KDP neye ve hangi akla hizmet ediyor?

0
221
KEMAL SÖBE
Kurdistan özgürlük mücadelesi zafere doğru yol alırken, Kürt düşmanı güçlerde de Kürt karşıtlığı ve saldırılarda artış olmaktadır. İhanetin ulusal mücadele içinde
nasıl uğursuz bir rol oynadığı ve mücadeleyi içten yıkmaya çalıştığı bilinmektedir. Ancak Kürt halkının, bütün Kurdistan’da örgütlü oluşu ve gerillanın fedai düzeyde
direnip düşmanı yenilgiye uğratması, ihanetin başarısını durduruyor. İnkâr rejimi ile ihanetin aynı zihniyetten beslendiğini biliyoruz. İnsanlığa zarar veren, güç ve
iktidar olma dışında bir işe yaramayan zihniyetlerin artık başarı şansı bitmiştir. İşte KDP denen ve Kürt maskesi takarak Başurda Kurdistan’ın sözde temsilciliğini
yaptığını söyleyen KDP’nin, en büyük Kürt düşmanı olan T.C.’yle ne işi olabilir? PKK’ye savaş ilan eden KDP’nin Kürtlükle ve Kurdistanilikle ne ilgisi olabilir. KDP’nin
öyle normal bir ulus devlet yönetimi bile olmadığını defalarca söylemiştik. Dünyada, hangi ulusal yönetim, kendi halkının azılı düşmanıyla, katledicisiyle el ele
vererek bu halkın en büyük özgürlük gücüne saldırmaya kalkıyor, T.C.’ye her konuda yardım ediyor. Gerilla bölgelerini kuşatmaya almak, gerilla alanlarına girmeye
çalışmakla, gerillaya giden lojistiğin yollarını kapatmakla ve TC’ye istihbarat toplamak, bilgilendirme yapmakla hangi akla ve neye hizmet ediyor? Kapitalist karakterli
klasik bir ulusal yönetim bile böyle şeyler yapmaz. Sorun Kurdistan ve Kürtlerin ulusal statüleri olunca, Başurda bir Kürt statüsü var diye Kürtler, Kurdistan adına
seviniyorlar. Ancak KDP’nin ve Barzanilerin yaptıklarına bakıldığında, bu yapının ve ailenin Kürtlüklerini bütün Kürtler sorguluyorlar ve bu durumda bunların
defterlerinin dürülmesi gerektiği sonucuna ulaşıyorlar. Başurda bu parti görünümlü çete grubu-ailesi halkın başına bela olmuştur. Peşmergeler içinde kendi Kürt
kimliğine bağlılıkları olan varsa, ki vardır, bu yapıdan derhal uzaklaşmaları ve gerilla saflarına katılmaları gerekmektedir. Bu çete yapının içinde kalarak zaman
kaybetmemeleri ve bu çete yapının oyunlarına alet olmamaları gerekmektedir. KDP ve Barzanilerin, Kurdistan’ın ve Kürt halkının sırtına saplanmış bir zehirli
hançer olduğu artık tartışma götürmez olmuştur. T,C,’nin, bu kadar pervasızca Kurdistan’a saldırması, bu ihanetin yardımıyla oluyor. KDP ve Barzaniler, T.C.ye bu
desteği vermeseler, T.C. ne Rojava’ya ne de Başur’a saldırabilir. Diğer taraftan, kapitalist-emperyalist dünyada TC’ye, çıkar ilişkileri karşılığında destek vermektedir.
Aksi halde, bir halkı soykırıma uğratmaya çalışmak, topraklarını bombalamak suçtur. Başur ve Rojava, resmi olarak Türkiye toprağı değildir ama T,C. Başur ve
Rojava’nın bazı bölgelerine girmiştir, işgal ve ilhak etmiştir. Sözde uygar dünya ve sözde demokrasinin cenneti olan Avrupa ise bunu seyrediyor hatta onay veriyor.
