KJK: Têkojîna Jinan, Xwebûn e, berxwedan e, azadi ye*

0
766

KJK yaptığı yazılı açıklamada, “KJK olarak diyoruz ki; “TÊKOŞÎNA JINAN, XWEBÛN E, BERXWEDAN E, AZADÎ YE ” sloganında kadın hakikatini başarıya ve zafere taşıyacağımıza inanıyoruz. 2020 8 Martında tüm Kürdistan parçalarına karşı sürekli işgal tehditleri ve soykırımı reva gören DAİŞ zihniyetli Erdoğan gerçeğine en güçlü yanıtı, 8 Mart alanlarında kadınların ve halkımızın güçlü vereceğine inanıyoruz” dedi.

KJK yaptığı yazılı açıklamada, kadınların evrensel düzeyde ve çapta örgütlü mücadeleyi büyütmesi ile değişimi yaratabileceğini belirtirken, “Kadın Konfederalizmini, enternasyonalizmini yaratmanın imkânları ve koşulları daha fazla görünür olmuştur” vurgusunda bulundu.

KJK’nin açıklaması şöyle:

“Özgürlüğün şafak vaktinde yeni bir 8 Mart mücadele yılını daha karşılarken dünyanın dört bir tarafında zalim erkek uygarlık güçlerine boyun eğmeyerek özgürlük ateşini hep diri tutan bu uğurda bedel ödeyen kahraman kadın şehitlerimizi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle anıyor, anıları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Clara Zetkinlerden, Rosa Lüksemburglardan, Sara-Sakine Cansız, Delal Amed, Zeynep Kınacı, Gülnaz Karataş, Sema Yüce, Şilan Kobani, Şirin Elemholi, Leyla Kasım, Binevş Agal, Arin Mirkan, Viyan Soran, Armanç Goşkar, Çiçek Kurtalan, Şevin Bingöl, Avesta Xabur, Hewrin Xelef, Akide ve Taybet analardan devralınan direniş çizgisini dört parça Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyanın her yerinde ilmek ilmek ören tüm direnişçi mücadeleci, kadınlara selam olsun diyoruz!

Kadın özgürlük mücadelesinde yaşamlarını ortaya koyan özgürlük şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, özgür yaşamı yaratarak anılarını yaşatacağımızın sözünü yineliyoruz. Yeni bir 8 Martı daha büyük umut, direniş ve mücadele ile karşılıyoruz. 2020 yılının tüm aylarını Mart yılı yapma iddiasını taşıyan bir özgür kadın uyanışı ve direnişi ile karşılıyoruz.

Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi olarak, kadın özgürlük mücadelesine teorik-pratik büyük emek veren, kadınla özgürlük temelinde eşsiz bir yoldaşlığı paylaşan ve 22 yıldır İmralı adasında mutlak tecrit ve işkence koşullarında tutulan Önder APO’yu saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Esaret ve mutlak tecrit koşulları ortadan kaldırılıncaya dek ve özgürlüğü sağlanıncaya kadar kesintisiz mücadelemiz sürecektir.

DÜNYA KRİZİNİN ÇÖZÜMÜ…

Bugün dünya krizinin çözümünde Ortadoğulu hareketler, halklar, kadınlar ciddi bir aktör olarak devreye girmiş durumdadırlar. İşte kadınlar Kuzey-doğu Suriye’nin devriminde rol oynadıkları gibi. Kadınlar Ortadoğu çözümünde demokratik uygarlık çağının şekillendireni olarak rollerini daha fazla oynayacak durumdadırlar. Ezilen halklar zengin kültürleriyle ulus-devletsiz bir siyasi rejimi kurarak demokratik moderniteyi inşa edebilecektir. Erkek paradigması iflas, çıkmaz içindedir. Yaşanan bu katliam ve soykırım saldırılarında erkek egemen paradigmanın sonu gelecektir. Kadın özgürlükçü paradigma daha fazla anlaşılır olabilecektir. Kadınlar olarak savaş ve yıkıma karşı yaşamı savunarak özgürlüğümüzü inşa edeceğiz. İşgal ve faşizm geliştiren kapitalist sistemi, topluma ve kadına düşmanlık yapan bu egemen zihniyetlerin savaşını durduracak güce ve örgütlülüğe sahibiz.

Ataerkil kapitalist sistemin yaşadığı yapısal krizin çözülüşünü hızlandıracak temel güç kadınlardır. Anti-kapitalist, anti-emperyalist hareketlerin, ekolojistlerin, çeşitli sistem karşıtı örgütlerin yaygınlaşması, sisteme alternatif bir hayata olan özlem ve Önder Apo’nun paradigmasından aldıkları umuttan kaynaklanmaktadır. Devletli uygarlığın, demokratik uygarlık değerlerini yeniden canlandıran kadın mücadeleleri karşısında zorlandığı, zorlandığı için de kadın, doğa ve toplum kırımına yöneldiği, cinsiyetçi politikaları devreye koyduğu bir gerçektir.

Kapitalist modernite sisteminin içinde olduğu derin bunalım ve kriz Ortadoğu’da en çalkantılı bir savaş olarak sürmektedir. Bunalım ve kriz sistematik olup dünya ölçeğinde yaşanmaktadır. 3.dünya savaşı olarak süren, Ortadoğu ve kalbi olan Kürdistan üzerinden verilen yeniden paylaşım savaşında direnen özgürlükçü güçler, kadınların özgürlük çıkışı, Kürt özgürlük hareketi ve Kürt halkı başta olmak üzere bölge halklarının verdiği demokrasi mücadelesi belirleyici olacaktır.

Kadın özgürlük mücadelesinin bu özgürlük savaşında ,temel bir özgürlük gücü olarak yerini alması, yine yüzyıllardır çözümsüz bırakılan Kürt sorununun demokratik ulus- ortak vatan anlayışı temelinde demokratik çözümü, Ortadoğu’nun da demokratik kaderini belirleyecek nitelikte olmaktadır. Bu da en büyük şansıdır. İçinden geçtiğimiz 21.yüzyıl, kadın ve halkların özgürlük yüzyılı olmada giderek güçlendiği bir yüzyıl olmaktadır. Özellikle Ortadoğu’da ortaya çıkan gelişmeler, kadınların uyanışı erkek egemen sistemi değişime ciddi anlamda zorlamaktadır. Artık Ortadoğu’nun değişim denkleminde kadın özgürlük mücadelesi güçlü bir aktör olarak öne çıkmaya, yerini almaya başlamıştır.

2020 yılına girdiğimiz bu ilk aylarda, erkek egemen sistemi karşısında çaresiz bir kadın gerçeği yoktur. İradeli, örgütlü, iddialı ,özgür düşünen ve öz savunmasını kavramış ,demokratik özgür yaşam projesine sahip, çözümü dayatan çok etkili kadın hareketleri vardır. Yine Sömürgecilik tarihini değiştiren, özgürlük tarihini yazan bir özgür kadın gerçeğinin oluşumu ve xwebûn olmaya bu süreci ören bir örgütlenme dönemine girmiş kadın örgütlülüğü vardır. Bu anlamda tüm kadın örgütleri olarak egemen erkek faşizmine, soykırım uygulamalarına karşı etkili ortak mücadeleyle harekete geçme dönemi ve zamanındayız diyoruz.

Yaşamı kadın renginde, güzelliğinde, zenginliğinde, çokluğunda, çeşitliliğinde yaşamak için birliğimizi, örgütlenmemizi daha da güçlendirme zamanıdır. Birliğimizi, ortak mücadelemizi, ulusal kadın çalışmalarımızı daha fazla güçlendirerek Kürt kadının ve kadınların özgürlüğünde ileri bir adım geliştirmek elimizdedir.

KADINLARIN FAŞİZME KARŞI KOYUŞLARI

Dünya genelinde, kadınların toplumsal cinsiyetçiliğe, milliyetçiliğe, faşizme karşı büyük bir karşı koyuşları vardır. Kadın özgürlük hareketi olarak toplumsal cinsiyetçiliği en fazla sorun yapan ve eleştiriye tabi tutarak gündemleştiren bir durumdayız. Yaşanan tüm Sorunların temelinde toplumsal cinsiyetçiliği aşma ve mücadele etme tüm kadınların gündemidir. Bugün toplumsal sorunlara karşı toplumsal tepkiler dünyanın çeşitli coğrafyalarında yıl boyunca yaşanmıştır. 2020 yılının ilk aylarında da yaşanmaya devam etmiştir. Şili de Las Tesis- asla yalnız yürümeyeceksin- dansı eylemliliğinin gerçekleşmesi kadınların dünyayı değiştirme ve özgürleştirmede temel güç olduklarını çok güçlü ortaya koymuşlardır. Kadınların bu eylemi, şiddetin devlet kaynaklı gerçekleştirildiğinin ifadesi olmuştur. Bu eylemsellik ya da haykırış çığlıkları çeşitli biçimlerde tüm dünyaya yayılmış oldu. Böylelikle 2020 yılını dünya kadınları küresel çapta radikal bir biçimde karşıladılar. Baskıcı ve egemenlikli siyasi erki değiştirmek, ekonomik krizlere tepki, sınıfsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, düşünce özgürlüğünü sağlamak, bireysel hak ve özgürlükleri savunmak, işgal ve soykırım savaşı ve saldırılarına karşı kendini savunmak, eğitim sisteminde adaleti sağlamak, parasızlıktan dolayı tedavi olamamak, daha iyi bir sağlık hizmeti almak gibi başlıca sıralayacağımız mücadele konularında alanlarda olmaya devam edilmiştir.

Bunun için kadın hareketlerinin gündemleştirdiği kadın özgürlüğü sorunu diğer ismiyle toplumsal cinsiyetçilik sorunuyla mücadele, bu bakımdan radikal yürütülmüştür. Radikalliğin esas nedeni ise kökten değişimi, dönüşümü amaçlamaktır. Ortada toplum karşıtı, kadın aleyhine kurgulanmış bir sistem var ve bu sisteme karşı parça parça müdahale yöntemi kadar ortak mücadele gücünü ve örgütünü geliştirmek de bir o kadar zorunlu ve gereklidir. Gerçek anlamda eşitlik, özgürlük, demokrasi, adalet, kadın özgürlük sorununu da bu temelde çözülecektir. Kadın özgürlük sorunu, ana kök sorun olarak, tüm toplumsal sorunları kapsadığından toplumsal sorunun kendisi olarak çözümü de toplumsal değişimi getirecektir. Kadın özgürlük sorunuyla ilgilenmek anlaşıla geldiği gibi sadece kadınları ilgilendiren, kadının hak ve özgürlüklerine indirgenebilecek sınırlı bir tanımlamayı çoktan aşmıştır. Kadının hak ve özgürlükler sorunu, toplumsal yaşamın ve bununla bağlantılı toplumsal sistemin yeni baştan inşasını gerekli kılmaktadır. Bu anlamda kadın özgürlük sorunu bir erkek sorunudur. Erkek egemen sistemin değişim sorunudur. Hegemonik sistemin kendisini, tüm boyutlarıyla gündemleştirmek gerekir.

KADININ DEĞİŞTİRME GÜCÜ VAR

KJK olarak diyoruz ki tüm dünyada kadınların öncülüğünde gelişen ve büyük bir ayağa kalkışı başarmış bir kadın potansiyelinin değiştirme gücü vardır. Evrensel düzeyde ve çapta örgütlü mücadelemizi büyütme ile değişimi yaratabiliriz. KJK olarak köklü bir toplumsal değişimi radikal ve devrimci bir mücadeleyi 2020 yılında daha fazla yükselteceğiz. 2020 8 Martını karşılama bu anlamda sadece sembolik bu günde eylemler yapmayı çoktan aştığını belirtiyoruz. 2020 yılına büyük kazanımlar sığdırmak, iddialı hedeflerimize ulaşmak için yeni bir yılın mücadele perspektifini 8 Mart ile birlikte daha fazla görünür kılarak yürüyoruz. Her yerde kadınların Öz savunmaları öncelikli olarak toplumsal mücadele boyutlarında hamlesel gelişmelere ihtiyacımızın olduğunu ve kadın mücadelesinin varlığının stratejik bir aşamaya ulaştığını görüyoruz.

KADIN KONFEDERALİZMİ

2020 yılının 8 Martını tüm alanlarda karşılarken, Kürt kadının geldiği özgürlük düzeyi; ezilen halklar ve kadınların direnme, mücadele etme, özgürlüğünü kazanma ve özgür yaşama umudu daha fazla güçlendiği bir yıl olmaktadır. Kadın hareketi olarak öncülük ettiğimiz özgürlük mücadelesi; dünya da önemli bir misyon ve rol üstlenmiş durumdadır. Dünya kadınları ile birlikte iradeli, kararlı ve dayanışma içinde, özgürlük mücadele saflarını sıklaştırmaya dönük önemli adımlar atmış ve gelişmeler yaratmış durumdayız.

Kadın Konfederalizmini, enternasyonalizmini yaratmanın imkânları ve koşulları daha fazla görünür olmuştur. Bu yılın 8 Martını erkek egemen, emperyalist, faşist ve sömürgeci güç odaklarına karşı duruşta etkili olacağı daha şimdiden görülmektedir. Kadınlar olarak yakaladığımız bu gelişim düzeyini ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinin yarattığı yeni gelişmeleri çıkarları açısından büyük bir tehlike olarak gören Emperyalist, sömürgeci, faşist zihniyetlere karşı 8 Mart alanlarındaki tavrımız-duruşumuz, kitlesel, radikal bir biçimde dünyanın her yerinde ortaya koyabilmeye çağırıyoruz.

‘ÖNDER APO GERÇEKLİĞİ KÜRT HALKININ ÖZ VARLIĞIDIR’

Önder Apo gerçeği Kürt halkının öz varlığıdır. Özgürlüğüdür. Tüm Ortadoğu Halklarının ve kadınlarının ‘Kara Gün’ olarak 15 Şubat komplosunu 21. Yıldönümünü geride bıraktık. Bu eksende bu yıl dünyanın her yerinde uluslararası komploya karşı güçlü ve nitelikli eylemler gelişti. Kadınlar ve halkımız 22. yılda uluslararası komployu kesin yenilgiye uğratma, tarihin çöp sepetine koymadaki iddiasını ve iradesini net bir biçimde ortaya koydu. Uluslararası komployu ve onu temsil eden İmralı işkence ve tecrit sistemini parçalayıp tümüyle yenilgiye uğratma yaklaşımını bir kez daha 8 Mart alanlarında ortaya koyacaktır. Tüm Ortadoğu halkları, dünya halkları ve kadınlar Önder Apo ile özgür olacağına inanmaktadır. İnsanlığın tarihi özgürlük yürüyüşüne önemli bir katkı sunacağına inanmaktadır. Komplo Kürt soykırım sistemini temsil etmektedir. Kürt halkını yok sayan ve yok etmek isteyen zihniyet ve siyasetin uluslararası düzeyde örgütlü ve planlı bir saldırısı olduğundan öncelikle kadınlar ve dünya halkları Kürtleri yalnız bırakmamıştır.

‘TC’NİN ÇÖKÜŞÜ OLACAK’

Önder Apo’nun demokratik modernite paradigmasına, küresel çapta kitlesel ve paradigmasal sahiplenişini kabul edemeyen faşist Kürt düşmanı TC ve hegemonik güçler, TC’nin sorumluluğunda olan İmralı adasında yaşanan yangını, 27 Şubat günü İçişleri Bakanı çete başı S. Soylu tarafında bir haber kanalında sıradan bir ifade ile yangın çıktığını ve gayri ciddi açıklaması, asla kabul edilemez. Önder Apo’nun yaşamına gelebilecek bir zarar, TC’nin çöküşü ve bitişi olacaktır. Tüm Kürdistan halkının, dünya halkları, Ortadoğu ve kadınlarının örgütlü öfkesinde boğulacaktır.

Çünkü Önder Apo varlık gerekçemizdir, İrademizdir. 8 Mart alanlarında kadınlar olarak Önder Apo’nun 45 yıllık tarihsel direnişi, tarihsel yürüyüşü her zamandan daha çok başarmaya ve şimdiyi her zamankinden daha fazla büyütmeye ve kazanmaya yakın olduğumuzu ortaya koymaktadır. Tüm bu faşizan Saldırıların büyüklüğü; gücümüz, etkimiz ve sağladığımız gelişmelerin yarattığı korkudan kaynaklı olduğunu bilmeliyiz.

SEN DE AYAĞA KALK!

Tüm kadınları, halkımızı ve Kürt gençliğini, genç kadınları ‘‘DEĞİŞİM VE ÖZGÜRLÜK İÇİN SEN DE AYAĞA KALK!” hamlesi etrafında 8 Mart’ta mücadeleyi, seferberlik tarzında karşılamaya çağırıyoruz. KJK olarak diyoruz ki; “TÊKOŞÎNA JINAN, XWEBÛN E, BERXWEDAN E, AZADÎ YE ” sloganında kadın hakikatini başarıya ve zafere taşıyacağımıza inanıyoruz. 2020 8 Martında tüm Kürdistan parçalarına karşı sürekli işgal tehditleri ve soykırımı reva gören DAİŞ zihniyetli Erdoğan gerçeğine en güçlü yanıtı, 8 mart alanlarında kadınların ve halkımızın güçlü vereceğine inanıyoruz.

Kadınların direnişi, toplumsal özgürlük duruşları ve küresel mücadelesi özgür, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir dünyayı ve yaşamı yaratacaktır. Yine ataerkil sistemi yıkacaktır. DAİŞ’i yenen Kürt kadınları AKP-MHP faşizmini de yenecektir. Kadınların ve halkların baharını getirecektir. Direnişimizle mutlak tecridi kıracağız. Faşizmi yıkacağız. Önder Apo’nun esaretini sonlandıracağız. Özgürlüğünü mutlaka sağlayacağız. Kadın dayanışması, birliği, ulusal ve küresel mücadelesi ile özgür bir dünyayı yaratacağız.

8 MART DİRENİŞ RUHU İLE MEYDANLARA…

Kürdistan’da Demokratik Ulusal Kadın Birliği temelinde tecride ve faşizme karşı 8 Mart’ın direniş ruhu ile meydanlara çıkmalı, direnişi kadın öncülüğünde zirveleştirebilmeliyiz. Toplumsal yıkım, kadına karşı soykırımı durdurmak için Kürdistan’dan yükselen etkili kadın iradesi dünya kadınlarıyla bu anlamda daha güçlü buluşacaktır. Biz kadınlar umudumuzu kendi bilincimiz, irademiz ve emeğimizle yaratıyoruz. Umut etmeyi, her güne büyük direnişleri, çalışmaları, mücadeleleri sığdırarak oluşturuyoruz. Biliyoruz ki, umudumuz ancak yarattığımız kadar var olacak. Biz tüm Kadınların bunun bilinciyle bu yıl ki 8 Mart vesilesi ile tüm alanlarımızda büyük bir öfke seli olup küresel kapitalist sisteme karşı duruşunu ortaya koyacağına inanıyoruz. Kadına karşı bu kadar vahşetin, kırımın yaşatıldığı bir süreçte kadınlar; özgürlük iddialarını her yıldan daha güçlü bir biçimde radikal eylemlerle-yürüyüşlerle, direnişlerle, sloganlarla ortaya koyacaktır. Bu temelde Kürdistan’da demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmaya öncülük eden Kürt kadınlarının Demokratik Ortadoğu Kadın Birliğinin öncü gücü olarak 2020 8 Martında rollerini oynayacak ve başarıya ulaştıracaktır.”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here