Hoş geldin 71’inci Nisan… – Derya Arslan

0
688

“7 bilgenin 70 yılını aldım ve izlerinizi takip ederek buldum sizi yeniden. Avuçlarımda getirdim baharı sizlere. Bildim ki sizi kış öldürür. Oysaki yaşatmaya geldim sizleri, hakikat benden bunu istedi.70 yılımı sizlere armağan ettim baharla geldim, bir nisan baharıyla. Derin bir nefes alın şimdi. Koklayın baharı, çözdükçe buzlarınızı güneşin şavkı, buluşun kendinizle birbirinizle ve benimle.”

Zemheri ayazından geldik, fırtınalar söküp almasın ayaklarımızı bastığımız topraktan diye toprağa yüklendik. Buz tutmuş bir kader değildi yaşadığımız ama aşamadığımızdı da hayatımız. Rüzgarın ıslığı, ninnisi değildi ki doğanın kapatıp gözlerimizi bırakalım kendimizi yüreğine. Ürkütücü bir rüyada sürüklenen doğaydık ve baltalarla sedir ormanlarımız talan edilirken korkan gözlerle izledik, kendimizin parçasıyken kendini yok etmeye koşanı. Ölüm çığlık çığlığa bir birine “vur onu” diye yalvarırken, zifiri karanlıklar içinde olmayacak oldu, evrenin derinliklerinde yok olmamıza ramak kala, umudun tükendiği yerde, teslim olmaktayken zalimin zulmüne, son cemre düştü ölümün yüreğine. Ölüm utandı kendinden ve yaşam yeşerdi tamda düştüğü yerden.

Karanlık kendini aydınlığa bırakırken, yeşile kesti doğa son damlaları vururken toprağa. Ölüm geriledi, yaşam ilerledi. Zemheri ayazının ardından güneşin şavkı vurdu yüzümüze ve vazgeçmenin eşiğindeki yüreğimize. Erimeye başladı asırlık buzlar… Ve lal olmuş korkularımıza seslendi cemre; “Ben tanrılar diyarından gelip kul olmayan, ben tanrıların adaletinden boşaltılmış tahta talip olan, ben buzlarınızdan arınmış sizlere yoldaş olanım. Üveyş’in rahminden kıyamet sancılarıyla doğanım. 7 bilgeler diyarında arınıp kendini yeniden yaratanım, bilgiyi sevenlerle oturdum hak sofrasına, lokma lokma geçti boğazımdan adalet ahlak ve hakikat, yudum yudum içtim şerbetinden tarihin ve gördüm ki orada siz varsınız. Yaşatan yaratan, dağıtansınız. Ahenk içinde doğanın kendi rengindesiniz. Akışını izlerken tarihin kayboldunuz gözlerimin önünden.7 bilgenin 70 yılını aldım ve izlerinizi takip ederek buldum sizi yeniden. Avuçlarımda getirdim baharı sizlere. Bildim ki sizi kış öldürür. Oysaki yaşatmaya geldim sizleri, hakikat benden bunu istedi.70 yılımı sizlere armağan ettim baharla geldim, bir nisan baharıyla. Derin bir nefes alın şimdi. Koklayın baharı, çözdükçe buzlarınızı güneşin şavkı, buluşun kendinizle birbirinizle ve benimle. Biz buluştukça tamamlanan doğayız, biz birbirinin anlını yıldızla buluşturanız.”

Evet, Üveyş’in rahminden doğan cemre, Amara’nın emzirdiği bilgesi, karakışımızı baharla buluşturdu. Kadın yüreğimizin elinden tutup kaybolduğumuz tarihin patikalarında hakikatimize geri götürdü. Ezgilerimizi mırıldandık tırmanırken patikaları. Zirveler demişti Bilge zirvelerde yuvalarınız korur sizleri, tanrıçalar diyarı dağların doruklarında zirvelere açılan yolları takip ettik, ediyoruz. Bir daha zemheride donmamak için adım adım yürüyoruz ve artık biliyoruz ki her adım bahar hep adım nisan… Hoş geldin 71’ inci nisan.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here