Duran Kalkan: İşbirlikçiliği ortadan kaldırma tutumu daha çok gelişmeli

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan söyleşinin son bölümünde Türk devletinin Irak ve Suriye ile gerçekleştirdiği görüşmeleri değerlendirdi. Güney Kürdistan’da Türk devletinin saldırılarına destek veren KDP yönetiminin de doğru çizgiye çekilmesi için zorlanması gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE-IRAK-SURİYE GÖRÜŞMELERİ

AKP-MHP faşizmi, çöküşünü önlemek için iki temel yönteme başvuruyor;

* Terörü daha çok tırmandırmak ve katliamları, baskıyı, zulmü, hiçbir ahlaki, hukuki kural dinlemeden, tanımadan geliştirmek. Alçakça yöntemler uygulamak. 

* Diğeri kendini pazarlamak. Dünyanın dört bir yanına dolaşıp yalvararak, pazarlayarak, imkanlar sunarak destek toplamak. Diplomasi diyorlar. Bunun adına da Amerika’ya koşuyor. Rusya’ya koşuyor. Avrupa’ya koşuyor, İran’a koşuyor, Irak’a koşuyor, şimdi Suriye’ye koşuyor. Yani güçlü, zayıf demiyor. Dost düşman demiyor. Uzak yakın demiyor. Kendine imkan sunup Kürt soykırımını gerçekleştirmek için maddi manevi destek alabilmek amacıyla her türlü çabayı harcıyor, koşturuyor, her yere yalvar yakar ediyor. 

Bunlar açık bir gerçek. Bunlar çöküş emareleri. Ne demek çöküş emaresi. Çöküş sürecinde de çöküşü engellemek için bunu yapıyor. Bu bir güçlülük kaynağı değil, çökmek üzere. Böyle yapıyor ki ayakta kalabilirsin. Biraz da ömrünü uzatabilir.

Biz de dikkatle izliyoruz. Irak’a komşu devletler toplantısı denildi. Fransa nasıl komşuydu, anlamadık. Fransa katıldı, NATO adına katılıyor, dediler. Fransa’nın Cumhurbaşkanı gezdi Irak’ı. Bazı sözler söyledi Türkiye’ye karşı ama arkasından Mexmûr’a, Şengal’i, Zaxo’yu vurdular. Ondan sonra ses çıkmadı. O toplantıda bu mu kararlaştırıldı? Destek mi veriyor bu güçler AKP-MHP’nin bu saldırılarına yoksa bir iç hesaplaşmaları mı var kendi aralarında tam bilemiyoruz. Bu Irak’a komşu devletler toplantısı Kürt karşıtı, Kürdistan’ı birlikte yönetme toplantısı olmamalı. Eskiden Bağdat Paktı vardı, Sento var olmuştu. Sonra onlar kırıldıktan sonra Suriye’de bilmem komşular toplantısı, Irak’ta komşular toplantısı diyerek yakın geçmişte çeşitli dönemlerde Kürdistan üzerindeki soykırımcı saldırıları birlikte yürütmek, destek vermek üzere toplantılar yaptılar.

Umut ediyoruz böyle değildir. Yani böyleyse tehlikeli toplantılar bunlar. Yanlış toplantılar, sahiplerine zarar verir onu söyleyebilirim. Irak’a zarar verir. Ardından ikili görüşmeler yapmaya yöneliyor. İran’la görüşmeler çabasında. Irak’la görüşeceği söyleniyor. Tayyip Erdoğan’ın Hakan Fidan, Suriye’nin iç istihbarat sorumlusu ile görüştüğü Bağdat’ta. Suriye’ye gitmeyi kendilerine yediremiyorlar. Ne oldu? Suriye ufak bir açıklama yaptı. Suriye yönetimine hemen müdahale ediyorlar. Bunu anlıyoruz. Yani bunların hepsi aslında Rojava’ya Başûr’a dönük işgal saldırıları için zemin yakalamak, soykırım saldırılarını daha etkili geliştirmek için. Bundan öteye değildir.

Burada Tayyip Erdoğan yönetiminin, AKP-MHP faşist diktatörlüğünün tek amacı var. PKK’ye karşı saldırılarını daha planlı, yaygın hale getirecek, Kürt soykırım saldırılarını daha da artıracak. Kuzey’de terörü, katliamları çoğalttığı gibi Rojava’ya Başûr’a dönük, yani Suriye ve Irak’a dönük işgal saldırılarını daha çok geliştirmeye çalışacak. Bazı çevreler böyle açıktan değerlendiriyorlar, görüyorlar. Yeni arayışlar içerisinde AKP-MHP faşizmi, diyorlar. Yeni planlar uygulamak için zemin yokluyor, destek arıyor, imkan sunuyor. Bu gerçek. Bu da bir çöküşün göstergesidir. Yeni saldırılar geliştirebilir. Hareket ve halk olarak buna karşı biz direniyoruz. Bu anlamda bir tasamız yok. Onurlu, şerefliyiz, başımız dik. Bedelse ödüyoruz. Öyle kimsenin arkasından kuyu kazan, hile oyun peşinde değiliz. İstiyoruz ki kimse de böyle hile oyun peşinde olmasın. Ufak çıkarlar uğruna insanlık onurunu, değerleri satmasının. Bu çok çok önemli. Kimse Türkiye’ye destek vermemeli. Bu anlamda özellikle Suriye, Irak yönetimleri dikkatli olmalılar. Kendilerine zarar verir.

Hiç kimse AKP-MHP’nin Kürt soykırımı gibi insanlık suçu olan bu uğursuz saldırılarının tarafı olmamalı, destekleyicisi olmamalı, ortağı olmamalı. Bundan yarar bulamazlar. Kısa bir başarı kazanç elde etseler de sonunda misliyle ödeyen bir duruma düşerler. Çünkü bu insanlık suçu bir gün gelir yaptıklarından utanır duruma düşerler. Yaptıklarının hesabı sorulur hale gelinir. Bunun bilinmesi lazım.

KİMSE TC’NİN SUÇLARINA ORTAK OLMAMALI

AKP-MHP faşizmi saldıracak mı? Yeni saldırılar mı düzenleyecek? Yapabilir. Biz de gücümüz oranında direniyoruz, direneceğiz. Yani bu bu konuda asla farklı bir durum yoktur. Hem de daha önemli, anlamlı direneceğiz, daha örgütlü direneceğiz, daha sonuç alıcı direneceğiz, daha yaygın direneceğiz. Bunu herkes bilmeli. Diğer yandan kimse bu TC’nin böyle bir soykırım hedefine alet olmamalı. Yani onun parçası haline gelmemeli. Bu konuda bir faydası olmaz kendisine kimsenin. Herkes dikkat etmeli. Yani bu faşist soykırımcı zihniyete siyasete destek vermemeli. Herkes demokrasiyi, kardeşliği biraz gözetebilmeli.

GÜNEY KÜRDİSTAN HALKI BASKI YAPMALI

Güney Kürdistan halkımız için bir şey belirtebiliriz. Duyarlı olmalı. Yani Rojava halkı da buna dahildir. Kuzey-Doğu Suriye halkı Bakur’daki Kürtlük soykırıma daha uğratılmak istendiği gibi AKP-MHP faşizminin bu arayışlarının önemli hedefleri Başûr’dur, Rojava’dır, Kuzey-Doğu Suriye’dir. Saldırılar buraya daha fazla gelişebilir. Zaten şu an gelişiyor. Ona karşı direnişler de var. Hepsini selamlıyoruz fakat daha fazla artabilir. Kuzey-Doğu Suriye halkları da hazırlıklı, duyarlı olmalılar. Yani bir şey olmaz dememeli. Gevşek durmamalılar. Çok yönlü hazırlıklı olmalılar. Özellikle Başûr halkımız. Gözle görülen bir işgal var. Ona karşı gerilla direniyor. Yani benim de yönetimim var, bilmem partilerimiz var bizi koruyor, demesinler. Korumadığı ortaya çıktı. Kürdistan’ı koruyan, sömürgeci soykırımcı karşı savaşan özgürlük gücüne, gerillaya destek vereceğine onunla omuz omuza olacağına ona saldıran, onu kuşatan sömürgeci ile ortak olan, destek veren bir basit çıkar gücü olduğu ortaya çıktı. Bazı güçlerin bunlar göz önünde, maskeleri düşmüştür, ne oldukları açığa çıkmıştır. O halde bunlara da baskı uygulamak üzere aslında özellikle Güney Kürdistan aydınları, sanatçılar, gençliği, kadınları bir bütün Güney Kürdistan halkı daha duyarlı olmalı.

DOĞRU YURTSEVER ÇİZGİYE ZORLAMALILAR

30 yıldır bir şey geliştirdiler, önemliydi. Kaybolmaz dememeliler. Yönetimin durumunu görmeliler, TC’yle ilişkileri görmeliler. Bunun ne büyük bir tehlike olduğunu anlamalılar. Bu anlamda tehlike vardır. Yani her herşeyi kaybedebilirler. AKP-MHP faşizmini öyle basit ele almamak lazım. Osmanlı hedefleri var, yani Kürdistan’ı kendisinden sayıyor. Kürtlüğü yok etmek için yemin etmiş, and içmiş böyle bir zihniyetle çizgi oluşturmuş. Bu egemenlik iktidar, devlet var oldukça yapacağı bu. Zaten 100 yıldır yapıyor. Bakur’da neler yaptı görmedik mi? Bundan ders çıkartmak lazım. O halde Güney Kürdistan tehlike altındadır, TC saldırılarına, işgaline ve iş birlikçilerine karşı savunmak lazım Güney Kürdistan’ı. Bunun için daha aktif olmalılar. Mevcut yönetimi daha çok zorlamalılar. Partileri doğru yurtsever çizgiye zorlamalılar, açık tutum koymalılar. Faşist soykırımcı işgale karşı direnen güçlere daha çok destek vermeliler. Bu en doğrusudur, en onurlusudur. Biz inanıyoruz böyle bir tutum gelişecek, gelişiyor. Böyle bir büyük tepki var, işgale karşı tepki, direnişi geliştirme tutumu, işbirlikçiliği ortadan kaldırma tutumu daha çok gelişmeli. O başarı getirir. Bu temelde yani daha somut ve aktif tutum takılmaya çağırıyor, başarı diliyoruz.

En Çok Okunanlar

En Çok Okunanlar

İlgili Makaleler