Katledilen, yargılanan ve tutuklanan Şenyaşar ailesi’nin direnişi

0
536

Sema ÇELİKBİLEK

Kürtlere yapılan katliamları anlamak için Cumhuriyet Devleti’nin kuruluş felsefesi olan ırka dayalı ulus devlet anlayışının “siyaset belgesi” niteliğindeki “Şark Islahat Planı”na (1925) bakmamızda yarar var. Bu planın özü ve özetini dönemin Başbakanı İsmet İnönü şöyle formüle etmiştir: Vazifemiz, Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır. Türklüğe ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız. Vatana hizmet edeceklerde arayacağımız nitelikler her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır.

Buradan anlaşılacağı üzere; Kürt kalmaya çalışanlar kimliği mücadele edenler, tarihlerine sahip çıkan Kürtler ya katledilecek ya da sindirilerek asimile edilecektir.

Kürt ve Kürdistan gerçeğinde değişmeyen tek şey ise katliamlar ve soykırımlar olmuştur. Tarih sayfalarını her araladığımızda karşımıza ya toplu ya da tek tek katliamlar çıkıyor. 1925’te yürürlüğe giren Şark Islahat Planı’nın yürütücüsü olan AKP-MHP iktidarı, Kürtlerin elde ettiği kazanımları yok etmek için savaş politikasını uygulamaya koymuştur. Bunun en somut örneği ise HDP’nin kazandığı belediyelere kayyum atamasıdır. Yine Rojava ve Güney Kürdistan’a yapılan işgal operasyonları bütün gerçekliği ortaya koymaktadır.

Kürt halkının iradesiyle seçilen Belediyeler kayyum atayarak, bütün belediye başkanları göz altına alıp tutuklamıştır.

İktidarın Kürtlere karşı kışkırtıcı ve ayrıştırıcı söylem ve konuşmaların sonucunda Türkiye’nin her tarafında ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir. Türkiye’de ki mevcut faşist iktidarın Kürtleri düşman gören bakış açısı toplumdaki kamplaşmayı, kutuplaşmayı, çatışma aşamasına vardırmıştır.

Kürtlere yapılan ırkçı saldırılar, devletin sistematik yürüttüğü imha ve soykırım politikaların ürünüdür. AKP-MHP faşist iktidarı Kürtlere karşı sürdürdüğü savaş neticesinde ırkçılık gelişmektedir. Yurt içinde, yurt dışında Kürtleri imha etmek isteyen bir zihniyetin topluma sirayet etmesidir.

Türk devletinin değişmeyen barbar ve faşizan zihniyeti 14 Haziran 2018’de kendini Urfa’nın Suruç ilçesinde gösterdi.  Soykırımcı AKP-MHP yürüttüğü ırkçı ve faşizan politikaların sonucunda katledilen Kürtlerin çığlıkları yüzyıllardır insanlığın kulağında yankılanıyor. Ancak ne duyan var ne de duymak isteyen var.

Şark Islahat Planı AKP-MHP iktidarının eliyle uygulanırken, insanlığın gözü kör kulakları sağırlaşmış vaziyette.  Üç maymunu oynayan Türkiye toplumu, bir gün sıranın da kendilerine geleceğini bile bile sindirilmiş, köleleşmiş bir zihniyetin suskunluğuyla robotlaşmış bir toplum vaziyetine dönüştürülmüştür. Bu suskunluk karşısından bir direnişin, bir isyanın ve bir ananın acılı haykırışı yırtıyor bütün sessizliği.  Emine Şenyaşar’ın ne acısı anlatılabilir ne de yüreğindeki isyanı anlatacak sözcük bulunabilinir.  

14 Haziran 2018 AKP-MHP iktidarı ayakta kalmak için bütün barbarlığını ortaya koydu. Atadığı kayyımlar, tutukladığı belediye başkanları, göz altına aldığı binlerce Kürt ona yetmemişti.  Kaybedeceğinin korkusuyla deli danalar gibi Kürtlerin bulunduğu alanlara saldırıyordu. Çünkü kaybedeceğini çok iyi biliyordu. Aslında kaybedişin en dibini yaşıyordu. Onun için o gün ağızlarından salya akan adamlarını Şenyaşar ailesinin üstüne sürdü.

Şenyaşar ailesi ve 14 Haziran 2018

Ne olmuştu o gün

Urfa’nın Suruç ilçesinde iki buçuk yıl önce AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın yakınlarının Şenyaşar ailesine ait işyerine yaptığı saldırıda Adil, Celal, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar kardeşler kurşunlandı ve darp edildi. Saldırı sırasında kurşunla yaralanan Milletvekili Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Aynı hastaneye kaldırılan Adil ve Celal Şenyaşar kardeşler, burada Yıldız ailesinin fertleri tarafından acil serviste kurşunlanarak ve darp edilerek öldürüldü. Celal’in vücudunda 6, Adil’in vücudundan ise 17 mermi giriş-çıkış ve 6 mermi sıyrık izi tespit edildi.

Kardeşlerden Ferit, bir kadının “Bu onlardan değil” demesi ile kurtulurken Mehmet, hastane penceresinden kaçarak hayatını kurtarabildi. Halen tutuklu bulunan ve saldırıda ağır yaralanan Fadıl Şenyaşar ise Urfa’daki hastaneye kaldırıldığı için hayatta kalabildi.

Yaşanan saldırıyı duyarak hastaneye eşi ile birlikte gelen baba Esvet ise eşinin gözleri önünde Yıldız ailesine mensup kişilerce oksijen tüpü, serum şişeleri ve demir çubuklarla darp edilerek öldürüldü. Yapılan otopsisinde vücudunun 30 ayrı yerinde kesici ve delici alet yaralanması olduğu, kafatasında kırıklar olduğu ve boğazının kesildiği tespit edildi. 

Saldırı günü

Suruç’ta 14 Haziran 2018 tarihinde, milletvekili seçimleri çalışmaları sürerken AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, korumaları, yakınları ve AKP ilçe yöneticileri ile birlikte esnaf ziyaretinde bulunur. Şenyaşar ailesine ait “İstanbul Ucuzluk” adlı iş yerine yapılan ziyarette işyeri sahibi Celal Şenyaşar, Milletvekili Yıldız’a ilçede uyuşturucu kullanımının çoğaldığını, sokağın hemen başında hırsızlık yapan gençlerin olduğunu, bunlara ilişkin gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını ve asıl bunlara çözüm bulunması gerektiğini söyler. Bu tartışmaya içeride bulunan Yıldız’ın yakınları, içerideki müşteriler ve bitişikteki esnaflar da tanık olur. 

Milletvekili Yıldız, tepki göstermeden ziyaretini tamamlayıp çıkmaya yönelirken danışmanı ve heyetteki diğer kişiler, Celal Şenyaşar’ın bu eleştirilerine tepki gösterir. 

İş yerindeki kamera kayıtlarına da yansıyan görüntülerde heyet üyeleri dükkân dışına çıkarken, Adil Şenyaşar birini kapı dışına iteklediği sırada milletvekilinin yeğeni Ali Yıldız, Adil Şenyaşar’ı sırtından çekerek yere yuvarlar. Tezgâhın arkasında bulunan Celal Şenyaşar’ın da eline geçirdiği paspas sapını onlara fırlatması sonrasında olaylar başlar. Milletvekili Yıldız olay yerinden ayrılırken orada bulunan ve sayıları 10-15 kadar olan milletvekilinin yakınları iş yerine sopa ve silahlarla saldırmaya başlar.

Olayı duyan ve aynı sokaktaki “Tutku Giyim”in sahibi olan Fadıl Şenyaşar da dükkanında bulunan silahı alarak kardeşi Ferit ile birlikte olay yerine gelir. Fadıl Şenyaşar, kardeşlerini korumak için ateş açar; aynı şekilde Yıldız ailesine mensup Enver Yıldız ve İbrahim Yıldız da silahla Şenyaşar kardeşlere ateş açar. Fadıl Şenyaşar darp edilerek silahı elinden alınır. Yaşanan olaylar sırasında Yıldız ile Şenyaşar ailesinden yaralananlar olur.

Yaralılar aynı hastaneye kaldırıldı

İlk olarak ağır yaralı olan milletvekilinin ağabeyi Mehmet Şah Yıldız başta olmak üzere yaralı Yıldız ailesi üyeleri Şuruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılır, ardından ise Celal, Adil, Mehmet ve Ferit kardeşler. Halen tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar ise Urfa’daki hastaneye kaldırılır.

Şenyaşar ailesi Hastanede kurşunlandı

Yaşanan olayın duyulması ardından Şehis (Yoğurtçu) Mahallesi’nden yaklaşık 100-150 kişilik Yıldız ve Şimşek ailesi mensupları ile AKP’liler, Devlet Hastanesi’ne akın eder. Hastane polisi ve olay yerine gelen çevik kuvvet polisleri bunlara müdahalede bulunmaz. Silahla ve sopalarla acil servise giren ve sayıları yaklaşık 20-25 kişi olan grup, acil serviste yaralı olarak bulunan Celal ve Adil Şenyaşar’a saldırır ve burada iki kardeş sedye üzerinde darp edilerek, kurşunlanarak öldürülür. Aynı hastaneye getirilen Ferit ve Mehmet Şenyaşar kardeşler de grubun saldırısına uğrar, ancak Ferit bir kadının “Bu onlardan değil” sözü üzerine sağ kalırken diğer kardeş Mehmet Şenyaşar yaralı halde hastane penceresinden atlayarak hayatını kurtarır.

Esvet Şenyaşar hastanede katledildi

Katledilen Esvet Şenyaşar

Saldırıyı duyan baba Esvet ve anne Emine Şenyaşar, çocuklarının durumunu öğrenmek için hastaneye gelince baba Esvet onları tanıyan grubun saldırısına uğrar. Serum şişelerinin takıldığı demir çubuk ile dövülen baba Esvet’in ardından oksijen tüpü ve serum şişeleri ile kafatası kırılır. Hastane içindeki tüm güvenlik kameraları tahrip edilir ve kamera odasına girilerek görüntü kayıt bilgisayarları da kırılır.

Baba Esvet, 15 Haziran günü kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeder. Antep Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsisinde vücudunun 7 hayati bölgesinde kesici aletlerle büyük kesikler oluştuğu, kafatasında kırıklar olduğu ve vücudunun 23 ayrı noktasında da darp izi ve yaralar olduğu belirtilir.

İşyerinde polis silahlarına ait 7 boş kovan bulundu

Hazırlanan iddianamede işyerinden toplanan balistik bulgulara göre 5 farklı 9 mm çaplı tabanca kullanıldığı, bu tabancalardan iki tanesinin polis memurlarına ait olduğu, diğer üç tabancanın ise olayda Fadıl Şenyaşar, İbrahim Yıldız ve Enver Yıldız tarafından kullanılan ve ele geçirilemeyen tabancalar olduğu; bulunan toplam 19 kovandan 7’sinin görevli polislere, 12’sinin ise olayın taraflarına ait olduğu tespit edilir.

Katleden AKP’liler dışarda katledilen Şenyaşar ailesi Cezavinde

Katledilen Adil Şenyaşar
Katledilen Celal Şenyaşar

Suruç’taki silahlı saldırısında babası Hacı Esvet Şenyaşar ve kardeşleri Adil ile Celal’i kaybeden Fadıl Şenyaşar, yaralı olarak tedavi gördüğü Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden taburcu edilir. 17 Haziran 2018’de Fadıl Şenyaşar, taburcu edilir edilmez hastanede gözaltına alınır ve Adliyeye çıkartılarak tutuklanır. Fadıl Şenyaşar, Urfa 1 Nolu T Tipi Cezaevi’ne gönderilir.

Şenyaşar’a 37 yıl, Yıldız’a 18 yıl hapis

2 Nisan 2021’ de Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı.  Yargılanan Şenyaşarla Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay hapis, Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Fadıl Şenyaşar hakkında Mehmet Şah Yıldız’ı öldürme, Abdurrahman, Mustafa, Nihat, Süleyman ve Kenan Yıldız’ı öldürmeye teşebbüs, Engin Şimşek ve Ahmet Çetin’i yaralamak ve tabanca taşımaktan toplam 37 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Diğer tutuklu sanık Enver Yıldız hakkında ise müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme, suçun “ağır tahrik altında işlediği” gerekçesiyle verilen cezayı 18 yıl hapse indirdi. 

Mahkeme heyeti, davanın tutuksuz sanıklarından Ferit Şenyaşar’a ceza verilmesine yer olmadığına karar verirken, dosyanın diğer sanıkları Süleyman Yıldız’a 4 yıl 3 ay 22 gün, Abdurrahman Yıldız 11 ay 23 gün, Kenan Yıldız 4 yıl 8 ay 18 gün, Mustafa Yıldız’a 1 yıl 1 ay 14 gün, Mehmet Yıldız’a 6 ay 22 gün, Nihat Yıldız’a 1 yıl 11 ay 18 gün, Halil İbrahim Şimşek’e 3 yıl 9 ay, Mehmet Şimşek’e 2 yıl 6 ay 10 gün, Mehmet Yıldız’a 2 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası verdi.

Hem katledilen hem de tutuklanan Şenyaşar ailesi oldu

Fadıl Şenyaşar’ın tutuklanıp, cezaevinde konuldu. Hem katledilen hem de tutukanıp cezaevine atılan Şenyaşar ailesi oldu. Şenyaşar ailesini katleden AKP’li Yıldız ailesi ise ellerini kollarına sallayarak dışarda dolaşıyor. Şenyaşar ailesi bu cezasızlık ve güvende olmadıkları sebepleriyle Suruç’taki ev ve dükkanlarını boşaltarak, ilçeyi terk etmek zorunda bırakılmıştı.

Emine Şenyaşar’ın adliye önündeki direnişi

AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının katliamında eşini ve iki oğlunu yitiren anne Emine ve oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart’ta Urfa’daki adliye önünde eyleme başladı. Her gün saat 08.00 ile 17.00 arasında Urfa Adliyesi önünde eylem devam ediyor.

Gözaltı ve tutuklamalar devam etti

15 Mart 2021’ Emine Şenyaşar, Şanlıurfa Adliyesi önünde “Adalet” talebiyle başlattığı oturma eyleminin 7’nci gününde gözaltına alındı. Oturma eylemine Ferit Şenyaşar devam etti.

30 Mart’ta tekrar bir göz altı daha Anne Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, sabah saatlerinde geldikleri Urfa Adliyesi önünde eylemlerine devam ettikleri sırada, herhangi bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındı. Polisler, yanlarına geldikleri aileyi zor kullanarak oturdukları yerden kaldırıp gözaltına aldı. Anne Şenyaşar, gözaltına alındığı sırada “Bizi değil, katilleri gözaltına alın” diyerek tepki göstermişti.

Bütün tutuklama ve gözaltılara rağmen Şenyaşar ailesi Adalet Nöbeti eyleminden vazgeçmedi. 3 yıldır cezaevinde olan oğlu Ferit’in tek hücrede tutuluyor.

Emine Şenyaşar, oğlunun serbest bırakılmasını istiyor. “Hem bizi katlettiler hem de katliamdan yaralı kurtulan oğlumu cezaevine attılar” diyen Emine Şenyaşar son olarak günlerdir sürdürdüğü adalet mücadelesini, çığlığını, şu sözlerle özetliyor: “Bizi katledenler hala dükkanımızın önünde geziyorlar, yeniden saldırmak için fırsat kolluyorlar. Savcılığa şikayet için gidiyoruz, bizi kovuyorlar. Yeter artık bu zulüm ve baskı, ağlamaktan göz pınarlarımız kurudu. Bu nasıl bir düzen ve adalet anlayışı? Çığlımızı neden kimse duymuyor, görmüyor?” Eylem 34 günde devam ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz