Örgütlü toplum ve intikam ateşi – Destan Laser

0
740

Son dönemlerde basından intikam birimleri ve ateşin çocukları adıyla Akp -Mhp faşist yapılarına karşı eylemselliklerin olduğunu duyuyoruz.

Kuzey Kürdistan ve Türkiye de Kürt halkına ve demokratik çevrelere dönük çok yönlü baskı varken birilerinin buna karşı harekete geçmesi toplumun büyük bir kesiminde sevinç yaratmış durumda. Özellikle öz yönetim direnişlerinden sonra artan baskılar ve buna dönük beklenen reflekslerin açığa çıkmamış olması herkeste öfkenin içte birikmesini doğurmuştu. Görülen haksızlıklar ve zulümler insanları çileden çıkartıkça -çıkarıyorken- bir şeyler yapamamış olmanın iç sıkıntısı da kendi kabuğuna kapanmayı getiriyordu.

Kış uykusundan uyanarak baharda toprağa düşen cemre misali yeniden hayat bulan reflekslerin herkesin yüreğine biraz su serpmiş olduğu gözüküyor. Bir kıvılcımın koca bir ateşe döneceğini herkesin bilmesine rağmen ilk çakmağı kimin çakacağını bekleyen bir durum da vardı. Bir kahraman aranıyordu ya da bekleniyordu. Genelde ezilen haklarda ortaya çıkan temel bir psikoloji yaşadığı zahmet ve eziyetten birilerinin onu kurtaracağı umudu ya da mesih beklentisiydi. Aynı psikoloji uzun yıllardır Kürt halkının haklı mücadelesinde de kendisini gösteriyor. 40 yıllık Kürdistan özgürlük mücadelesinin halkta yarattığı büyük bir bilinç ve örgütleme kültürü var. Bu anlamda 21. yy da birkaç devrim yapacak kadar tecrübe ve bilince sahip mücadele birikimi var. Buna rağmen en ufak bir baskı ve zor karşısında ’’ biri kıvılcımı yaksın ikinci ben olayım’’ diyen yaklaşımlardan kaynaklı gözler sürekli gelecek olan kahramanı bekliyor. Bu arada beklenen kahraman geciktikçe de faşizm yol alıp gitmeye devam ediyor. Faşizmin önümüzden geçip gitmesinde kendi güçlü oluşu değil herkesin bakıp, bir kahramanın ortaya çıkmasını beklemek yol açıyor.

Kürt toplumu olarak bekleme seansları sürecindeyken ortaya intikam birimleri, ateşin çocukları gibi inisiyatiflerin çıkmış olması , faşizme dur demeleri elbette rahatlatıcı oldu. Bir çok yerde akp-mhp çetesine darbe vurmaları, yaptıklarının hesabını sormaya başlamaları halkta heyecan yarattı. Herkes heyecan yaratan bu öfkeli kahramanları ve pratiklerini merak ediyor. Ama bu arada belirtmek gerekir ki tüm bunlar zaten yıllar öncesinde de yapılan şeylerdi. Yani mücadele halkı nasıl kavga verileceğini de neler yapılabilineceği de biliyor ve farkına vardığı oranda bildiklerini pratiğe de geçiriyor. İşte son dönemlerde popüler olan ve merak edilen intikam birimleri ve ateşin çocukları uzaydan ya da bir yerden gelen mesih değil bilip te kimseyi beklemeden harekete geçen yurtseverler, yani mücadeleci halktı. Demekki sevinip heyecanlanmanın ötesinde bize bir mesaj veriyor bu insiyatifler , öncününde kahramanında içimizde olduğunu gösteriyorlar.

Elbette tarihtende gördüğümüz gibi zülme karşı, İsalar, Spartaküsler, Budalar, Leninler, Mazlumlar,Kemaller yani halkların mücadelesine öncülük eden birileri hep olagelmiştir. Yine öncü olan bu önderlerin amaca ulaşmak için oluşturdukları dinleri partileri tarikatları da ola gelmiştir. Nitekim bunlar hem anlamlı hem de halkların mücadelesinde ihtiyaç olan hususlardır. Halen de günümüz açısından devrimci –demokratik partilere ve de onun öncülerine hiç olmadığı kadar ihtiyaç vardır. Hatta tüm bir toplumun bir parti gibi hareket etmesi gerektiği bir gerçeklik var karşımızda.

Örgütlenmiş halkların her şey olduğu örgütlü olmayan halkların ise egemenlerin çıkar pazarlarında acımasızca satışa sunulduğu bir dönemden geçiyoruz. Halkların kaderinin kendi ellerinde hatta örgütlülüklerin de olduğunu da iyice görüyoruz. Dolasıyla örgütlü olmak için koşulsuzluğun engellemelerine de takılmadan, bulunulan çağın avantajlarından faydalanarak, kimseyi beklemeden elbette harekete geçe bilinir.
Örgütlü halk örgütlü birey demektir. Örgütlü birey mücadele bilincine sahip olduğundan kendi gücüne dayanarak kavgasını yürüten kişidir. Tek başına bile olsa yapacağı bir şeyleri her zaman vardır çünkü o mesih bekleyen değil faşizme karşı mücadele eden örgütlü bireydir. Her örgütlü bireyin bulunduğu yerden kendi imkan ve koşulları çerçevesinde yapacakları ile deryaya dönüşen bir damla olabilir.

Benim anladığım çokça ismini duyduğumuz intikam birimleri ve ateşin çocukları Denizlerin faşist sarayları yıkmasını bekleyen değil bu denizi oluşturan damla olmayı gösteriyor.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here