Filistin için kıyameti koparan dünya Kürtler söz konusuyken ortada yoklar. Dünyanın ne kadar uygar olduğu Kürtlere yaklaşımlarında belli oluyor. Öyle ki, dünya
Kürt olup olmadığımı bile bilmiyor yani dünyada Kürt yaşıyor mu yaşamıyor mu bu bile dünyanın umurunda değil. Kendilerine sol-sosyalist diyenlerin bile, Kürtler
söz konusu olduklarında sesleri çıkmıyor. Yani her konuda masaya yatırılıp gözden geçirilecek bir dünya gerçekliğini yaşıyoruz. Filistin için toplanan sözde
Müslümanlar, Kürtleri soykırıma uğratmaya çalışan T.C.’nin arkasında durup, Kürtlerin özgürlük mücadelelerin terör diyorlar ama Filistin’deki direnişe de adalet
mücadelesi diyorlar. Kürt halkının, özgürlüğe yaklaştıkları bu olağanüstü koşullarda, içten çıkan ihaneti kesinlikle durdurmak zorundalar. Düşmanın bir çeşit uzantısı
olan bu ihanet, Kürt ulusal mücadelesinin gelişimine hep zarar vermiştir, gelişimini engellemiştir. Yüz yıl önceki ihanetler, isyanların başarıya ulaşmasına darbe vurdu.
Günümüzde, güçlü bir ulusal önderliğin olması, dört parça Kurdistan’da halkın örgütlü oluşu ihanetin başarısını durduruyor. Ancak ihanet ağı ne ölçüde tam olarak
bitirilirse soykırım saldırıları da o ölçüde yenilgiye uğramış olacak. Soykırım rejiminin siyasi olarak Kurdistan’da iflas ettiği bir gerçektir. Askeri operasyonlarda ısrar
etmesinin ve belli bir statüye sahip olan Başur ve Rojava’ya saldırısının nedeni budur. Ancak bu saldırılar, kendiliğinden olmuyor, ihanet damarının eliyle oluyor.
İşte bu ihanet damar KDP ve Barzanilerdir. KDP ve Barzanilerin bir şekilde etkisiz hale getirilmeleri gerekiyor. Bütün Kürtlerin, KDP ve Barzanilerin bu hainliklerini
ifşa etmeleri ve karşı çıkmaları gerekiyor. İnsan hayret ediyor, kendisine Kurdistaniyim diyen bir partinin ve yönetimin Kürt düşmanlarıyla ne işi olabilir? KDP,
PKK’yle ideolojik anlaşmazlıklara girse bile bu, Kürt düşmanı olan bir devletle el el vermek için bir sebep değildir, çünkü bu yaptıkları Kürt düşmanlığıdır. Bir
Kürt partisi, Kürt düşmanı bir devletle el ele veriyorsa, Kürt özgürlük güçlerine saldırıyorsa, o sözde Kürt partisinin Kürtlüğü gerçekten tartışılır. Bir Kürt partisi,
PKK’yle, ideolojik olarak farklılıkları olsa bile Kürt düşmanı bir devletle beraber çalışmaz, çalışamaz. Bu utanç verici ve aşağılık bir durumu ifade eder. Başur
Kurdistan’ı T.C.’nin at koşturduğu bir alan haline getirende KDP’dir. KDP’de-Barzanilerde biraz ulusal onur olsa bu ihanetten derhal vaz geçerler. Bunlarda ulusal
onur dibe vurmuşki bu ihaneti yapıyorlar. Bunlara insan demek bile çok zor.  Bunlar nasıl kendilerine Kurdistani parti diyebiliyorlar? İnsanda biraz ar ve namus
olur, utanma olur. Bunlar nasıl Kürt halkının yüzüne bakabiliyorlar? Kürt halkının ne fedakârlıklarla geliştirdiği gerillaya saldırmak düşmanlıktan başka ne
olabilir? Gün, soykırım rejimine karşı büyük direnme günü olduğu kadar KDP ihanetine karşıda büyük direnme günüdür. KDP, inkâr rejimi gibi, tükenme
yaşadığının farkındadır. Bundan dolayı inkar rejimiyle el ele veriyor. PKK’nin öncülüğünde gerçekleşecek devrim KDP ve benzeri hain çete yapılarının da sonunu
getirecektir. KDP’nin korkusu budur. T.C.’nin askeri olarak gerilla alanlarında yenilgiye uğraması KDP’yi telaşlandırmaktadır. Bundan dolayı soykırım rejiminin
yapamadığını içten yapmaya çalışıyor ama nafile. Kürt halkı, her türlü ihanete ve saldırıya karşı savaşabilecek güçtedir. KDP ve benzeri ihanetçi çeteler,
soykırım rejimi gibi bitişi yaşayacaklar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz