Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü

0
714

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 71’inci doğum gününe koronavirüs salgını tehdidiyle giriyor. Her yıl yasakları aşa aşa Öcalan’ın doğduğu Amara köyünde kutlama yapan halkın bu yıl ki tek talebi, Öcalan ve tüm siyasi tutuklulara özgürlük.

KORONA KAYGISI

Öcalan’ın ablası Fatma Öcalan, koronavirüs kaygısı taşıdıklarını ifade ederek, 5 yıldır kardeşinin görüşüne gidemediğini, her ne kadar görüşmek istese bile kendi sağlığı el vermediği için kendisine izin verilmediğini söyledi.

2004 yılından beridir düzenlenen doğum günü etkinliklerine işaret eden abla Öcalan, önceki yıllar çok iyi kutlandığını, ancak son 3-4 yıldır köye geçişlere izin verilmediğini belirtti. Önceden 10 binlerce insanın kutlamaya katıldığını dile getiren Öcalan, “Bizim isteğimiz barışın olması. Başkanı da serbest bıraksınlar. Yaşlıdır, cezaevinde bu kadar süredir tutulması hak değil. Bizim isteğimiz budur. En azından ev hapsine çıkarsınlar. Bizde gidip görebilelim. Dünya gelip geçiyor. Kardeşimi özledim. Ömrümüz bitti ama yan yana oturamadık hiç. Ben onu hapiste gördüm. Onun da bir köyü var, köyünde yaşamasına onun da hakkı var. Görüşte bana ‘Ben de köyümü özledim, gelip gezmek isterdim’ diyordu” dedi.

4 NİSAN ÖNCESİ ABLUKA

Fatma Öcalan’ın oğlu Ali Öcalan ise, 4 Nisan öncesi köyün ablukaya alınarak giriş çıkışlara izin verilmediğini söyledi. “71 yaşında ve 21 yıldır cezaevinde” diyen Ali Öcalan, ailesi olarak serbest bırakılmasını istediklerini söyledi. Koronavirüse dikkat çeken Ali Öcalan, “Başkan da bu salgının risk grubunda. Bizim isteğimiz yaşlı ve tutuklu hastaların bırakılması. Salgından dolayı doğum günü kutlamalarının bu yıl toplu yapılması zor. Başkanın bulunduğu cezaevi koşulları çok zor. Ne aile gidip görüşme sağlayabiliyor ne de avukatları. Bu durum devletin hukukuna da aykırı. Bir insandır, orada her türlü tecritte. Annem eskiden gidip görüşme yapabiliyordu. Bu 3-4 yıldır izin vermiyorlar. En son Mehmet dayım gidip görüşme yapabildi. Biz endişeliyiz. Her tutuklunun hakkı, başkana da tanınsın. Başkanın doğum gününü kutluyorum” dedi.

“Güneşe yolculuk” ve “Güneşe özgürlük” şiarıyla Kürtlerin 16 yıldır yönünü çevirdiği Amara’ya düzenlenen yürüyüş ve etkinliklere izin verildiğinde yüzbinleri bulan festival, yasaklandığında ise ölüm ve şiddetle tarihe kaydedildi. 16 yıldır düzenlenen yürüyüşlerin kronolojik özeti şöyle:

2004: İLK KİTLESEL YÜRÜYÜŞ

Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) tarafından 4 Nisan 2004 yılında yapılan ilk kitlesel yürüyüşe, Türkiye’nin her tarafından on binlerce kişi katıldı. Tüm engellemelere rağmen kitle, Amara yolunda buluştu. Kitlenin önü Amara’ya 20 kilometre kala askerler, özel harekat timleri ve yüzlerce polis tarafından kesildi. TUHAD-FED yetkilileri ile polis arasında yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca kitle yürüyerek barikatları aştı ve Amara’ya doğru harekete geçti. Kitlenin yürüyüşe geçmesiyle polis, zırhlı araçlar ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Panzerlerden halkın üzerine gaz bombası yağdırılırken, asker silah dipçikleriyle halka saldırarak, onlarca kişinin yaralanmasına neden oldu. Günün sonunda onlarca kişi yaralandı ve belirlenen bir heyet, Amara’da Öcalan ailesine ulaşarak doğum gününü kutladı.

2005: TEPELERE ‘ROJBÛNA TE PÎROZ BE’ YAZILDI

Organize edilen Amara yürüyüşüne, engellemelere rağmen bir önceki yıla göre daha çok katılım oldu. Ancak kitlenin önü Halfeti karayolunun Birecik’in Karataş mevkiinde kesildi. Polis ve askerler kurdukları barikatla adeta yola duvar örerken, onbinler yürümekte kararlı davrandı. Saatlerce süren saldırı sonucunda onlarca kişi yaralandı. Saldırılara bir taraftan karşılık veren yurttaşlar, diğer yandan Karataş bölgesindeki tepelere taşlarla “Rojbûna te pîroz be” ve “PKK” yazılamaları yaparak, geri döndü. 2005 yılında da kırsal yolları kullanıp, Amara’ya ulaşan yüzlerce kişi Mehmet Öcalan’ın evinde doğum günü kutlaması yaptı.

2006: FIRAT KIYISINDA BULUŞMA

Bu yılda 28-31 Mart tarihleri arasında Diyarbakır’da yaşanan toplumsal olayların etkisi ile Amara’da yapılan kutlamalara yine izin verilmedi. Amara’ya akan onbinler Birecik’te durduruldu. Engellemelere rağmen Fırat kıyısında buluşan kitle, doğum günü kutlaması gerçekleştirip, Fırat’a karanfiller bıraktı. Önceki yıllarda olduğu gibi Amara’ya yine farklı yollardan ulaşan yurttaşlar, Öcalan’ın doğduğu evde doğum günü kutlaması yaptı.

2007: SAĞLIĞI SAĞLIĞIMIZDIR

2007 yılındaki yürüyüşe, Öcalan’ın zehirlendiği yönündeki haberler damga vurdu. “Sağlığı sağlığımızdır” şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüşe katılan onbinler, İmralı’ya bağımsız sağlık heyetlerin gitmesini istedi. Yapılan müdahaleler sonucu yaşanan taşlı sopalı çatışmalarda onlarca kişi yaralandı. Engellemelerle karşılaşsalar da Öcalan’ın doğduğu eve ulaşan yurttaşlar, doğum günü kutlaması yaptı.

2008: ONBİNLER AMARA YOLUNDA

Takvimler 2008’i gösterirken, başta Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman, Mersin, Adana, Antep, İstanbul, Hakkâri ve Siirt olmak üzere birçok ilden onbinlerce kişi Amara’ya gitmek üzere Suruç’un Aligör beldesinde bir araya geldi. O yıl diğer yıllara göre kutlamalar festival havasında gerçekleşti. Gece boyunca kitle kurulan platformda çalınan ezgiler eşliğinde Öcalan’ın doğum gününü kutladı. Aligör’de yapılan kutlamanın ardından 4 Nisan sabahı binlerce araçlık konvoyla onbinlerce kişi, Amara’ya gitmek istedi. Bir önceki yıl olduğu gibi “Operasyon var” gerekçesiyle yine 20 kilometre kala barikatlar kurularak, yürüyüşçüler engellendi ve çıkan çatışmalarda yine onlarca kişi yaralandı.

2009: İKİ KİŞİ GAZ BOMBALARIYLA ÖLDÜRÜLDÜ

Onbinlerce kişi, “Özgürlüğün özgürlüğümüzdür” şiarıyla çıktığı Amara yolunda Aligor’da buluştu. 4 Nisan sabahı ise Aligör beldesinde Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla fidanlar dikildi. Fidan dikiminin ardından onbinlerce kişi Amara’ya ulaşmak için araçlarla yollara döküldü. Yürüyüşçülerin önü, Amara’ya 20 kilometre kala polis ve asker tarafından kesildi. Kitle barikatı aşmak isteyince, askerler ve polislerin müdahalesine maruz kaldı. Plastik ve gerçek mermilerle halkın üzerine ateş açılması sonucu yüzlerce kişi yaralandı. Polis ve asker saldırısı sonucu Dicle Üniversitesi öğrencisi Mahsum Karaoğlan ve Suruçlu inşaat işçisi Mustafa Dağ atılan gaz bombalarının isabet etmesi sonucu hayatlarını kaybetti.

2010: AMARA YOLUNDA YAŞAMINI YİTİRENLER ANILDI

“Öcalan’a özgürlük” ve “Doğuşun doğuşumuz, özgürlüğün özgürlüğümüzdür” şiarlarıyla Amara yürüyüşünün start verildi. Mahsum Karaoğlan ile Mustafa Dağ hayatlarını kaybettiği bir önceki yıla göre katılım daha yüksek oldu ve onbinler Aligor beldesinde buluştu. Amara’ya doğru hareket eden kitlenin önü yine kesildi, ancak kitlenin kararlığı üzerine bir grubun köye girmesine izin verildi. 700 kişilik bir grup Amara’ya girerek Öcalan’ın doğum gününü kutladı.

2011: ŞÖLEN HAVASINDA GEÇTİ

2011 yılında Öcalan’ın doğum gününü kutlamak için onlarca kentten onbinlerce kişi 3 Nisan günü Urfa’nın Halfeti ilçesinde bir araya geldi. Bu yıldaki kutlamalar festival havasında geçti. Sabahtan başlayan kutlamalar gece geç saatlere kadar sürdü. Önceki yıl ki kutlamalarda yaşamlarını yitiren Karaoğlan ve Dağ’ da yaşamın yitirdiği yere anıldı.

2012: OHAL İLAN EDİLDİ

Devlet OHAL ilan etti, Kürt halkı “Kutlanacak” dedi. Tarihler 3 Nisanı gösterdiğinde ise Türkiye’nin her tarafından onbinler Amara’ya akın etti. Engellemelere rağmen yola çıkanlar gözaltına alındı, sürücülere trafik cezaları kesildi. Urfa genelinde giriş ve çıkışlara kısıtlama getirildi. Urfa merkezinden Halfeti ilçesine kadar 30 kontrol noktası kuruldu. Yürüyüşçülerin toplanma adresi Suruç’un Aligör beldesi oldu. Belde polis ve askerler tarafından ablukaya alınarak, kimsenin girişine izin verilmedi. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekilleri, parti temsilcileri ile yapılan tartışmaların ardından Aligör beldesine giriş yapıldı. Devletin tüm engellemelerine rağmen onbinlerce kişi Urfa’ya ulaştı ve Öcalan’ın doğum gününü kutladı. Yine farklı yollardan Amara’ya ulaşan kitle, doğum günü kutlaması yaptı.

2013: YÜZBİNLER AMARA’DA

2013 yılı çözüm sürecinin başladığı ve silahların sustuğu yıl oldu. Öcalan’ın tarihi Diyarbakır Newroz’un da okunan mesajı yıla damgasını vurdu. Sonrasında Kürtler bir kez daha “Demokratik çözüm Öcalan’a özgürlük” şiarıyla 4 Nisan kutlamaları için yönünü Amara’ya çevirdi. Yüzbinlerin katıldığı kutlamaların hazırlıkları günler öncesinden başladı. Kurulan çadırlarda Öcalan’a ait fotoğraflar sergilendi, havai fişekler patlatıldı.

2014: ÖCALAN MESAJ GÖNDERDİ

Bu yılki kutlamalara Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bulunduğu İmralı F Tipi Cezaevi’nden gönderdiği mesaj damgasını vurdu. Öcalan, mesajında şunların altını çizdi: “Sevgili Kürdistan Halkı 4 Nisan’ı benim kişisel doğum günümden çok bir halkın yeniden doğuşu olarak anlamlandıran, özgürlük hayallerini şahsımda birleştirip, Amara’ya yürüyen bütün yoldaşlarımı, gençleri, kadınları saygıyla selamlıyorum. 40 yıl önce ‘Kürdistan sömürgedir’ diyerek başladığımız özgürlük mücadelemiz, artık sizlerin fedakârlığı, tartışılmaz değerlerimizin emeği ve tüm kurumlarımızın kararlı mücadelesiyle öz yönetimsel yaşamın eşiğine gelmiştir. Bu coğrafya çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı ve çok farklı gerçekliklerin yan yana yaşadığı bir halklar bahçesiydi. Bütün Ortadoğu halkları, Kapitalist Modernite’nin kendi topraklarına ve değerlerine dönük seferi azgınlaştığında, ulus devlet gerçekliğinin katliamcı yüzüyle karşılaşmıştır. Bundan böyle eski rejimler ve onların ideolojileriyle bu topraklarda yaşanılamayacağı anlaşılmıştır. Özgür toplumun inşası, ancak demokratik özerk yönetimlerin geliştirilmesiyle mümkün olacaktır. Özgür yarınları kurmak, ancak köleleştirilmiş insanın yerine özgür insanı koymakla mümkündür. Bu gerçeklik ışığında bakıldığında, fiziki zindanların çok önemsiz olduğu da anlaşılacaktır. Kendi mücadele pratiğimizin bütün dünya halklarına verdiği ilham, tam olarak da zindanların birer özgürlük alanlarına dönüştürülmesi gerçeği olmuştur. Böyle bakılmadığı zaman dağları, ovaları ve kentleriyle bütün bir ülkenin karanlık bir zindana dönüştüğünü biliyoruz. Aramızdaki fiziki ayrılık önemsizdir. Ben bugün sizlerle beraber Amara’da kurulan güneşin sofrasındayım. Tek tek bütün yoldaşlarımın arasındayım. Sadece bizlerin değil, bütün uygarlığın doğumuna tanıklık etmiş topraklarımızı başta kadın ve genç yoldaşlarımız olmak üzere bütün halkımızın özgürlük bilincine emanet ediyorum. Hep birlikte özgür bir ülkede buluşacağımıza olan inancımla hepinizi kucaklıyorum.”

2015: 3 KOLDAN AMARA’YA

Kutlamalar için günler öncesinden özelikle bölge kentlerinde “Öcalan’a özgürlük” talepli yürüyüşler gerçekleştirildi. Urfa, Adıyaman ve Antep üzerinden 3 koldan yapılan yürüyüşe onbinlerce kişi katıldı. Yürüyüşün dördüncü kolu ise Diyarbakır’da başlatıldı. Başlatılan Amara yürüyüşleri, 3 Nisan günü Halfeti’ye ulaştı ve ismi “4 Nisan Parkı” olarak değiştirilen Newroz alanında tüm gün festival havasında kutlama gerçekleştirdi.

2016: YASAKLAR DELİNDİ

2016 yılında yapılan Amara yürüyüşünün talebi, Öcalan üzerinde devam eden tecridin son bulması ve müzakere masasına geri dönülmesiydi. Çatışmalı süreçle yeniden getirilen yasaklama kararı kapsamında Urfa’ya çıkan yollar, polis ve askerler tarafından tutuldu. Engellemelere rağmen yurttaşlardan bir kısmı Amara’ya ulaşmayı başardı, doğum günü kutlaması yaptı.

2017: ABLUKA AŞILDI

Öcalan’ın 68’inci yaş günü için Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde gerçekleşen yürüyüş, yasaklamalara, engellemelere, saldırılara rağmen Amara mahallesindeki kutlamayla son buldu. Günler öncesinden Amara ve Halfeti’ye gelen yurttaşlar bir gün öncesinden gazeteciler de dahil olmak üzere İçişleri Bakanlığı’nın talimatı olduğu gerekçesiyle mahalleden çıkarıldı. Halfeti ve Amara ablukaya alınırken, yurttaşların bekleyişi saatlerce devam etti.

Amara ulaşabilen DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, TJA, Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi aktivistlerinin yanı sıra Cizre’de katledilen Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel, Rohat Aktaş’ın annesi Meliha Aktaş, Antep ve Urfa ve civar mahallelerden gelen çok sayıda kişi ile Öcalan ailesi, doğum günü kutlaması yaptı.

2018: YASAĞA RAĞMEN KUTLAMA

2018’de yapılmak istenen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 69’uncu yaş günü kutlamaları “yasak” kararına takıldı. Kent genelinde uygulamaya sokulan engellemeler nedeniyle halkın Amara’ya gitmesinin önüne geçilmeye çalışıldı. Son hafta Amara’da konuşlandırılan jandarmalar Öcalan’ın doğduğu evi abluka altına aldı. Halfeti ilçesi ve Urfa girişlerindeki birçok noktada engelleme noktaları kuran jandarmalar, yurttaşların Urfa, Halfeti ve Amara’ya ulaşmasını engelledi. Amara mahallesine giden yol ile Halfeti ilçesinin girişini tutan jandarma ve polisler, kütüğünde Halfeti yazmayan hiç kimseyi ilçeye bırakmadı.

Tüm bu baskı ve engellemelere rağmen 2 gün öncesinden Halfeti’ye gelen DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP milletvekilleri ve onlarca yurttaş ise, polislerin zırhlı araçlar ile abluka altında tuttuğu HDP Halfeti İlçe Örgütü binasından çıkamadı. Halkın Amara’ya gidişlerine izin verilmezken, Öcalan’ın doğduğu evde açıklama yapan HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, engellemelere tepki göstererek, Öcalan’ın doğum gününü kutladı.

2019: AÇLIK GREVİ VE ÖLÜM ORUCU

Bu yılda ritüel değişmedi, Amara Mahallesi abluka altına alındı. Urfa Valiliği, 1-6 Nisan tarihlerini kapsayan eylem ve etkinlik yasağı ilan etti. Alınan bu karar doğrultusunda Amara’ya giden yollar asker ve polisler tarafından zırhlı araçlar ve TOMA’larla kapatıldı. Ablukaya alınan mahalleye sakinlerinin dışında girişlere izin verilmedi. “İçişleri Bakanı’nın talimatı” denilerek, HDP Milletvekili Ömer Öcalan dahi mahalleye sokulmadı. Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Kürt halkına bulunduğu her alanda Öcalan’ın doğum günü kutlama çağrısında bulundu. Kürtler, tüm engellemelere rağmen bulundukları her kentte ve alanda 4 Nisan’da doğum günü etkinliği düzenledi.

Bu yıl ki kutlamalara “Tecridin kaldırılması” talepli DTK Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde 8 Kasım 2018 tarihinde başlayan ve tüm cezaevlerine yayılan açlık grevleri damga vurdu. 4 Nisan yaklaştığında binlerce tutuklu açlık grevinde “Tecridi kıralım, faşizmi yenelim” şiarıyla dünyada eşi benzeri görülmemiş bir eyleme imza attı. 200 günü bulan açlık grevlerinde 8 tutuklu yaşamına son verdi. Açlık grevi ölüm orucuna dönüştü. Açlık grevi tecridin kapılarını da kırdı. Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan 8 Ocak’ta İmralı Adası’na gitti. Bu görüşmeyi yeterli bulmayarak eylemlerini sürdüren Leyla Güven, 3 milletvekili ve tutukluların tutumu sonuç aldı. Öcalan’ın avukatlarından Nevroz Uysal ve Rezan Sarıca, 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs, 22 Mayıs, 12 Haziran, 18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde müvekkilleriyle görüştü. Görüşmeler sonucu Öcalan’ın çağrısıyla 26 Mayıs tarihinde açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri sonlandırıldı.

MA

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here