HPG: Öncü komutanlarımız Nevzat, Piling ve Sîpan yoldaşlarımız şehadete ulaştı

0
163

Halk Savunma Güçleri (HPG) Botan’da 30 Eylül 2022 tarihinde işgalci Türk ordusuyla yaşanan bir çatışmada Turgut Oslu (Nevzat Şervan), Emrullah Tuncer (Piling Qoser) ve Sîpan Cûdî adlı gerillaların şehit düştüğünü duyurdu.

HPG Basın İrtibat Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre 30 Eylül 2022 günü işgalci Türk ordusu Botan Eyaletinin Besta bölgesine bağlı Girê Gêsin, Girê Sor, Omyanis ve Mêrgumarê alanlarına yönelik başlatılan işgal saldırısında Nevzat, Piling ve Sîpan Cûdî adlı gerillalar şehit düştü. HPG açıklamasında “Soykırımcı Türk ordusunun başlattığı bu işgal saldırılarına karşı komutan Nevzat Şervan öncülüğünde Nevzat, Piling ve Sîpan Cûdî yoldaşlarımız destansı bir direniş geliştirmiştir. Düşman tüm yoğun saldırıları ve tekniğine rağmen yoldaşlarımızın tarihi direnişini kıramamış ve ağır darbeler almıştır. Yoldaşlarımızın bu destansı direnişinde birçok işgalci cezalandırılmış ve düşmana geçit verilmemiştir. Yaşanan çatışmalarda öncü komutanımız Nevzat, Piling ve Sîpan yoldaşlarımız son nefeslerine kadar savaşarak şehadete ulaşmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şehit düşen Sîpan Cûdî adlı gerillanın kimlik bilgileri netleşince kamuoyuyla paylaşılacağı da dile getirildi.

Kod Adı: Nevzat Şervan
Adı Soyadı: Turgut Oslu
Doğum Yeri: Şirnex
Anne – Baba Adı: Xunav – Sadık
Şehadet Tarihi ve Yeri: 30 Eylül 2022 / Besta
Kod Adı: Piling Qoser
Adı Soyadı: Emrullah Tuncer
Doğum Yeri: Mêrdîn
Anne – Baba Adı: Adlê – Hamit
Şehadet Tarihi ve Yeri: 30 Eylül 2022 / Besta

HPG şehit düşen gerillalar hakkında şu bilgileri paylaştı: 

Nevzat yoldaşımız Şirnex’in Qileban ilçesinde yurtsever bir ailede doğmuştur. Ailesinin yurtsever ve Qilaban’ın Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın etkilediği bir alan olması nedeniyle daha küçük yaşlarından itibaren Partimizin adını duymaya, tanımaya başlamıştır. Gerillanın kahramanlık destanlarıyla büyüyen Nevzat yoldaşımız da bir gün bu destanların kahramanı olmayı hayal etmiştir. Qileban köy ortamında büyüyen, Goyî aşiretinin kadim kültür ve ahlakıyla kişiliğini şekillendiren Nevzat yoldaşımız her geçen gün Kürtlük bilincini artırmıştır. Özellikle düşmanın baskılarına ve halkımızı asimile etme politikalarına tanıklık etmesi Nevzat yoldaşımızda öfkeye neden olmuş ve derin çelişkiler yaşamasını sağlamıştır. 2011 yılında soykırımcı Türk devletinin Robaskî’de Kürt gençlerine ve çocuklarına yönelik gerçekleştirdiği katliamda 2 amca çocuğunun ve birçok çocukluk arkadaşının şehadete ulaşması, Nevzat yoldaşımızın işgalci devletle olan bütün bağlarını koparmış ve kendi deyimi ile “uyanıp, kendini tanımıştır.” Çocukluk arkadaşlarına ve akrabalarına karşı geliştirilen bu katliamdan sonra Nevzat yoldaşımız bu katliamın intikamının mutlaka alınması gerektiğini düşünmüş ve bunun da gerilla saflarına katılmakla mümkün olduğunu bilince çıkarmıştır.

Bu temelde 2013 yılında gerilla saflarına katılan Nevzat yoldaşımız yeni savaşçılar eğitimini Qendîl alanında görmüş ve belli bir süre bu alanda pratik çalışmalara katılmıştır. Qendîl’de bulunduğu dönemlerde ailesinden ve yurtsever Goyî aşiretinden aldığı kültür ve ahlakı PKK ideolojisi ile bütünleştirerek kişiliğinde önemli çıkışlar yaratmıştır. Bu süreç içerisinde partimiz PKK’yi daha yakından tanımaya, anlamaya başlamıştır. İdeolojik ve örgütsel anlamda belli bir tecrübe kazandıktan sonra Zap alanına geçmiştir. Burada daha çok karargah çalışmalarına dahil olmuş, örgütsel ve askeri konularda tecrübe edinmeye başlamıştır. Kendisini yeni dönemin gerilla taktikleri konusunda eğitip yetkinleştirmek isteyen Nevzat yoldaşımız bu amaçla suikast eğitimi almış ve bu eğitimlerdeki başarısından dolayı örgütümüzün güvenini kazanarak, yoldaşlarını da eğitmekle görevlendirilmiştir. Yaklaşık 3 yıl boyunca yoldaşlarını suikast taktiğinde eğiten Nevzat yoldaşımız yüzlerce yoldaşının Apocu birer militan olarak düşmana karşı savaşmasında önemli bir emeğin sahibi olmuştur. Suikast taktiğinin tüm inceliklerini hem teorik hem de pratik olarak yoldaşlarına göstermiş, onların gelişimi için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştır. Bu süreç içerisinde birlikte yaşadığı, çalıştığı onlarca yoldaşından da birçok şey öğrenmiş ve kendisini ruhsal ve manevi anlamda her gün eğitmiştir. Her yoldaşından bir şeyler öğrenmeyi, her yoldaşını kendisinden bir parça olarak görmeyi temel hedefi haline getirmiş ve bunu yaşamının her anında hissetmiştir. Şehadete ulaşan her yoldaşından sonra kendisinden de bir parçanın koptuğunu hisseden Nevzat yoldaşımız, kendisini daha fazla güçlendirmeyi ve bu gücünü şehitlerimizin intikamlarını almak için kullanmayı temel hedeflerinden biri yapmıştır. Şehitlere bağlılığın ancak bu şekilde anlamlaşabileceğini ve hayallerinin de ancak mücadelenin daha fazla büyütülerek gerçekleşeceğini düşünmüştür. Bunun için her zaman özgürlük mücadelemizin ve halkımızın varlık-yokluk savaşının en yoğun yaşandığı Bakûrê Kurdistan’a gitmeyi istemiş ve 2018 yılında bu istemini gerçekleştirmiştir.

Bakurê Kurdistan’a geçtikten sonra Devrimci Halk Savaşı perspektifini tüm yönleriyle uygulamak isteyen ve bunun için derin bir yoğunlaşma yaşayan Nevzat yoldaşımız bu anlamda önemli bir emeğin sahibi olmuştur. Yeni dönem gerilla yaşam ve savaş tarzını uygulamayı ve bu şekilde başarıya ulaşmayı amaçlayan bir pratiğin sahibi olan Nevzat yoldaşımız bu özelliğiyle yoldaşlarına hem örnek olmuş hem de öncülük yapmıştır. Birçok eylemde yer alarak düşmanın ülkemizin birçok alanında halkımıza ve onun öncü gücü olan gerillaya karşı saldırılarına cevap olmuştur. Bu eylemlerde düşmana darbe vuran bir tarzın sahibi olmuş, edindiği savaş tecrübelerinden dolayı yeni dönem gerillacılığının öncü komutanlarından biri olmayı başarmıştır. Bölge düzeyinde komutanlık görevini üstlenmiş ve bu sorumluluğunu en sonuç alıcı şekilde pratikleştirmek için çalışmıştır. Emekçi, sade, fedakar ve son derece mütavazı bir yaşamın sahibi olan komutan Nevzat yoldaşımız, Botan alanında sevilen, aranan bir yoldaş ve komutan olarak arkadaşlarının yüreklerinde yer edinmiştir.

Son olarak düşmanın Besta alanında gerçekleştirdiği işgal saldırısında düşman gücüne karşı Piling ve Sîpan yoldaşlarımızla birlikte yüksek Apocu saldırı ruhuyla müdahale etmiş ve düşmana ağır bir darbe vurarak son nefesine kadar fedaice savaşarak şehadete ulaşmıştır. Yoldaşları olarak Nevzat yoldaşımızın intikamını alacağımızın ve özgürlük hayallerini gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.

Piling yoldaşımız Mêrdîn’in yurtsever ilçesi Qoser’de doğup büyümüştür. Ailesi ve yakın çevresinin Partimizi tanımasından dolayı Piling yoldaşımız da daha küçük yaşlarından itibaren partimiz PKK’ye ilgi duymuş, sempatizanı olmuştur. Kurdistan’da yaşaması ve düşman baskısıyla her gün yüz yüze kalması Piling yoldaşımızın düşman gerçekliğini erkenden bilince çıkarmasını sağlamıştır. Özellikle düşmanın Kurdistan’da geliştirdiği asimilasyon politikaları ve Kurdistan’ın kadim halklarını soykırımdan geçirmek istemesi karşısında öfkelenmiş, bu zihniyetle mücadele etmenin yollarını aramıştır. Bu temelde gençlik çalışmalarında yer almış ve mücadeleye atılmıştır. Kendisi de uzun yıllar bu soykırım cenderesinin içerisinde yer alan Piling yoldaşımız üniversiteye kadar okumuştur. Varlığını, kimliğini, kendisini insan yapan temel değerlerini inkâr etmesi karşılığında sunulan sahte yaşam ile kendisi olduğu, özgürce yaşayabileceği yaşam arasında tercih sınırına geldiğinde tereddütsüz bir şekilde özgür yaşamı tercih etmiş ve 2014 yılında üniversite okuduğu Çanakkale’den yüzünü Dersîm’in kutsal dağlarına dönerek gerilla saflarına katılmıştır.

Gerilla saflarına katıldıktan sonra ilk eğitimini Dersîm alanında alan Piling yoldaşımız gerillanın onlarca yıllık yaşam ve savaş tecrübesini edinme fırsatı bulmuş ve bu şansını iyi değerlendirmiştir. Özellikle Dersîm gibi bir alanda düşmanla iç içe bir ortamda kendisini eğitmesi nedeniyle kısa sürede önemli gelişimler sağlamıştır. Gerillaya katılımını, halkımızın özgürlük mücadelesinin bir neferi olması ve Önderlik felsefesinin bir savaşçısı olması nedenleriyle bir şans olarak değerlendiren Piling yoldaşımız; kendisine bu şansı tanıyanın Önder Apo ve şehitlerimiz olduğu gerçekliğini bir an bile aklından çıkarmamıştır. Bunun için kendisini Önder Apo’ya ve şehitlerimize borçlu hissetmiş ve layık olmak istemiştir. Bu bilinçle mücadelesine daha fazla sarılmış, kendisini tüm varlığıyla mücadeleye adamak istemiştir. DAİŞ çetelerinin halkımıza karşı geliştirdiği saldırılara bir Apocu militan olarak cevap olmak isteyen Piling yoldaşımız, bu çetelere karşı verilen savaşa dahil olmuş ve bu savaşta bir kez yaralanmıştır. Fakat mücadele azim ve kararlılığından asla geri adım atmamış, bu durumu daha fazla mücadele etmenin gerekçesi yapmıştır. Çetelere karşı verilen mücadelede savaş tecrübesi edinen Piling yoldaşımız, bu savaş tecrübesini akademik eğitimlerle daha da pekiştirip yeni dönemin öncü bir gerillası ve militanı olma iddiasıyla yüzünü tekrar Kurdistan dağlarına dönmüştür. Yaklaşık 2 sene Garê alanında çalışmalara katılan Piling yoldaşımız emekçi ve fadakar katılımı ile tüm yoldaşlarına örnek olmuştur. Bu süreç içerisinde birçok farklı çalışmada yer almış, bu çalışmalardaki temposu ve tarzıyla öncülük görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Örgütümüzün ısrarla gündemine aldığı ve tüm yoldaşlarımızın daha fazla geliştirmek istediği yeni dönem gerillacılığı konusunda sürekli yoğunlaşan ve kendini eğiten Piling yoldaşımız, halkımızın özgürlüğünün yeni dönem gerillacılığının başarılı bir şekilde pratikleştirilmesiyle mümkün olduğuna tüm benliğiyle inanmış ve katımını bu esas üzerine gerçekleştirmiştir. Bu temelde sabotaj eğitimi almış, kendisini sabotaj branşında derinleştirmiştir. Eğitim aldığı dönemlerde sürekli Bakûrê Kurdistan’da mücadele etmenin yoğunlaşmasında olmuş, bunu sadece duygusal anlamda istememiş, bir zorunluluk olarak görmüştür. Çünkü halkımıza karşı her gün daha fazla geliştirilen baskınının, zulmün ve katliamlarının ancak Bakûrê Kurdistan’da yürütülecek etkili bir mücadele ile sonlandırılabileceğine inanmıştır. Kendisini geliştirdiği kadar yoldaşlarını da geliştirmeyi bir görev olarak bilen Piling yoldaşımız, birebir yoldaşlarının eğitimleriyle ilgilenmiş ve onların da birer Apocu yetkin gerilla olmalarında emek sahibi olmuştur. Daha sonra ideolojik eğitim almak için Haki Karer Akademisi’ne geçen Piling yoldaşımız, burada kendisini Önderliğimizin ve şehitlerimizin değerler süzgecinden geçirmiş ve öncü bir Apocu militan olarak yüzünü Bakûrê Kurdistan’a dönmüştür. Gerilla mücadelemizin merkezi olan Botan alanına geçen Piling yoldaşımız hızlıca alana adapte olmuştur. Onlarca şehidimizin ve komutanımızın savaştığı Botan alanında gerillacılık yapmanın büyük mutluluğunu ve coşkusunu yaşayan Piling yoldaşımız bu mutluluğunu yaşamın her anına yansıtmış, bu anlamda yoldaşları için güç ve moral kaynağı olmuştur. Botan alanında düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer alan Piling yoldaşımız komutanlık meziyetlerini de her geçen gün güçlendirmiş ve Besta alanının öncü bir komutanı olmuştur.

Yaşama ve savaşa her zaman fedailik düzeyinde katılan Piling yoldaşımız son olarak düşmanın Besta alanında gerçekleştirdiği operasyona karşı Nevzat ve Sîpan yoldaşlarımızla birlikte karşı koymuş ve düşmanla saatler süren bir çatışmaya girmiştir. Bu çatışmalardaki fedaice mücadelesiyle düşmana ağır darbelerin vurulmasını sağlamış ve son nefesine kadar Önder Apo ve şehitlerimize layık olabilmenin kararlılığıyla savaşarak şehadete ulaşmıştır.

Fedaice duruşları, dervişane yaşamları ve düşmana karşı kahramanca savaşları ile Botan’ın unutulmaz komutanları arasındaki yerlerini alan Nevzat ve Piling yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, mücadelelerini mutlaka zafere taşıyacağımızın sözünü veriyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz