Bayık: Çöktürme Planı’nı boşa çıkarttık

0
32

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Stêrk Tv’de yayınlanan özel programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Güney Kürdistan’da yaşanan suikastler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit, Türkiye’de son günlerde yaşanan ‘muhatap’ tartışması ve gerillanın direnişine ilişkin konuşan Bayık, Türk devleti-KDP işbirliğine de dikkat çekti. 

Stêrk TV’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Çöktürme Planı’nı boşa çıkardıklarını belirtip bundan sonraki mücadelenin daha da yükseltilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bayık, ” AKP’nin ‘Çöktürme Planı’nı hemen hemen boşa çıkarttık. O siyaset artık iflas etti. Hamlenin ikinci yılında da hedefimiz bu iktidarın sonunu getirmek. Herkesin de bu temelde siyaset yapması lazım. Çöktürme Planı’nı boşa çıkardık, fakat hamlenin ikinci yılında tamamen sonuca ulaştırmayı hedefliyoruz. Faşizme karşı bu temelde mücadele edilirse iktidar tamamen kaybedecektir.” dedi

Türkiye’de son günlerde yaratılan “muhatap kim” tartışmasının da anlamsız olduğunu kaydeden Bayık, “Muhatap kim tartışması yanlıştır. Zaten yıllar önce ‘Çözüm yeri meclistir, HDP muhataptır’ diyen Rêber Apo’dur” dedi. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık Stêrk Tv’de yayınlanan röportajı şöyle: 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit devam ediyor. Kürt halkı ve dostları da hem tecridin sona ermesi hem de sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması için aralıksız mücadele ediyor. Komplo ve tecride ilişkin Kürt halkına ve demokrasi güçlerine neler söylemek istersiniz? 

Sorunuzu cevaplamadan önce, halkımıza, hareketimize, önderliğimize karşı geliştirilen 9 Ekim Uluslararası Komployu bir kez daha kınıyorum. Bu vesileyle komplo sürecinde şehit düşenleri de saygı ve minnetle anıyorum.

Bilindiği gibi Ekim ayında da çok büyük şehitlerimiz var. 4 Ekim’de Doktor Sîrwan Başûr’da katledildi. 6 Ekim’de Koçgiri eyaletinde komutanımız heval Ruhat ve arkadaşları şehit düştü. Yine 6-8 Ekim Kobanê serhildanında Bakur’da birçok kişi şehit düştü. Yine 9 Ekim’de Şêx Mahmut Berzencî şehadete ulaştı. Çiçek Botan, Rûstem Cûdî ve Alişer Koçgiri yoldaşlarımız da 10 Ekim’de şehit düştü. 11 Ekim’de Hüseyin Çelebi şehit düştü, Demhat ve Cemil 15 Ekim’de Süleymaniye’de şehit düştü. Bu şehit arkadaşların şahsında tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı ile anıyorum. 

Rêber Apo 23 yıldır İmralı’da uluslararası komploya karşı tarihi bir direniş sergiliyor. İnsanlık tarihinde belki birçok komplo gerçekleşmiştir ama hiçbiri Rêber Apo’ya yönelik komplo gibi olmamıştır. Çünkü insanlık tarihinde kimse Rêber Apo gibi komploya karşı durmamıştır. Çünkü çok büyük bir komplodur. 

Rêber Apo komployu boşa çıkarmak için büyük bir cevap verdi komploculara. Rêber Apo komploculardan intikam aldı ve insanlığa büyük bir hizmet verdi. Eğer bugün tüm dünyada Rêber Apo’ya sahip çıkılıyorsa sebebi budur. Reber Apo, İmralı’da bir gününü bile boş geçirmedi. Kapitalist moderniteye karşı nasıl durursak netice alacağımızı herkese gösterdi. 

Bugün her alanda uluslararası komploya karşı bir mücadele var ama bu mücadelede eksiklikler de var. Çünkü Rêber Apo’nun komploya karşı nasıl durduğu tam olarak anlaşılmamış. Bu yüzden geliştirilen mücadelede tam olarak sonuç alınmıyor. 

Rêber Apo’nun felsefesi tüm dünyaya her geçen gün daha fazla umut oluyor. Önderliğe sahip çıkma daha da fazlalaşıyor. Bu neyi ifade ediyor? Eğer komploya karşı doğru bir mücadele yürütürsek, Önderliğin fiziki özgürlüğünü amaçlarsak, ona göre mücadele edersek Rêber Apo’yu fiziki olarak özgürleştiririz. 

Dem Dema Azadiyê ye Hamlesi de bir yılı geride bıraktı. Bu hamle özgürlük mücadelesine ne kazandırdı, nasıl sonuçlar ortaya çıkardı? 

