Ataerkil yasağa kadınca çözümler

0
436

Yürürlüğe giren kürtaj yasağına karşı direniş bayrağının dalgalandığı Polonyalı kadınlar, bir yandan da kurdukları yardım hatlarıyla dayanışmayı büyüttü. Yasağa karşı bazı kadın örgütleri, kürtaj olmak isteyenleri ülke dışında güvenli bir şekilde bu olanağı sağlıyor.

Bu sene kadınların en önemli gündemlerinden biri de bedenleri ve yaşamlarıyla ilgili tercihlerine vurgu yapan kürtaj hakkı oldu. Dünyanın birçok yerinde ataerkil zihniyet tarafından kısıtlanmak ya da tamamen yasaklanmak istenen kürtaj hakkı için kadınlar mücadelesini sürdürüyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, dünyada sadece 52 ülkede hamile bir kadının talebi doğrultusunda herhangi bir gerekçe göstermeksizin yapılan kürtaj yasal. Çoğu ülke, kadının sağlığının tehlikede olması, tecavüz vakaları gibi durumlarda kürtaja izin verirken, sadece hamile kadının talebi doğrultusunda kürtaj yapılmasına ise cezai işlem uyguluyor.

68 ÜLKEDE YASAK  

Dünyada 73 ülkede serbest olan kürtaj, 68 ülkede yasak. Kürtajın tamamen yasak olduğu ülkeler listesinde Avrupa Birliği (AB) üyesi İrlanda ve Malta da ye alıyor. Kürtajı ancak bazı koşullarda yasal sayan ülkelerde de tek bir gerekçe yeterli değil. Suudi Arabistan, İsrail, Arjantin ve Tayland gibi 58 ülkede, kürtaja yalnızca anne veya fetüsün sağlığının tehlikede olduğu durumlarda izin veriliyor. Ancak sağlık sorunları nedeniyle onay verilen kürtajlarda da kadının evli olduğu erkekten izin belgesi alınması gerekiyor. Türkiye’de de isteğe bağlı kürtaj yasal olsa dahi erkeğin onayı olmadan yapılan kürtajlarda, yapana da hizmeti sunana da yaptırım uygulanıyor.  

HER 8 DAKİKADA BİR ÖLÜM  

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yasaklanan ülkelerde kürtajın ortadan kalkmadığını ancak uygun olmayan koşullarda gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor. WHO’nun yayınladığı bir rapora göre, gelişmekte olan ülkelerde her 8 dakikada bir kadın bu sebepten ötürü yaşamını yitiriyor ve yaklaşık 5 milyon kadın geçici ya da kalıcı olarak engelli hale geliyor. 

ARJANTİNDE DİRENİŞİN ZAFERİ  

Kadınların yaşamına mal olan kürtaj yasağına karşı kadınların birçok ülkede gerçekleştirdiği direniş yıla damgasını vurdu. Polonya ve Arjantin’de sokağa çıkan kadınlar, örgütlü gücün durdurulmayacağını gösterdi. Arjantin ve Polonya’da kadınların başlattığı direniş, toplumsallaşan ve her kesimde ses bulan kapsayıcı mücadeleye dönüştü. Kürtajın belli koşullarda yasal olduğu Arjantin’de direnen kadınlar kazandı. Sadece tecavüz ve kadının sağlığını riske atan durumlarda kürtaja izin verilen Arjantin’de, kadınların direnişi sonucunda Temsilciler Meclisi’nin ardından Senato’da da hamileliğin 14. haftasına kadar kürtaja izin veren yasa tasarısı onaylandı.  

POLONYA’DA KÜRTAJ YASAĞI 

Avrupa’nın en sıkı kürtaj karşıtı kanunlarına sahip olan ülkelerden biri de Polonya. Anayasa Mahkemesi’nin “kürtaj yasağı” kararı 28 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Bu kararla birlikte halihazırda kısıtlı olan kürtaj yasağı daha katı hale getirildi. Polonya’da bu kararla birlikte kürtaj, sadece tecavüz, ensest ya da hamile kadının hayatının tehlikede olması durumlarında yapılabilecek ancak ceninin ciddi sağlık sorunları olması durumunda yapılamayacak.  

KADINLAR EYLEMDE 

Yasağa ilişkin yasa tasarısının açıklanmaya başladığı günden bu yana sokaklarda olan kadınların eylemleri de sürüyor. Kadınlar, “Benim bedenim benim kararım”, “Hükümetim beni öldürüyor” ve “Devrimin rahmi vardır” pankartları ile “Asla yalnız yürümeyeceksin” ve “Devlet bizi korumuyorsa ben kız kardeşimi koruyacağım” sloganlarıyla sokakları terk etmemekte kararlı. Polonyalı kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de kürtaj yasağına karşı alanlarda olacak. 

BENZERİ YAŞANMADI 

Polonya’nın Krakow kentinde yaşayan ve Krakowska Manifa ile Fem Fund isimli feminist bir gruba üye olan aynı zamanda 8 Mart Tertip Komitesi’nde yer alan Laurie Debeni, sürdürdükleri eylem ve 8 Mart’a ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.  Polonya’nın başkenti Varşova’da haftada en az bir olmak üzere eylemlerin sürdüğünü belirten Debeni, “Ekim’den önce öyle yoğun bir katılım vardı ki devrim olacak gibiydi. Herkes oradaydı. Daha önce Polonya’da benzeri bir durum hiç olmamıştı. Küçük köylerde bile insanlar sokağa çıktı. Küresel bir pandeminin ortasındayız ve bu yasa ile mücadele etmemiz de kadınlar açısından hayati bir önem taşıyor” dedi.  

PANDEMİYE RAĞMEN  

Eylemlerin yasanın onaylanmasından sonra tekrar başladığı sırada ülkede pandemi nedeniyle “Kırmızı alan” uygulamasına geçildiğini dile getiren Debeni, “Restoranlar, kafeler, oteller, dükkanlar kapatıldı. Sokağa çıkma yasağı getirildi. Sokakta beşten fazla kişinin yan yana gelmesi yasaklandı. Fakat eylemlerde 100 bin kişi bir araya geliyor Varşova’da. Yani pandemi nedeniyle yaptığımız tüm eylemler illegal eylem sayılıyor. Eylemlere ilk başlarda pek çok politik zeminden insan katılıyordu. Liberaller, solcular, anarşistler, herkes sokaktaydı. Daha önce hayatında hiçbir eyleme katılmamış binlerce kişi geliyordu. Sosyal bir değişim vardı sanki toplumda. Bir şekilde kürtaj için başlanan eylemler baskı karşıtı, polis karşıtı eylemlere dönüştü” ifadelerini kullandı.   

KADINLAR İÇİN BİR TEHDİT  

Ocak ayı sonlarına doğru eylemlerinin biraz güçsüzleştiğine dikkati çeken Debeni, ardından yasağın uygulanmaya konulduğunu hatırlattı. Yasakla birlikte kadınların yaşayacaklarını ise Debeni, şöyle anlattı: “Şuanda yasal olarak kürtaj hakkımız yok. Mesela doğacak bebeğin çok hasta olacağı ya da çok ağır bir engeli olacağı tespit edildiyse veya doğar doğmaz öleceği biliniyorsa bile o çocuğu doğurmak zorundasınız. Ama artık kürtaj haplarına ulaşmamız mümkün olduğu için bundan bir kaç sene öncesine göre kadınlar daha güvende. Merdiven altı kürtajlar çok tehlikeli. O yüzden böyle durumlarda Abortion Dream Team ve Abortion Without Borders gibi gruplara ulaşılmasının öneminin altını çizmek istiyorum. Çünkü her ne kadar kürtaj yasak olsa da yüz binlerce kadının kürtaj olduğunu biliyoruz.” 

TECAVÜZÜN KAYITLARA GEÇME ŞARTI  

Yasaya göre, tecavüz durumunda kürtajın uygulanabildiğini anımsatan Debeni, bunun için tecavüzün kayıtlara geçmiş olması gerektiğini söyledi. Polonya’da tecavüze uğrayan kadınların bunu kayıtlara geçirmesinin ise zor olduğunu dile getiren Debeni, bunu şöyle anlattı: “Diyelim ki tecavüze uğradınız. Polise gittiğiniz taktirde ‘üstünüzde ne vardı, o saatte orada ne yapıyordunuz’ gibi birtakım sorularla sizi suçluyorlar. Aynı şey olay yargıya yansıdığı zaman hakim karşısında da geçerli. Bu nedenle Polonya’da tecavüze uğrayan kimse polise gitmez. Polise gitmeyip olay kayıtlara geçmeyince de tecavüz sonucu hamilelikte yasal bir şekilde kürtaj olmanız mümkün olmasına rağmen yasal sürece girmediğiniz için o tecavüz gerçekleşmemiş oluyor ve siz de yasal olarak kürtaj olamamış oluyorsunuz. Diğer yandan diyelim ki ertesi gün hapı almak için doktora gidiyorsunuz, ya da doktor reçetenizi yazdı, paranız da var, almak için eczaneye gidiyorsunuz. Doktor ya da eczacı bunu kendince ahlaki bulmadığı için size reçeteyi yazmama ya da reçetenizdeki ilacı vermeme hakkına sahip. Bu çılgınca yasa da şu anda yürürlükte.” 

KÜRTAJ İÇİN YARDIM HATTI 

Yasağa karşı bazı kadın örgütlerinin kürtaj olmak isteyen kadınların Polonya dışında hastanelerde uzmanlar tarafından güvenli bir şekilde kürtaj olmalarını sağladığını belirten Debeni, kurulan yardım hattına dair şu duyuruyu yaptı: “Polonya’da iseniz ve kürtaja ihtiyacınız varsa +48 222 922 597’dan Fem Fund ve Abortion Without Borders gönüllülerine ulaşabilirsiniz. Bunun dışında [email protected]’den Abortion Dream Team’e ulaşabilirsiniz. Bu örgütlenmeler aynı zamanda maddi yardım ve psikolojik destek de sunuyorlar. Kürtaja ihtiyacı olan her kadın bu hizmete ulaşabilir. Polonya’da yasak olsa da organize edebiliriz. Bunu buradaki ana akım medyada pek dile getirmiyoruz fakat kız kardeşlerimizle birlikte kendimizi birbirimizi koruyabiliriz. Bunun için bazı ağlar oluşturduk. Seçeneklerimiz var. Bunun yanı sıra geçtiğimiz günlerde İskandinavya, Belçika ve Çek Cumhuriyeti dayanışma amaçlı Polonyalı kadınlara ücretsiz kürtaj hizmeti sağlayacaklarını açıkladılar. Bu harika bir haberdi hepimiz için. Bu açıklamadan önce de biz kendi örgütlenmelerimizle ve kendi imkanlarımızla kürtaja ihtiyacı olan kadınları Çek Cumhuriyeti’ne Berlin’e veya o sırada organize ettiğimiz başka yerlere götürüyorduk.” 

ULUSLARARASI DAYANIŞMA  

Bu gibi örgütlenmelerin İrlanda ve Arjantin gibi ülkelerde kürtajın yasallaşmasına imkan sağladığına dikkati çeken Debeni, “Burada da öyle bir sonuca varmasını umuyoruz. Yani şunun altını çizmek lazım, sloganımızda da dediğimiz gibi, devlet yoksa biz varız birbirimiz için. Uluslararası dayanışma da bu anlamda çok önemli. Kendimizi Polonya’da kaderimize terkedilmiş hissetmiyoruz. Polonya’da olmuyorsa başka bir ülkeden yardım elinin uzatılması çok kıymetli. Kadın işsiz olabilir, geçinemiyor olabilir, kendini anne olmaya hazır hissetmiyor olabilir, bu gibi durumlarda da yasal olarak kürtaj hakkımızın olmasını talep ediyoruz ve bundan taviz vermeyi düşünmüyoruz. Talebimiz Polonya’da her durumda yasal kürtaj” diye belirtti.  

8 MART’TA SOKAKLARDA OLUNACAK  

Taleplerini 8 Mart’a da dile getireceklerini söyleyen Debeni, “Ancak pandemi nedeniyle eylemlerimiz illegal eylem sayılıyor olduğundan planını açıklamıyoruz. Her şekilde şiddete ve gözaltına maruz kalacağız o net ama şimdiden planı açıklamayacağız. Daha önceki seferlerde olduğu gibi yollara barikat kuracağımızı tahmin ediyorum. Tüm kentlerde 8 Mart eylemi olacak. Birbirimizi ve kendimizi koruyarak tüm bunları atlatacağız. Polonya’da cinsel eğitim yok, ertesi gün hapı alamamak mümkün ve kürtaj yasak. İşte bu sebeple örgütlenmek zorundayız” çağrısında bulundu.  

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz