Bedreddin direnişi ile düşmanı boşa çıkardı

0
215

HPG komutanlarından Bêzar Semsûr, önce komutası altında savaşçılık yaptığı, daha sonra Amanoslar’da omuz omuza savaştığı, birlikte komutanlık yaptığı ve en zor koşullarda en derin yoldaşlığı paylaştığı HPG komutanlarından şehit Bedreddin Amanos’u anlattı. 

17 Ekim 2020 yılında Amanos’da şehit düşen Bedreddin Amanos ile 2007-2008 yıllarında Kandil’de karşılaştıklarını söyleyen HPG komutanlarından Bêzar Semsûr, “Heval Bedreddin’e ilişkin ilk dikkatimizi çeken şey duruşu olmuştu. Disiplinli, kararlı bir duruşa sahipti. Bunu etrafına da yansıtıyordu, heval Bedreddin ile aynı taburda kalan biri onun özelliklerini alıyordu. Bedreddin yoldaş çok okuyordu, araştırıyordu, hem kendini, hem de arkadaşlarını eğitiyordu. İnsanları dinleyen, analiz eden Bedreddin heval karşısındakinin psikolojisine göre oun tahlil ediyordu, yardımcı oluyordu. Yeni olsun, eski olsun fark etmiyordu tüm arkadaşlarını gözlemliyordu, destek veriyordu, teorisi ve pratiği birdi.

Heval Bedreddin, Karamanlı Yörük bir arkadaşımızdı. PKK’yi tanıyıp saflara katılıyor. Kürt ve Kürdistan mücadelesindeki yerini alıyor. Heval Bedreddin Haki Karer ve Kemal Pir yoldaşların takipçisiydi. Biz kendisine, ‘Heval Bedreddin seni Haki Karer, Kemal Pir gibi görüyoruz’ dediğimizde mahçup oluyordu, ‘Acaba onlara layık olabiliyorum mu’ diye soruyordu. Her zaman mütevaziliğini koruyordu. 2009 yılında ayrı alanlara gittik. 2014 yılında Tolhildan eyaletine, Semsûr’a gittik. Orada cihaz üzerinden şehit Mazlum Palu ile bir bağlantı kurduk, ‘Bir arkadaşın sana selamı var, seninle konuşmak istiyor’ dedi. Heval Bedreddin’in Amanos’da olduğunu biliyordum, benimle konuşur konuşmaz sesinden tanıdım onu. O da beni tanıdı ama netleştirmek istedi. ‘Kandil’de bizim taburda bir arkadaş  vardı, adı B harfi ile başlıyor’ dediğinde o kişinin ben olduğumu söyledim tabi çok sevindi, durumumu sordu.

2018 yılında Amanos’da da birbirimizi gördük. Aradan 10 yıl geçmişti. O dönem yaşanan şahadetlerden dolayı da moralsiz olduğumuz bir zamandı ama yıllar sonra birbirimizi gördüğümüze çok sevindik. Heval Dilgeş de yanımızdaydı sabaha kadar sohbet ettik. Bazen keyiflenitorduk, bazen hüzünleniyorduk. Heval Bedreddin 3 defa Amanos’a görevlendirildi. 1990’lı yıllarda Karaman’a kadar gitmişti. Gerillacılığı heval Sarı İbrahim’den öğrenmişti, her zaman ondan bahsediyordu. Herşeyi onun yanında öğrenmişti. Heval İbrahim, direniş ile, mücadelesiyle düşmanı dize getirmişti. Heval Bedreddin de öyle bir komutanın yanına yetişmişti. Amanos’a giden-gelen herkes heval Bedreddin’in tarzından bahsediyordu. Çünkü 1995 yılında önderlik sahasında aldığı eğitimin ardından Amanos’a gidiyor, 1999 yılında geri çekilme sürecinde başka alanı geçiyor. Daha sonra 2003-2004 yılında 1 Haziran Atılımı’nda tekrar Amanos’a düzenlemesi oluyor. Döndükten sonra bu sefer 2012 yılında Amanos’a gidiyor ve şehit düşene kadar da Amanos’da kaldı. Heval Bedreddin Amanos’a aşıktı, çok bağlıydı o alana” diye konuştu.

BEDREDDİN HEVAL DİRENİŞİYLE DÜŞMANI BOŞA ÇIKARDI

Düşman’ın halka, ‘Bedreddin’i öldürüp, Amanos’u yerle bir edeceğiz’ dediğini vurgulayan HPG komutanlarından Bêzar Semsûr, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Düşman heval Bedreddin olmazsa Amanos’u yok edeceğini söylüyordu. Çünkü heval Bedreddin Amanos’u çok iyi biliyordu. Amanos’un kadrosuydu, bütün pratiği Amanos’da geçmişti. Düşman cihazdan heval Bedreddin’in sesini duyduğu an operasyon yapıyordu. Bu yüzden heval Bedreddin’in cihazla konuşmasını yasaklamıştık. Düşman heval Bedreddin’e çok fazla yöneliyordu ama Bedreddin yoldaş tarzıyla, direnişiyle, mücadelesiyle düşmanı her zaman boşa çıkardı.

Heval Bedreddin insanları kazanmaya çok önem verirdi. Örneğin bir bölge vardı oradakilerin hepsi Türkmen, Yörük ama bizimle değillerdi. Fakat arkadaşlar yıllardır oralarda ve bir ilişki geliştirmişlerdi. Oradaki insanlar asla Türk devletinin ‘terörist’ söylemini esas almıyordu. Bazen biz de gidiyorduk, bizi gördüklerinde, ‘Aaa emmioğulları geldi, dayıoğulları geldi’ diyorlardı. Bir alan vardı heval Bedreddin oradaki insanları çok etkilemişti, oraya gittiğimizde ellerinde ne varsa bize veriyorlardı. Şikayet etmiyorlardı. Birgün heval Bedreddin arkadaşlarla oraya gidiyor, bir çobanı görüyorlar. Gidip selam veriyor, çoban başta korkuyor, heval Bedreddin bakıyor ki, yaşlı, kıyafetleri yırtık, saçı başı dağınık. ‘Dayı neden traş olmuyorsun, çocukların yok mu’ diye soruyor heval Bedreddin. Çoban da imkanlarının olmadığını söylüyor, gerçekten de öyle hala da orada olan Yörüklerin çoğu yoksul insanlar. Heval Bedreddin yanındaki arkadaştan makası alıyor, ‘Dayı su kenarına gel’ diyor. Tabi yaşlı çoban acaba bana ne yapacaklar diye korkuyor. Size birşey yapmadım diyor.

Heval Bedreddin ısrarla onu su kenarına götürüp saçlarını kesiyor, traş ediyor, başını yıkıyor. Bunları yaptığında da çoban hala korkuyor ama daha sonra bunlar farklı insanlar diye düşünüyor. Daha sonra heval Bedreddin’in boynuna sarılıyor, ‘Sen benim oğlumsun, ne lazım olursa yanıma gel’ diyor. O aile son döneme kadar da öyle oldu. Tabi yaşlı çoban hayatını kaybetmişti, ama oğlu ve torunları bize aynı yakınlığı gösteriyordu. Heval Bedreddin’e Bedo diyorlardı. ‘Bedo babamıza böyle birşey yaptı, babamız da bize vasiyetimdir emmioğulları geldiğinde şikayet etmeyin, ne lazımsa verin demişti.’ Aile de bize öyle yaklaşıyordu. Sadece aile değil tüm akrabaları da. Hatta bazı aileler vardı, gizlice propagandamızı yapıyorlardı. Yeni bir aile gediğinde, ‘O arkadaşlara zarar vermeyin, onlar bize zarar vermiyor siz de onlara zarar vermeyin, şikayet etmeyin’ diyordu. Çünkü Türk devleti bizim için, ‘onlar terörist, ülkemizi bölüyorlar, siz Türksünüz nerede görürseniz gelin şikayet edin’ diyordu. Fakat heval Bedreddin o bölgedeki insanları kazanmıştı.”

KÜRT VE KÜRDİSTAN İÇİN CANINI FEDA ETTİ

HPG komutanlarından Bedreddin Amanos’un şahadetinin kendilerini çok etkilediğini vurgulayan Bêzar Semsûr, “Heval Bedreddin enternasyonel bir arkadaşımızdı. 1993 yılında herekete katılmıştı. Bir dönem Dersim’de, Amed’de kaldı daha sonra Önderlik sahasına geçti. Son süreçte sağlık problemleri de vardı ama hiç bir zaman ben yapamam demiyordu. Sürekli bize, ‘Siz siz olun kendinizi ikna edin. Bir yer de 2-3 kişi bile kalsanız alanınızı bırakmayın, mücadelenizi sürdürün’ derdi. Heval Bedreddin heval Kemal Pir, Haki Karer’e layık bir savaşçı oldu, onların direniş miraslarına sahip çıktı. Heval Haki Karer ve Kemal Pir’in yolundan gitti. Bizler de bu temelde Kürt ve Kürdistan için canını feda eden enternasyonal arkadaşlarımızın mücadelesini sürdüreceğiz.

‘Bizim vatanımız var, zaten dilimiz serbest, neden bulaşalım’ da diyebilirdi ama o Kürt ve Kürdistan için yaşamını adadı. ‘Bizim ülkemiz var, dilimiz serbest, ulusal bir sorunumuz yok ama biz de özgür değiliz’ diyordu. Çünkü Rêber Apo’nun ideolojisini tanıdılar, özgürlüğü bu dağlarda gördüler. Heval Kemal ve Haki nasıl ki, ‘Kürdistan özgürleşmeden Türkiye özgürleşmez’ diyordu Bedreddin yoldaş da bu temelde mücadele yürüttü. Bu yüzden bizden daha fazla Kürt olmuştu. Heval Bedreddin’e layık olmalıyız. Heval Bedreddin ile yaşamak, çalışmak, birlikte mücadele yürütmek benim için çok büyük bir şanstır, onurdur. Tabi ki bu yeterli değil. Heval Bedreddin’in amacı özgür, demokratik birlikte bir yaşamın inşa edilmesiydi. Bizler de bu doğrultuda mücadele edip heval Bedreddin’e layık olmaya çalışacağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here