Avaşîn’de şehadete yürürken asıl düşen Devrim değil, bin yılların zulmüydü

0
265

AMARGİ ARHAT

Gerilla olmak, bir ülke için ‘her şey burada bitti’ denildiği anda, atılan ölü toprağının altından boy gösterip ‘ben buradayım’ demektir. Herkes korku imparatorlukları zulmü altında lâl kesilmişken, ülkenin onurunu haykırmaktır. Kürt’e dair her şey çoraklığa mahkum edilirken, yağmur olup ıslatmaktır umutsuzluktan çatlamış toprağı. Zulme karşı inadına boy vermeye kararlı bir devrim ağacı gibidir gerilla. Devrim gibi, devrimleşen yürekler gibi…

Batman’da 1999’un bir yaz sabahı doğdu Devrim. Önder Apo’nun ‘koçerler Kürt’ün bozulmamış, temiz kalmış damarlarını temsil ediyor’ sözlerini söylediği zamanlarda, dağlarda yaptıkları uzun yolculuklardan sonra Batman’a yerleşen koçer bir ailenin çocuğuydu. İnsana insan olduğu için değer veren, her bağın sevgiyle örüldüğü bir toplumsallıkta çocukluğunu geçirdi. En çok da yurtseverliği öğrendi şehirlerde de olsa bu özü hala yaşatan yurtsever ailesinin sofrasında. Egîd ile tanıştı Batman sokaklarında anlatılan destansı hikayelerde. Bir defa yurtseverlik işledi damarlarına, Egîdçe bir öfke biriktirdi düşmana ve yaşadığı şehirden dikti gözlerini Kurdistan dağlarına. Kararında netleştiği o anda PKK’ye katıldı.

ÖNCE ROJAVA DEVRİMİ’NE

Her ne kadar Kurdistan dağları pusulası olsa da o günlerde Rojava Devrimi’nde yaşanan yakıcı gelişmeler kendine doğru çekiyor, kayıtsız kalamıyordu. DAİŞ’in zulmü altında katledilmeye çalışılan bir halk ve tarihin karanlığına gömülmek istenen bir özgürlük devriminin sancıları Devrim’in vicdanı oluyordu. Önüne ne engel çıkarsa başarabilecek, tüm zorlukları aşabilecek ve yıllar sonra bir savaş esnasında söylediği gibi  kemiklerinin son parçasına kadar direnebilecekti.

ORADAN DAĞLARA GEÇTİ

Dağlara 2017’de geldiğinde, gerilla yaşamının tüm dönüm noktalarını yaşayacağı ve en güçlü çıkışlarını yapacağı Avaşîn’e düzenlemesi oldu. Savaşın en yakıcı zamanlarında, işgalcilerle göz göze geldi de bir an korkmadı. Gerilla birlikleri yürüttü geçilmez Zagrosların göğsünde. Öyle yürüdü ki Zagroslarda, bir an olsun bir yere takılmadan, çarpmadan, hep başı dik ve onurlu…

BİZ VARIZ, ONLAR OLMAYACAK

Zagroslar, Nisan 2021’de tekrar tarihinin en amansız savaşlarından birine hazırlanıyordu. İşgale geçit vermeyenlerin mirasını devralanlar, bu savaşın zaferi için yeni taktikler geliştiriyordu. Gerilla, tırnaklarıyla dağları delercesine mevziler, tüneller inşa ediyordu. Devrim, bu zaferin yapıcılarındandı. Tarihin en onurlu direnişinin yaşandığı Werxelê’de Cumaliler, Çavrêler, Mahirler ile beraber mevzi tutuyordu. Düşmanın Werxelê savaş tünellerine yaklaştığı o günlerde, sürece damgasına vuran sözler dökülüyor yüreğinden; ‘biz ve onlar diye bir şey yok, sadece biz varız, onlara hiçbir şey yok!’

120 GÜN GEÇİT VERMEDİLER

Yalnızca yaptığını söyleyen ve söylediklerini de yapmaya yeminli Apocuların söz ahlakını taşıyan bir militandı Devrim. Bu yüzden 120 gün süren Werxelê Direnişi boyunca, savaş tünellerinde öncülük yaptı. Korkuyu bile korkutan bir cesaretle ülkesine ayak basmaya çalışan işgalcileri cezalandırdı. Devrim, Werxelê Direnişi’nin ardından daha iyi öğrendi savaş kılıcının irade, inanç ve intikamla bilendiğini. Yaşanan savaştan sonra koşulların çok daha ağırlaştığı Avaşîn’de çalışmaya devam etti. Bölge Komutanı olarak 2022’de Mamreşo alanına gitti. Burada hareketli gerilla timlerinin komutanlığını yaptı ve birçok eylem gerçekleştirdi.

GÜN GELİR KAN DA KURUR

Türk ordusu, Nisan 2022’de tekrardan işgal saldırılarına başladı. Devrim bu sefer Werxelê alanına bağlı Şehid Tekoşer savaş tünellerinde direnişteydi. Tünel savaşlarındaki tecrübeleri sayesinde, bu sefer daha birikimli, daha öngörülü ve daha soğukkanlıydı. Düşmanıyla, ölümle dalga geçercesine eylemler gerçekleştiriyor, düşmanı tam yerinde ve zamanında kalbinden vurmayı çok iyi biliyordu. Tünel savaşları sürecinde, yeni dönem gerillacılığının taktikleri üzerinde yoğunlaştı Devrim ve bunları çok ustaca pratikleştirmeyi bildi. Şehid Tekoşer savaş tünellerinde direnişteyken ‘artık kanımızın da son damlasına kadar değil, gün gelir kan da kurur, biz artık kemiklerimizin son parçasına kadar direneceğiz’ diyordu. 

DURMADAN SAVAŞTI

Komutan Devrim, 2023’e kadar da hem arazide hem savaş tünellerinde, Avaşîn’in her karış toprağında, savaştı, emek verdi, yaralandı ve çok zorlu süreçleri atlattı. Bir gün bile ne zorlu koşullardan, ne savaştan, ne açlıktan ne de uykusuzluktan şikayet etti. O hiçbir zaman daha geri bir cepheye gitmek; savaşmaya, bu zorlu mücadeleye biraz ara vermek gibi bir öneride bulunmadı.

EYALET KOMUTANLIĞINI DERVALMIŞTI

Batman’da Egîd gibi olmayı düşleyip gözünü dağlara diken o genç, şimdi savaşın en kızgın olduğu, direnişin en görkemli yürütüldüğü Avaşîn’de Eyalet Komutanı’ydı. Cumalilerden devraldığı bayrağı düşürmedi Devrim. Hep daha çok savaşmaya ve daha çok zafer kazanmaya yeminli öncü ruhuyla ölümü defalarca öldürdü. Avaşîn’de 7 Haziran 2023’te şehadete yürürken asıl düşen Devrim değil, bin yılların zulmüydü. Ne kadar kurşun sıksalar da, ne kadar bombalar yağdırsalar da üzerine bu ruh artık öldürülmeyecekti. 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here