Kürtler, Demokratik Siyasette Büyük Bir Zafer Kazandılar

0
96
KEMAL SÖBE
AKP ve Kürt karşıtı siyaset bir kez daha Kürt duvarına çarpıp Kurdistan’dan postalandı. 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Kurdistan’da demokratik Kürt siyaseti kazandı ve Türkiye’de de Dem Partinin ve Kürtlerin ve daha farklı kesimlerin katılımıyla AKP-MHP faşizmine ağır bir darbe vuruldu. AKP-MHP üst yönetimi-iktidar adeta attan düşmüşe döndüler, kâbus görür oldular. Türkiye’de demokrasinin gelişimi, Kürt sorununun demokratik çözümü için, bu seçimler bir uyarı oldu. Mevcut iktidar ağır bir darbe aldı ve resmi olarak bile bir meşruiyeti kalmadı. Seçim süreçlerinde Kürtlerin oyları hep tartışma konusu oluyor. Çünkü Kürtlerin oyları belirleyici ve kader tayin edici oluyor. Kimse Kürtlerin ulusal varlığını ve haklarını tartışmıyor, kabul etmiyor ama oylarını tartışıyorlar. Böyle bir ahlaksızlık olamaz. Kürtleri ulus olarak kabul etmeyeceksiniz, ama Kürt oylarına göz dikeceksiniz, Kürt değerlerini gasp edeceksiniz. İnkârcı rejim ve rejimin partileri, Kurdistan’da aldıkları yenilgiyi hazmedemiyorlar. Kurdistan’da Siyasi iflas yaşayan rejim, faşizmle ve askeri operasyonlarla zorla kalmaya çalışıyor, bütün Kurdistan’ı hedefi haline getirmiş. Dem Parti, Kurdistan’da birinci parti ve Türkiye’de de demokrasinin motor gücü olmayı başarmıştır. Bütün engellere, tutuklamalara ve baskılara rağmen demokratik siyaset etkisini ortaya koymuş, demokrasinin gücü olmuştur. Var’da gasp edilmek istenen halkın iradesi halkın direnişiyle geri alınmıştır. Van halkı gerçektende büyük bir başarı kazandı, AKP-MHP zulüm rejimine haddini bildirdi. Sadece Van’da değil bütün Kurdistan’da Kürt halkı direnişe geçti ve faşizme geçit vermedi. AKP-MHP zulüm rejimi dünyaya rezil olmuş durumdalar. Söyleyecekleri yalan ve kullanacakları yalan kalmadı.
 İktidarın yalanının bittiği yerde kaba zor aygıtı devreye girer. Kurdistan’da şimdiki durum çok farklıdır. Çünkü rejim, bütün Kürtlerle savaşıyor. Yakın gelecekte Türkiye’de de bütün Türkiye halkıyla karşı karşıya gelecek bir rejim var. Ekonomik zorluklar günden güne halkın belini daha çok büküyor. Türkiye halkı, daha şimdiden alternatif arayışına girmiştir. Dem Parti, biraz daha iyi çalışırsa Türkiye halkı için de de gelişecektir, taban bulacaktır. Çünkü halk bir umut bekliyor ve düzen partilerinden bıkmıştır. Halkı kurtaracak olan güç halkın öz gücüdür ama halka bu bilinci vermek gerekiyor. Dem Parti öncülüğünce halk örgütlü hale getirilir ve bilinçlendirilirse yeni bir demokratik düzenin gelişimi gerçekleşir. Alternatif siyasi güç pratikte gelişim göstermezse halk umutsuzluğa kapılır ve düzen partilerinin kuyruğuna takılmaya devam eder. Bu açıdan pratik alternatif demokratik siyasetin halkın içine girmesi ve halklaşması çok önemlidir. Dem Parti, Türkiye’de halkın kendi partisi olduğu konusunda halkı ikna edebilirse halkın yaşamını geliştirmede büyük bir rol oynayabilir. Çünkü Türkiye toplumunda, Dem Parti ve aynı gelenekten gelen partilere yaklaşımı hala kısmen rejim zihniyetini yansıtıyor. Rejim zihniyeti Dem Partiyi Türkiye-Türk düşmanı ve bölücü olarak gösteriyor. Bu zihniyetin etkisini yaşayanlar Dem Partiye mesafeli duruyorlar. Bu mesafe, iyi ve etkili bir çalışma yaparak aşılabilir. Eskiye göre, Türkiye halkının zihniyetinde kısmen bir değişim var ama yeterli değil. Değişim ağır ve yavaş oluyor, parça parça oluyor. AKP-MHP rejiminin kan kaybettiği doğrudur. Ancak Türkiye halkına demokrasi ve özgürlük bilincini vermek ve bu konuda eğitmek gerekiyor. Düzen partilerinin siyaset stadyumunda futbol topu gibi oradan oraya şutlanan bir toplum var.
Türkiye halkını bu durumdan kurtarmak gerekiyor. Halk mevcut hükümetten bıkmış ama çareyi, iktidar partisine benzeyen aynı zihniyete sahip bir başka düzen partisine sığınmakta arıyor. AKP’de uzaklaşıyor ama Yeni Partiye, Gelecek Partisine ve bu gibi partilere gidiyorlar. Halkın, bunların hepsinin aynı kafa yapısına sahip olduğu bilincine sahip olmaları gerekiyor. İşte bu bilinç demokratik bilinçtir. Türkiye’de başta Dem Parti olmak üzere bütün demokratik devrimci güçlere büyük görevler düşüyor. Türkiye halkının, günümüze kadar rejim partilerinin kuyruğuna takılmaları, bunlardan medet ummaları Türkiye’de demokrasi güçlerinin yetersiz olmalarından kaynaklandı. Ancak şimdiki durum farklıdır. Sistem çürüme yaşıyor, halk bir arayış içindedir. Bu demokrasi boşluğunu Dem Partinin doldurması gerekiyor. Demokrasi birikimi şimdi daha çok gelişmiştir. Düşman demokratik güçlerin birleşmesini engellemek ister, sorun çıkarır, engel koyar ama buna rağmen demokrasi güçlerinin daha çok alanlara çıkması ve halklarla birlik olması gerekmektedir. Halkla iç içe geçmeyen, birlik olmayan bir demokrasi hareketi alternatif olamaz. Bir kenarda durarak sadece doğruları söylemek lede gelişme olmaz. Hem doğrular söylenecek hemde sokaklara çıkılacak halk ile rejim titretilecek.
Van’da halk sokaklara çıkmasaydı, direnmeseydi Dem Parti adayına mazbatası iade etmezlerdi ve diğer belediyelere de yönelirlerdi. Bu direniş, AKP-MHP faşizmine bir uyarı ve ders oldu. Seçimlerde demokratik siyaset kazandı ama her şey daha yeni başlıyor. Rehavete kapılmamak gerekiyor. Önemli olan Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü, yeni özgür bir yaşamın gelişimidir. Türkiye’de yığınla sorun var ve hepsi çözüm bekliyor. AKP-MHP bu kaybı hazmetmez, çeşitli oyunlarla iktidarda kalmak isteyecektir. Kazanılan belediyelere kayyumların atanmaması için, Van’da olduğu gibi sokaklara çıkmak ve kazanımlara sahip çıkmak gerekiyor. Aksi halde kısır döngüde dolaşılır, dönüp dönüp tekrar başa gelinir ve tekrarı tekrar etmek olur.  Kazanılan beledilerde demokratik ve halkçı siyaseti geliştirmek ve kayyumları belediyeye yaklaştırmamak gerekiyor. Asıl mücadele şimdi daha yeni başladı. Kür halkı ve demokratik çevreler zulüm rejimine iyi bir tokat attılar. Şimdiki süreçte bütün Türkiye’de demokratik siyaseti yaygınlaştırmak gerekiyor. Faşizan rejim sona ermeden demokratik bir düzen kurulmadan hiçbir kazanım kalıcı olmaz. Türkiye ve Kurdistan’da demokratik devrimi geliştirerek yeni bir yaşam kurulur. Bundan dolayı bütün mücadele alanlarını demokrasinin gelişimi için kullanmak gerekiyor. Gerilla iyi bir şekilde savaşıyor ve halka moral ve güç veriyor. Halk ta, demokratik zeminde demokrasi mücadelesini daha çok geliştirerek, sokakları ele geçirerek AKP-MHP faşizmini yok etmelidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz