Erdoğan’ın kayyumu Bahçeli

0
1005

Zeki AKIL:

Erdoğan, Türkiye ve bölge için tehlike saçmaya devam ediyor. Türkiye’nin en uzun süreli iktidarı elinde bulunduran kişilerinden. Ancak Türkiye’nin hiçbir sorununa çözüm üretilemediği gibi var olan sorunları giderek ağırlaşmış ve içinden çıkılamaz hale gelmiş. Başkanlık sistemini dayattı. Güya koalisyonların önü kesilecekti. Ancak koalisyon oluşturmadan seçime bile gidemiyor. Bahçeli adını cumhurbaşkanlığı sistemi koydu. Bu Türk işi başkanlık da pratikte Türkiye’nin hiçbir sorununa çözüm olamadı.

Erdoğan, Ergenekon’un başı ve terörist diye İlker Başbuğ’u tutuklayıp mahkemeye çıkardı. Ancak 2005 Haziran seçimlerini yitirdikten sonra inisiyatifi yitirdi ve bu güçlere sığındı. Bahçeli de başına kayyum olarak atandı. Şimdi Erdoğan, İ. Başbuğ’un görüşlerini ve planlarını pratikleştiriyor. İ. Başbuğ yaptığı açıklamada kendilerini hapse atanların hesap vereceğini söylemişti. Fetthullahçıların başına gelenler biliniyor. Sırada Erdoğan ve AKP’nin olduğu kesin. Ancak Ergenekon, Erdoğan ve AKP’yi Kürtlere karşı savaştırdığı için şimdilik onları kullanmakla meşgul.

Bahçeli TV’lere çıkıp Erdoğan’a karşı ağzına geleni söylüyordu. Özellikle “hesap sormazsam namerdim” söylemi çok kullanılıyordu. Ama şimdi Erdoğan’ı kullanıp yönlendirdiği için zamanını bekliyor. MHP barajı geçemeyecek bir partiyken şimdi devletin bütün olanaklarını kullanıyor. İktidarın ortağı olarak kritik konularda Türkiye’yi yönetiyor. Erdoğan, MHP ve Bahçeli olmadan adım atamaz hale gelmiş.

Bir ara bazı hain Kürtleri de basına çıkarıp aslında Erdoğan MHP ile ittifak yapmak istemiyordu ama HDP destek vermeyince o da mecburen MHP’yle yaptı diye tepkileri yumuşatmaya çalışıyorlardı. Erdoğan çok istediği Başkanlık sistemini de kabul ettirdi. İsterse MHP’yle arasına mesafe koyabilir. Ancak Erdoğan’ın öyle bir iradesi ve niyeti de yok. Çünkü zihniyet olarak MHP’den o kadar uzak da değildi. Erdoğan İslami söylemi kullanarak Erbakan ve o geleneğin mirasını çok kötü kullandı. Erdoğan İslam’ı iktidarı için en çok kötüye kullanan ve Türk ırkçılığının, Ergenekon’un emrine sokan kişi oldu.

Erdoğan yaptıklarının bilincinde olan birisidir. Çünkü mecliste ve basında MHP için sürekli “kandan beslenen ve kafatasçı” kavramlarını kullanıyordu. Kandan beslenen bir partinin yanında kendisi de sürekli kan döken durumuna geldi. Nusaybin ve Cizre gibi şehirler yıkılıp katliamlarla yüz yüze bırakıldığında Bahçeli “taş üstünde taş, gövde üstünde baş kalmayacak” diye ağzı kana değen kurtlar gibi saldırganlık nöbetleri geçiriyordu. Aynı söylemi Erdoğan kullandı ve pratikleştirdi. İslam’ın en büyük manevi değerlerinden olan merhamet vb kavramları Erdoğan bir kenara attı. Kaymakam ve valilerle yaptığı bir toplantıda Kürtleri kastederek merhamet göstermeyeceksiniz, dedi. Bunlar arşivlerde, kayıtlarda var.

Bahçeli “hesap sormazsam namerdim” Erdoğan “kandan beslenen ve ırkçı, kafatasçı” diye birbirlerine hitap etmekten nasıl böyle birbirlerine sıkı sıkıya sarılır hale geldiler. Politika bu kadar kendini inkar etmeyi veya bu kadar ilkesiz olmayı gerektirir mi? Halkı kandırma veya iktidar için her şey mubah mıdır? Erdoğan gibi politikayı sadece iktidar aracı olarak gören tipler için bu dönüşler fazla şaşırtıcı değildir. Hele bu kadar yolsuzluğa bulaşmış, ülkenin zenginliklerini iktidarda kalmak için yandaşlarına peşkeş çekenler için hiç şaşırtıcı değil. Erdoğan bir zamanlar “seçilmişleri atanmışlara ezdirmem” diyordu. Şimdi Bahçeli’yle birlikte seçilmişleri aşağılayıp tutukluyorlar, görevden alıyorlar.

Erdoğan bölge ve insanlık için tehlike saçıyor dediğimizde bir propaganda cümlesi kurmuyoruz. DAİŞ bütün insanlık için bir tehlike haline geldi. DAİŞ bütün değerlere ve inançlara saldırdı. Dünya çapında DAİŞ’e karşı büyük bir koalisyon kuruldu. Ancak Erdoğan Kürt düşmanlığı ve DAİŞ’le aynı zihniyette olması nedeniyle onunla ittifak yaptı. Erdoğan’ın DAİŞ’le ittifak yaptığını en iyi Rusya ve ABD biliyor. Onlar Suriye’deydiler. Ellerinde bolca bilgi ve belge var. Rusya, Erdoğan ailesinin DAİŞ’le kaçak petrol ticareti yaptığını basına da açıkladı. ABD’nin DAİŞ özel temsilcisi Brett McGurk’un basına yaptığı açıklamalarda da bu iddialar var. Onlar bu süreçlerin tanığıdırlar.

Erdoğan sonra Rusya’ya büyük tavizler vererek Efrîn’e saldırdı. Efrîn’de Kürtler anadilleriyle eğitim görüyorlardı. Şimdi Efrîn’de Kürtçe eğitim yasaklanmış, yerine Türkçe eğitim veriliyor. Zaten orada fazla Kürt de bırakmadılar. Etnik temizlik uyguladılar. Erdoğan’ın Kürt düşmanlığı o kadar açık ki, artık üzerinde bir tartışma yürütecek tarafı da kalmadı.

Erdoğan çok açık biçimde Hitler tarzı bir siyaset güdüyor. Sürekli savaş ve krizle iktidarı elde tutuyor. Kurumları ve hukuku bir tarafa atmış. Böyle olduğu için Ergenekon ve Bahçeli gibi güçlerle karanlık ittifaklar yapıyor. Erdoğan bütün dini ve insani değerleri iktidarının uğruna feda etmekten çekinmeyen faşist bir karakter olarak ortada duruyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz