özgürlük gerillasından darbe yedikten sonra, gerillaya darbe vuramadığı için de halka saldırıyor. Bu iki insanımızın da arkadaşlarla bir ilgisi yok. Şehirden köye gelmiş hayvanlarını otlatıyorlar. Düşman yaptığı vahşeti meşrulaştırmak için arkadaşlarla bağlantıları varmış gibi göstermeye çalışıyor. Hatta bu vahşeti savunuyor da. Bu vahşete insanlık tarihinde ilk defa rastlanılıyor. 2 yaşlı insanın helikopterden atılmalarını meşru görüyorlar, bundan keyif alıyorlar. Yani heval Egid’in içerisinde yer aldığı eylem düşmanı sarsıyor, büyük darbe alıyorlar.

YILMAZ DERSİM BÜYÜK BİR KAHRAMANDI

Yine bu yıl ağır kayıplarımızdan biri olan Yılmaz Dersim arkadaş büyük bir kahramandı. Zamanın büyük bölümünü Dersim’de geçirdi. Çok savaşçı eğitti, çok savaş yürüttü, düşmana çok büyük darbeler vurdu. Heval Yılmaz Önderliğe, şehitlere çok bağlıydı bu yüzden sürekli Dersim’de savaşmak istiyordu. Dersim’e olan aşkı çok açıktı. Heval Yılmaz’ın Dersim’deki arkadaşlar üzerindeki emeği çok büyüktür.

Oradaki her arkadaş kendini Yılmaz heval gibi görmelidir. Biliyoruz bir çok eksiklikleri var ama koşullar ne olursa olsun Dersim’deki arkadaşlarımız büyük şehidimiz heval Yılmaz’ın anısına bağlı kalarak kendilerini eğitmeli, düşmana karşı her zaman hazırlıklı olmalı. Şehadeti ile bizi derinden etkileyen arkadaşlarımızdan biridir heval Yılmaz Dersim. Tabi ki intikamını alacağız, amaçlarını yerine getirmek, zafere ulaştırmak için daha fazla mücadele edeceğiz, sözümüz budur. İnanıyoruz ki bütün arkadaşların da gayesi budur.

EGİD CİVYAN BOTAN’DA ÖNCÜ BİR ROL OYNADI

Heval Egid Civyan, çok uzun bir süre özgürlük hareketinde mücadele etti. Zagros, Şengal, Botan, Başur başta olmak üzere bir çok alanda mücadele etti. Özgürlük mücadelesinde büyük bir rol oynadı. Yeri geliyordu komutan oluyordu, yeri geliyordu başka bir görev üstleniyordu yani bütün işlerde yer alıyordu. Önderlik çizgisine çok bağlıydı, bütün görevlerini bunun üzerinden yürütüyordu. En son da büyük bir moralle Botan alanına gitti. Son 2 yılda bir çok eylem planladı, arkadaşlarla ilgilendi, perspektif verdi, alanda öncü bir rol üstlendi. 2019 ve 2020 yıllarında gönderdiği raporlarında çok mütevazi bir şekilde öz eleştiri veriyordu, zengin önerilerde bulunuyordu.

Hatta toplantımız bu öneriler üzerinden yürütüldü. Tabi sadece heval Egid Civyan’ın gönderdiği raporlar değil, diğer eyaletlerden gelen raporlar da okunup değerlendirildi. Bu raporlar tartışmaların perspektifini oluşturdu. Bakur’da neler yapılması gerektiğine ilişkin heval Egid raporunda çok geniş önerilerde bulundu. Botan alanındaki arkadaşların da heval Egid’in anısına bağlı kalarak mücadele edeceklerine inanıyoruz. Zaten son eylemlerinde de böyle olacağının mesajını da verdiler. Fedai bir ruhla bu faşizme karşı durdular, bunu açık bir şekilde de gösterdiler.

Son olarak Özgürlük Hareketi tarafından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için “Dem Dema Azadiyê ye” kampanyası başlatıldı. Siz de son süreçte bir toplantı düzenlediniz. 2021 yılına dair beklentileriniz nelerdir?

2021 yılına Hareketimiz her alanda mücadele ederek girdi. Kürdistan gerillası da Rebêr Apo’nun özgürlüğünü sağlamak, tecridi, faşizmi yıkmak için üzerine düşen rolü oynayacaktır. Buna inanıyoruz. Çünkü büyük bir sorumluluğumuz var. Amacımız faşizmi yok etmek, bunu yapacak gücümüz de var. Düşmanımız da şuan çok zayıf bir durumda. Her alanda güçlük çekiyorlar. Türk ordusuna ve işbirlikçilerine ağır bir darbe vurduğumuz halde yıkılacaklardır. Bu yönde planlamalar yapıldı. Düşmana karşı mutlaka kazanacağız. Böyle bir fırsatımız da var.

Türk devleti tüm tekniğini kullanıyor, yine işbirlikçilerini, hain Kürt kontralarını devreye koyuyor, imha planları yapıyor ama bir sonuç elde edemiyor. Bizlerde bu şekilde zafer yolunu gördük. En önemlisi ise pratiğe dökme süreci. Zaten perspektif bellidir. Bizler HPG’nin yeniden yapılanmasında kadar ısrar edersek, dikkatli bir şekilde takip edersek, kendimizi ne kadar sorumlu görürsek, ne kadar ikna edersek o kadar başarılı oluruz. Bunun birçok örneği var. Başur’da da durum böyle. Yeniden yapılanmanın geliştiği bir yerde herhangi bir kayıp yaşanmaz. Heftanîn ve diğer bir çok alan gibi örneklerde de görüldü.

Kendini yeniden yapılandırdığında, düşman nasıl hareket ettiğini, nasıl eylem geliştireceğini, nasıl planlar yapacağını kestiremez. Eğer böyle olmazsa düşmanın saldırılarına boşa çıkaramazsın. Eğer arkadaşlar buna dikkat ederlerse herhangi bir kayıp yaşamazlar. Zaten kayıplarımızın çoğu eylemlerde yaşanmıyor. Yaşanan eksikliklerden dolayı kayıplar verdik. Dediğim gibi bunlara dikkat edersek önümüzdeki sene kesinlikle başarılı, Hareketimizin ve halkımızın da beklentilerini yerine getirmiş oluruz. 

En Çok Okunanlar

İlgili Makaleler