HDP Kadın Meclisi toplantısının sonuç bildirgesi

0
757

HDP Kadın Meclisi, 23 Şubat’ta düzenlenen 4’üncü Olağan Büyük Kongrenin ardından 1 Mart’ta bir araya geldi. Kadın Meclisi, siyasal ve örgütsel açıdan önümüzdeki döneme ilişkin planlarını oluşturdu.

‘KADINLARIN DİRENİŞ SESİ DUYULDU’

Bildirgede şu ifadelere yer verildi:
“Kongremiz; Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya, Ortadoğu’dan Avusturalya’ya, Kürdistan’a uzanan zengin kadın temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Kadın Meclisi olarak bu enternasyonalist dayanışmaya ve bize güç veren coşkulu mesajlarından dolayı cezaevlerinde tutsak edilmiş kadın yoldaşlarımıza teşekkürlerimizi sunarız. Yine, on binlerin katılımıyla Ankara Arena’da gerçekleşen kongremize kar-kış demeden, hiçbir baskıya boyun eğmeyerek katılmak için yollara düşen kadınlara teşekkür ediyoruz.
Yolları aşan, engel tanımayan ve partisiyle geleceği kurmaya söz vermiş on binlerin içinde kadınların varlığı çok önemliydi. HDP’yi etkisiz, güçsüz, kadrosuz, siyasetsiz bırakmak üzere planlar yapan ve uygulayan AKP-MHP faşist blokuna karşı kadınlar olarak ‘Biz varız, buradayız, kararlıyız’ mesajı bir kere daha duyulmuştur.

‘YÜKÜMÜZÜ HATIRLATTILAR’

Uluslararası kadın hareketleri ve örgütlerinin kongremize gösterdikleri duyarlılık ve büyük özen Biz Kadınlar için geleceğin kurulmasında, birlikte yan yana durmamızın önemini bir kez daha gösterdi. Kadınların, kadın örgütlerinin ve sokakları kadın özgürlük mücadelesinin talepleri için dolduran mücadele arkadaşlarımızın varlığı da önümüzdeki günlerin yol haritasını çizerken gerek HDP’li kadınların gerek kadın mücadelesinin omuzlarındaki büyük yükü bir kere daha hatırlattı.”

KARARLAR

Bildirgede HDP Kadın Meclisi’nin aldığı kararlar ise şöyle açıklandı:
“1- Kadın Meclisimiz önümüzdeki dönemin en önemli başlığının Suriye’de sürdürülen işgal ve savaşın karşısında savaş karşıtı ve barış temelli bir siyasetin hayati önemde olduğu değerlendirmesi yaptı. Kongre kararlarımız ışığında, savaş karşıtı mücadelemizi yükselteceğiz.
2- Erkek egemen iktidarlar, kadınlar üzerinde özel savaş uygulamaları, cinsel istismar ve diğer şiddet biçimlerini arttırarak devam ettirmektedir. Kadın mücadelesini etkisizleştirme hedefiyle yapılan bu uygulamalara karşı mücadelemizi büyütme kararlılığındayız
3- Savaşın bir sonucu olarak yıllardır yaşadıkları toprakları terk etmek ve mülteci bir hayatı yaşamak zorunda bırakılan, faşist iktidarlar için bir siyasi şantaj aparatı olarak kullanılan mülteciler, temel yaşamsal haklarından yoksun yaşamaktadır. Hiç şüphesiz ki mülteci yaşamdan en fazla etkilenen kesim, kadın ve çocuklar oluyor. Mülteci kadınlar yoksulluk, tecavüz, cinsel ve siyasal istismar politikalarıyla yüz yüze bırakılmaktadırlar. Kışkırtılan ırkçılık, cinsiyetçilikle saldırı altında olmaları, sınır kapılarına yığılmaları bir trajedi olarak yaşanmaktadır. Kadınların ve çocukların hayatlarına yapılan ve insanlık adına utanç duyulacak bu siyaseti reddediyor ve tüm sorumluları mülteci kadınların haklı taleplerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Biz Kadınlar, onları yollara düşürmek zorunda bırakan emperyalist-kapitalist savaş baronlarının vahşet senaryolarını büyük bir barış çizgisiyle bozacağız.
4- AKP-MHP faşist blokunun Kürt sorununda savaş ve baskı yöntemi dışında bir çözümü yoktur. Faşist iktidar bloğu Suriye’de işgal ve savaş politikalarıyla yok sayma, baskı, tutuklama, operasyonlarıyla demokratik siyaset alanını daraltma ve etkisizleştirmek istemektedir. Oysa Kürt sorunu, artık uluslararası bir sorun olarak savaş ve Kürt halkının var olma talebini ortadan kaldırmak üzere saldırılarla çözülemez. Coğrafyanın savaşla kan revan içinde bırakıldığı bu durumun tek çözümü demokratik, özgürlükçü-eşitlikçi bir barış yolunun tarif edilmesi ve gerçekleştirilmesinden geçmektedir. Sayın Öcalan’ın çözüm gücü olarak etkisinin tecrit politikalarıyla ortadan kaldırılmaya çalışılmasından vazgeçilmeli, tecrit kaldırılmalıdır. Onurlu bir barış; bir çözüm gücü olan Sayın Öcalan’ın fikirlerinin, önerilerinin kamuoyu ile paylaşmasının önündeki engellerin kaldırılmasıyla kolaylaşacaktır. Meclisimiz, barış ihtiyacını yakıcı şekilde hisseden başta kadınlar olmak üzere halkların tecridin kaldırılması mücadelesinin yükseltilmesinin gereğine bir kere daha vurgu yapmaktadır.
5- Yoksulluk, doğal afetler ve en son olarak salgın hastalıklarla baş etmeye çalışan toplumun en ağır yükünü kadınlar çekmektedir. Kadınların tüm bu felaket senaryolarına dayanıklı olmaları ve karşı koyacak gücü bulabilmeleri için kadın dayanışmasının elzem olduğunu belirtiyoruz. Tüm kadınları, ilmek ilmek örülecek bir kadın dayanışmasını büyütmeye çağırıyoruz.
6- Dünyada kadın isyanlarının yaygınlaştığı, kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesinin ivmesinin yükseldiği 2020’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftası dolayısıyla ‘Özgürlükte ısrarlı, mücadelede kararlıyız’ şiarımızla alanlarda olacağız. Kadın yoksulluğuna, kadına yönelik şiddette, savaş ve yok sayılmaya karşı örgütlülüğümüzü, dayanışmamızı sokaklara taşıyacağız. Kazandığımız haklarımızın elimizden alınmasına, geriletilmesine, içinin boşaltılmasına izin vermeyecek ve isyanı büyüteceğiz.
7- Baharı kalkan haline getiren günümüz DEHAK’larına karşı baharı dalga dalga büyüyen umudun habercisi yapacak 21 Mart Newroz’unu coşkuyla alanlarda karşılayacağız. İnadına barış, inadına özgürlük, inadına kadınlar vardır diyen kadınların Newroz’unu baharın sıcaklığıyla kutlayacağız.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here