Bu hamle sadece bir dönem için başlatılmış hamle değil. Bu faşist iktidara karşı daha fazla mücadele etmek için 12 Eylül’de Dema Dema Azadiyê ye Hamlesi’ni başlattık. Geçmişte faşizme karşı nasıl büyük bir mücadele geliştirdiysek, bu dönemde de öyle büyük bir mücadele geliştirmek istedik. Hem Kürt halkı, hem Türkiye halkları, hem de insanlık için… Hamle, gençler ve kadınlar başta olmak üzere herkes üzerinde bir etki yarattı. İşgalciler de bu hamlenin gelişmemesi için birçok yol ve yönteme başvurdular. Bu yöntemlerden biri de aralıksız yapılan saldırılar. Gerillaya, sosyalistlere, demokrasi güçlerine yönelik saldırılarını daha da arttırdılar. Sadece Türkiye’de değil, dışarıda da işgal saldırılarını arttırdılar. 

Bu saldırılara karşı da kadınlar, gençler başta olmak üzere Kürt halkı ve demokrasi güçleri de Dem Dema Azadiyê ye Hamlesinde kararlı bir şekilde yer aldı. Düşman da halkın bu cesaretini kırmak için saldırılarını artırdı. Hamle, düşmanın yarattığı korkuyu kırdı, Kürt halkına ve Türkiye’de yaşayan halklara, faşizme karşı duran herkese cesaret verdi, mücadele ruhu yarattı. Deniz Poyraz şehit edildiğinde Türkiye halklarının Deniz Poyraz’ın cenazesine nasıl sahip çıktığını gördük. Faşist iktidara karşı bir tutum sergilendi, yürüyüş ve açıklamalar yapıldı.Yine zindan direnişçileri de hamlede önemli bir yer aldı. Bu vesileyle zindandaki tüm arkadaşlara selamlarımı iletiyorum, hepsini kutluyorum. Zindanlarda olsa bile vazifelerini yerine getirdiler. 

Rojava halkımız da önderliğe sahip çıktı, işgalci Türk devletine karşı her gün yürüyüş düzenledi. Rojava halkımız da Türk devleti yıkılmadığı sürece Kürt halkının rahat edemeyeceğini çok iyi anladı. 

Başûr halkımız da işgale karşı durdu hatta Türk devletine karşı daha fazla tepki vermelerine Başûr hükümeti engel oldu. Başûr hükümeti, Kürt halkının çıkarlarını esas almadı. Başûr halkı herşeye rağmen işgale büyük bir tepki gösterdi. 

Maxmur halkımız da hamleye sahip çıktı. Bu vesileyle kamptaki halkımızı kutluyorum, selam ve hürmetlerimi iletiyorum. 

Şengal halkımız da hamlede yer aldı, birçok şekilde görevini yerine getirdi. Şengal halkımızı da selamlıyor, saygılarımı iletiyorum. Rojhilat halkımız baskılardan dolayı belki açık bir şekilde hamlede yer alamadı ama onlar da canı gönülden desteklediler. 

Avrupa’daki halkımız hamlenin gelişmesi için görevini yerine getirdi. Avrupa’daki halkımız zaten her zaman harekete ve Rêber Apo’ya sahip çıkıyor, bunu her zaman da gösteriyor. Avrupa’da ulusal birlik oluşmuş durumda. Dört parça Kürdistan’dan halkımız bir araya geldi ve Önderliğe sahip çıktı. 

Lavrio’da da halkımız hamlede yer aldı, oradaki halkımızı da selamlıyor, hürmetlerimi iletiyorum. 

Özellikle gerilla hamlede yer aldı, ruh verdi hamleye. Türk devleti Kürt halkına yönelik soykırım politikasını sonuca ulaştırmak için Garê’ye yönelik bir işgal saldırısı başlattı. Fakat gerillanın direnişi karşısında büyük bir yenilgi aldı. AKP-MHP faşist iktidarı sallandı. Bunun üzerine AKP-MHP iktidarı yıkılmamak için Metina ve Zap alanlarına yönelik işgal saldırıları başlattı. İktidar düşme noktasına geldi. İşte gerillanın ve halkın verdiği mücadele ile böyle bir sonuç yarattı. 

Bu hamle ile AKP-MHP faşist rejiminin sadece Bakur’da değil dört parça Kürdistan’da ve Ortadoğu’da tüm halklar için bir tehlike olduğunu anlatmaya çalıştık. Hamle bu esas üzerinden başlatıldı. Belki tam olarak amacına ulaşmadı ama bu faşist Türk devletine büyük darbeler vurmadığı anlamına gelmemelidir. Büyük bir darbe vurdu, düşme noktasına getirdi iktidarı. Eğer AKP-MHP faşist iktidarının siyasetini kırmasaydı, muhalefet iktidara karşı duramazdı. Türkiye’de herkes bunu görmeli ve bu hamleye karşı kendisini borçlu hissetmelidir. AKP iktidardan düşmemek için bir ABD’nin ayağına gidiyor, bir Rusya’nın ayağına gidiyor. Bu hale düşmüş durumda. 

HAMLENİN İKİNCİ YILINDA HEDEFİMİZ, BU İKTİDARIN SONUNU GETİRMEK

Hamlenin ikinci yılına girdik ve buna göre yeni hedefler belirledik. Nedir bu yeni hedefler? 

AKP’nin ‘Çöktürme Planı’nı hemen hemen boşa çıkarttık. O siyaset artık iflas etti. Hamlenin ikinci yılında da hedefimiz bu iktidarın sonunu getirmek. Herkesin de bu temelde siyaset yapması lazım. Çöktürme Planı’nı boşa çıkardık, fakat hamlenin ikinci yılında tamamen sonuca ulaştırmayı hedefliyoruz. Faşizme karşı bu temelde mücadele edilirse iktidar tamamen kaybedecektir.

Şu an Türkiye’de Erdoğan sonrası hesaplar yapılmaya başlandı. Özellikle CHP Kürt sorununu dile getirmeye başladı. Sizce CHP’nin bu çıkışının sebebi nedir?

Bazıları CHP’nin seçim hesabı yaptığı için Kürt sorununu dile getirdiğini söylüyor. Belki bu hesapları da vardır ama mesele sadece o değil. Çünkü geliştirdiğimiz hamle ile AKP siyasetini boşa çıkardık. ‘PKK’yi yok edeceğiz, Kürtleri ortadan kaldıracağız, böyle bir sorun kalmayacak, yakın zamanda çözeceğiz’ diyordu. Diğer partilerden de bunun için yardım istiyordu. Bu partiler de inandı ve bazen açık bir şekilde, bazen de susarak destek verdiler. AKP’nin PKK’yi bitireceğini, Kürt sorununu çözeceğini zannettiler ama bunun böyle olmadığını gördüler artık. PKK, mücadelesi ile tasfiye siyasetini boşa çıkardı. 

Kürt sorununun artık daha da büyüdüğünü gördüler ve CHP bu yüzden Kürt sorununu tekrar gündeme getirdi. Eğer AKP-MHP siyasetini boşa düşürmeseydik, CHP Kürt sorununu gündeme getirmeye cesaret edemezdi. CHP geçmişten beri var, neden daha önce Kürt sorununu dile getirmiyordu? Kürt sorunu bugün mü ortaya çıktı? Hayır 100 yıldır var. Şunu da belirtmeliyim ki Türkiye’de kim Kürt sorununa ilişkin bir çözüm geliştirirse, ne kadar eksikleri olsa da bizler adım atmaları için destek veririz. Taktiksel yaklaşılırsa zaten ortaya çıkar, bugün anlaşılmasa yarın anlaşılır. Kürt sorununu dile getirenlere cesaret vermeliyiz ki adım atsınlar. 

MUHATAP KİM TARTIŞMASI YANLIŞTIR

Türkiye’de son günlerde muhatap Rêber Apo mudur, değil midir diye bir tartışma yaratıldı. Böyle bir tartışma anlamsızdır, saptırmadır. Kürtler için böyle bir tartışma yok. Bazıları bir şeyler söylüyor, Rêber Apo yıllar önce söylemişti; “Kürt sorununun çözüm yeri meclistir, muhatap HDP’dir” demişti. Hatta Rêber Apo HDP ile görüşme yaptı, AKP’nin yanına yolladı; “Bütün partilerle konuşun ki bu sorun meclise gelsin. Meclis, komisyon oluştursun”, hatta “Komisyonda ben de gelip konuşma yapayım” dedi. “Çözüm yeri meclistir, HDP muhataptır” diyen Rêber Apo’dur. Bunların nasıl olacağını da söyledi. 

Rêber Apo neden herkese meclisi gösterdi, komisyon kurulsun, her şey yasal olsun dedi? Çünkü AKP’nin Kürt sorununu çözecek bir politikası yoktu. AKP’yi bir araç olarak kullanıyordu. Rêber Apo AKP’nin amacının seçimi kazanmak ve iktidarını sürdürmek olduğunu anladı. Bu yüzden sorunun resmiyette çözülmesi gerektiğini vurguladı. Rêber Apo Kürt sorununu kimsenin istismar etmemesi, saptırmaması için yasallaştırılması, mecliste olması ve komisyon kurulması gerektiğini belirtti. 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz