Hedef Kürt dili, Kürt varlığı ve Kürt gerçekliğidir – Sema ÇELİKBİLEK

0
863

Barış Çakan 20 yaşında. Ankara Etimesgut’ta Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü. Ana akım medya günlerdir Amerika’da polisin öldürdüğü Floyd’u ve çıkan isyanları veriyor. Ölen Kürt olunca herkes dilini yutuyor.

Barış Çakan, AKP-MHP iktidarın ırkıçılık ve soykırım politikaları sonucunda katledildiği gerçeğini Türkiye’deki bütün toplumların görmesi gerekir. Bunu görmeyen ve görmek istemeyen AKP-MHP iktidarının eli kanlı medyası farklı algılar yaratma peşinde. Barış Çakan, Kürtçe müzik dinlememiş olsada Kürt olduğu için öldürüldüğü aşikardır. TC devleti için Kürt olmak edemek katilinin halal olması demektır. Onun için Barış’ın Kürtçe şarkı dinleyip dinlememesi  iktidar için önemli değildir. Önemli olan Barış’ın Kürt olmasıdır.

Barış TC’nin katlettiği ilk Kürt genci değildir. Binlerce Kürt genci, soykırımcı Erdoğan’ın polisi tarafından hedeflenerek katledilmiş. Bazen sokak ortasında, bazen cadde başında, baze evinin önünde, bazen parkta, bazen de yürürken, yada  koşarken yada otururken iktidar tarafından katledilmiştır.  Ama faşist iktidar her defasında bir gerekçe bularak, katledilenleri suçlu çıkartılmaya çalışılmıştır. Kurşunu sıkanlar ise hep terfi edilmiştir. Bunun için Barış Çakan’ın Kürtçe Müzik dinlemesi ve ya dinlememesi iktidar ve ırkçı çeteler için madolyonun arka yüzüdür. Madolyonun ün yüzü Barış Çakan’ın Kürt olmasıdır. Madolyonun ikinci yüzü ise Kürt dili ve Kürtçe şarkı söylemesidir.  Hedef Kürt varlığının kendisidir.

Bilindiği gibi 24 Eylül 1925 tarihinde Şark Islahat Planı ile Kürtçe yasaklandı…Şark Islahat Planı’nın Kürd halkını inkâr eden We Kürtçeyi yasaklayan ilgili 14.Maddesi ise şu ifadelere yer veriyordu:

“Aslen Türk olup Kürtlüğe yenilmeye başlayan Malatya, Elaziz, Amed, Bitlis, Wan, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Hekimhan, Birecik, Çermik vilayet ve kaza merkezlerinde,hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kurum ve kuruluşlarda, okullarda, çarşı ve pazarlarda, Türkçeden başka dil kullananlar, hükümet ve belediyenin emirlerine muhalefet etmek ve direnmek suçundan cezalandırılacaktır…”

Yine aynı Şark Islahat Planı’nın 16.Maddesi’nde ise “Fırat garbındaki vilayetlerimizin bazı akvamında dağınık bir surette yerleşmiş olan Kürtlerin Kürtçe konuşmaları behemahal men edilmeli ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin olunmalıdır” denildi.

AKP-MHP’nin eliyle devam ettirilen bu soykırım konsepti, Ekim 2014’te tarihinde MGK’de karar altına alınan “Çöktürme Planı”nın parçaları olarak devreye konulmuştur. Israrlı bir biçimde yanlış bir gündem ve tartışma durumu bazı merkezde planlanıp, yürütülmektedir. Konseptin bir parçası da Kürt gençlerine dönük geliştirilen uygulamalardır. Bu uygulamaların başında Kürt gençlerini özünden çıkartmak, özünden çıkartamadıkları, Kürt gençlerini ise kurşunların hedefi yapıp katletmektır. Bunun için Barış’ın katledilmesi bu soykırım konsepti içinde alınması ve değerlendirilmesi gerekir. Barış Çakan’ın Kürt olduğu ve anadilinde Kürtçe müzik dinlediği gerçeği ortadadır. Faşist Erdoğan, eli kanlı çetelerini aklamak için talimat verdiği medya patronları olayı algı manipülasyonlarıyla toplumu uyutmaya ve kandırmaya çalışmaktadır.

Kürtçe şarkı söylediği için ya da dinlediği için öldürülen ilk kişi Barış Çakan değil. Buna benzer ırkçı ve faşizan cinayetler Türkiye’de çokça yaşandı. Kamuoyuna yansımayanların yanısıra kamuoyuna yansıyan buna benzer bazı cinayetler ve saldırılar şu şekilde oldu:

AKP-MHP iktidarının faşizan ve ırkçı saldırılarına maruz kalanların başında Rıdvan İşler gelmektedır. Rıdvan İşler, 2013’te İstanbul’da servis aracında Kürtçe konuştuğu için Rıdvan İşler bir grup ırkçının saldırısına uğradı. İşler, kaldırıldığı Köroğlu Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. İşler ve akrabaları uzun süre iktidarın tehditleri altında yaşadı.

AKP-MHP çetelerinin  bu seferki adresi İstanbul Kağıthane oldu. İstanbul Kağıthane’de 2015 Eylül ayında durakta otobüs beklerken telefondan Kürtçe konuşan 21 yaşındaki Sedat Akbaş, 6 ırkçı ülkücünün bıçaklı saldırısına uğradı ve hayatını kaybetti. AKP’li belediye Akbaş için cenaze aracı vermeyince Akbaş’ın cenazesi Batman’a otobüsle gönderildi. Yine 10 Kasım 2018’de bir Kürt asker ırkçıların saldırısına uğradı. Ağrı’da askerlik yapan Fikret Aydemir, Kürtçe konuştuğu için bazı ırkçı askerler tarafından uzun süre taciz edildi ve “sana tezkere aldırmayacağız” denilerek tehdit edildi. Göz göre göre saldırıya uğrayan Aydemir, uzun süre hastanede tedavi görmek zorunda kaldı.

Ne kurşunların ne de ırkçı saldırıların adresi hiç değişmiyor hep adres Kürd’e çıkıyor. Gaziantep’te askerlik yapan Yüksekovali bir gencin telefonunda Demirtaş fotoğrafı olduğu ve Kürtçe şarkı söyleyip halay çektikleri için linç edilmişti.  2019 Kasım ayında bu defa ırkçılığın adresi 71 yaşındaki bir Kürt oldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde göz ameliyatı olan 71 yaşındaki eşiyle Kürtçe konuşan 74 yaşındaki Ekrem Yaşlı, iktidarın ırkçılığıyla beslenen bir hasta refakatçısı tarafından darp edildi.

Yine 16 Aralık’ta da Sakarya’da ırkçı saldırıya maruz kalan 43 yaşındaki Kadir Sakçı yaşamını yitirirken 16 yaşındaki oğlu B. S. de aynı saldırıda ağır yaralandı. İddiaya göre Kürtçe konuşan baba ve oğula “Kürt müsünüz, Suriyeli mi?” diye soran H. U., baba ve oğlun “Evet, Kürt’üz” demesi üzerine “Zaten sizi sevmiyorum” diyerek belindeki tabancayı çıkarıp ateş etti. Baba Kadir Sakçı yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda yaralanan oğlu B. S. hayati tehlikesini atlatsa da tedavisi uzun süre devam etti.

23 Ağustos 2019’da Sakarya’da tarım işçiliği yapan 19 yaşındaki Şirin Tosun, Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde Kürtçe konuştuğu için önce 6 kişi tarafından linç edilerek katledilmişti. Öz Diyarbakır firmasında muavinlik yapan ve ailesiyle birlikte fındık toplamak için mevsimlik işçilik için Adapazarı’na fındık toplamaya giden Şirin Tosun, İktidarın eğittiği çeteler tarafından linç edilmiş ve  54 gündür tedavi gördüğü Adapazarı Devlet Hastanesi Yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirmişti

Barış Çakan’ın katledilmesi, Kürt diline, Kürt varlığına ve Kürt gerçekliğine yapılan saldırıdır. Kürt gençleri bu saldırılara örgütlenip gereken cevap vermesi gerekir. Kürtler kendi kaderini faşistlerin eline bırakmaması gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz