KCK: Faşizmi güçlendiren yaklaşım, sistem dışında görünüp de bundan kopamayanlardır

0
104

Komalên Civakên Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi (YK) Eşbaşkanlığı, 10 Ekim 2015 tarihinde Türk devletinin DAİŞ kisvesine büründürerek gerçekleştirdiği Ankara Gar Katliamı’nı 8’inci yıl dönümü vesilesiyle kınadı, katledilen devrim ve demokrasi şehitlerini andı.

Faşizmi esas güçlendiren anlayış ve yaklaşımın, sistem dışında görünüp de bundan kopamayanlar olduğuna dikkat çekilen Eşbaşkanlık açıklamasında, “Devrimci demokratik güçlerin bu anlayışa karşı mücadele etmesi, halkların gerçek demokratik birliğini ve örgütlülüğünü yaratması çok önemlidir. Şehitlerin mücadelesine ve anısına bağlılığın ve bunları gerçekleştirmenin yolu buradan geçmektedir” denildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“10 Ekim 2015 tarihinde Halkların Demokratik Partisi ile birçok sendika, sivil toplum ve demokratik kitle örgütlerinin düzenlediği ve on binlerce insanın katıldığı Emek, Barış ve Demokrasi mitingine yönelik saldırı gerçekleşmiş ve büyük bir katliam yapılmıştır. Bu katliamı bir kez daha büyük bir nefretle ve şiddetle kınıyor, katliamda yaşamını yitirenleri büyük bir saygıyla anıyoruz. Onların şahsında bütün devrim ve demokrasi şehitlerini bir kez daha anıyor, şehitlerin anılarına bağlı kalacağımıza dair verdiğimiz sözü yineliyoruz.

ONLARIN ÇEKTİĞİ HALAYI BÜYÜTECEĞİZ

Bu katliamın acısı kadar milyonların meydanlarda haykırdıkları özlemleri de yüreğimizde taşıyoruz. Onlar, halkların kardeşliği, Kürt halkıyla Türkiye halklarının demokratik birliği ve birlikte yaşaması, demokratik Türkiye ve Özgür Kurdistan için mücadele ettiler. Bu arzuyla o gün meydanlara çıktılar, halaylarla, türkülerle barışı, kardeşliği ve eşitliği haykırdılar. Bizlerin görevi onların çektiği halayları büyütmek, kardeşlik ve özgürlük türkülerini daha gür bir sesle haykırmaktır. Bunu mutlaka gerçekleştireceğimizi belirtiyoruz.

AKP-MHP ÇÖKTÜRME EYLEM PLANI KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRDİ

Türkiye tarihinin en büyük katliamıyla sonuçlanan bu saldırı çöktürme eylem planı kapsamında yapılmıştır. AKP-MHP faşizmine giden yolun temel taşlarından biri olarak böyle bir saldırı ve katliam planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Çöktürme eylem planıyla başta Kürt sorununun demokratik çözümü olmak üzere temel sorunların çözülmesi ve demokratik bir yaşam inşa edilerek Türkiye’nin aydınlığa kavuşmasının önü alınmış ve maalesef bunlar gerçekleşmeden Türkiye yeniden karanlık bir sürece sürüklenmiştir. Ankara Garı’nda gerçekleşen saldırı ile diğer yerlerde gerçekleşen saldırı ve katliamlar bu amaçla olmuştur. Tüm bunlar devlet ve iktidar eliyle yapılmıştır.

DAİŞ’İN YAPAMADIKLARINI KENDİSİ YAPMAYA BAŞLADI

Katliamın DAİŞ kisvesine büründürülmesi tamamen bir aldatmacadır. Katliamı yapan bizzat devlettir, AKP-MHP’dir. DAİŞ’in baştan beri devletin ve AKP’nin yönlendirilmesi altında olduğu ve DAİŞ’in AKP-MHP’nin planlarını uyguladığı herkesçe bilinmektedir. DAİŞ zihniyetini ve yöntemlerini AKP-MHP iktidarından almış ve onun amaçlarını gerçekleştirmek için hareket etmiştir. DAİŞ’te zuhur olan zihniyet faşist AKP-MHP iktidarının zihniyetidir. Nitekim DAİŞ halkların ve devrimci demokratik güçlerin mücadelesiyle yenilgiye uğratıldıktan sonra AKP-MHP iktidarı, DAİŞ’in yapamadıklarını kendisi yapmaya başlamıştır. Böyle olduğu bugün daha iyi görülmekte ve anlaşılmaktadır. Bugün başta Rojava’ya yönelik saldırlar olmak üzere AKP-MHP iktidarının tüm saldırıları, yapıp ettikleri bu gerçeği kanıtlamaktadır.

SİSTEM DIŞINDA GÖRÜNÜP DE BUNDAN KOPAMAYANLAR FAŞİZMİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR

Faşist AKP-MHP iktidarının yaptığı her şey, halkların kardeşliği, bir arada yaşaması ve Türkiye’nin demokratikleşmesine karşı olmaktadır. Bu kapsama girmeyen tek bir sözü ve pratiği yoktur. Böyle olmadığını düşünmek, AKP-MHP iktidarının yaptığı bazı şeyleri doğru göstermek tamamen faşizmle aynı yola çıkmak demektir. Özellikle sistem içerisinde bulunan, sistem dışında görünüp de bundan kopamayanların AKP-MHP iktidarının Kürt halkına yönelik saldırılarını böyle göstermeye çalıştıkları görülmektedir. Bu, faşizmi esas güçlendiren anlayış ve yaklaşım olmaktadır. Devrimci demokratik güçlerin bu anlayışa karşı mücadele etmesi, halkların gerçek demokratik birliğini ve örgütlülüğünü yaratması çok önemlidir. Şehitlerin mücadelesine ve anısına bağlılığın ve bunları gerçekleştirmenin yolu buradan geçmektedir.

HALKLARIN KARDEŞLİĞİNİ VE DEMOKRATİK BİRLİĞİNİ GELİŞTİRME GÖREVİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Bu çerçevede sekizinci yılında katliamı bir kez kınarken AKP-MHP faşizmine karşı halkların kardeşliğini ve demokratik birliğini daha da geliştirme ve mücadeleyi yükseltme göreviyle karşı karşı olduğumuzu bilmemiz ve bu bilinçle hareket etmemiz gerekmektedir. Tarihin devrimci demokratik güçlere yüklediği misyon budur.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz