Özgürlük Sanılan Kölelik

0
681

Özgürlük istiyordum nefesim kesilircesine. Özgürlüğüme kavuşmak için dudaklarımdan bir dua koptu, esen hafif rüzgarla dağılıp gitti. Bu sefer daha alçak gönüllü bir istekte bulundum, değişiklik ve heyecan istedim. Bu dua da boşluğa karıştı. Yarı çılgın bir halde “tanrım” diye bağırdım. Öyleyse şimdikinden başka yeni bir kölelik bağışla bana… (Jane Eyre- Charlotte Bronte)

Bir kadına yılgınlıkla bu sözü söyleten özgürlüğe tanrıdan dileyerek, kaderimizin çizdiği yazgıya boyun eğerek ulaşamayacağımız kesin. Üzerine düğüm üzerine  düğüm atılmış, bir bir zincirle bağlanmış, kafes içinde kafese haps edilmiş bir kölelikse konumuz yani kadının özgürlüğü ise çözülen her düğüm, koparılan her zincir ya da parçalanan her kafesin ardından karşı karşıya kaldığımız dokuz bin dokuz yüz doksan dokuzu söyletmiş olabilir bu sözü. Kısa bir anlık özgürlük yanılsaması yaşar sonra bunun kadın için öyle kolay olmadığını görürüz. Aile, eş-sevgili baskısını aşmak, ekonomik özgürlüğe sahip olmak, seçme-seçilme, kamusal alanda temsil hakkını kazanmakla ulaşılır sandık özgürlüğe. Elbette bahsi geçin hedefler de öyle kolay gerçekleşmedi. Büyük emek ve bedeller ödendi. Ama ulaştırmadı özgürlüğe. Elbette bahsi geçen hedefler de öyle kolay gerçekleşmedi. Buyük emek ve bedeller ödendi. Ama ulaştırmadı özgürlüğe kadınları. Eş, sevgili ve aile baskısından kurtulup tek başına yaşamak istediğinde tek baskı mekanizmasının onlar olmadığı görüldü. Yanlız bir kadına hoş gözle bakılmaz toplumda. Kiralik ev bile bulamaz kolay kolay. Hemen etrafını çevirir ataerkil önyargılar. Ekonomik  bağımsızlık da sağlamaz aradığımız özgürlüğü. Rekabetçi, iktidarcı olmayı gerektirir, toplumu-doğayı katleden kapitalizmin buz gibi hesapları içinde kimliğini, onurunu yitirmeyi. Ucuz iş gücü olmayı, kariyer yapmak için çocuk yapmamayı. Üstelik bunlar eğer şanslı ve avantajlıysanız karşı karşıya kaldıklarınızdır. Daha ağır bedelleri de var.

Her alanda kadının rengini hakim kılmak

Kadınların çalıştığı alanlarda yaşadıkları deneyimler düşünüldüğünde kadınların para kazanmasının yada para ile özgürlüğe ulaşmasının da öyle kolay olmadığını görmek hiç de zor değil. Giyotine gitme pahasına savunup, yıllar sonra elde edilse de seçme seçilme hakkı kadınların verdiği bedellere denk bir özgürlüğü getirmedi. Hala siyasette belirleyici olan erkekler. Üstelik sadece siyaset tarzı, siyasete rengini vermek açısından değil, nicelik olarak da bir elin parmaklarını geçmiyor siyasette kadın temsili. Vitrin dolduran, kadınlar adına politika üretmeye bir siyaset alanında çok az kadın gerçekten kadın politikası yapabilecek olanakları buluyor.  Onların da başına gelmeyen kalmıyor zaten. Uğradıkları hakaretler, devlet baskısı sadece kaba biçim de görünenler.

Bir de özgürlük için “eğitim şart”, “kadın katliamlarının sebebi cehalet” diyenler oldu. Eğitilirse toplum, kadınlar haklarını savunabilir ve özgürlüğe ulaşabilirdi güya. Oysa en yaldızlı üniversitelerin diplomalarını taşıyan kadınlar da katledildi,  o çok eğitimli erkekler uyguladı şiddeti hem de azımsanmayacak bir sayıda. Hukuki  düzenlemelerle özgürlük alanlarının açılmadığını da biliyoruz.

Kadının Özgürlüğü Toplumun Özgürlüğüdür

“Ben diğer kadınlar gibi olmayacağım, ben diğer kadınlardan farklı” diye başlayan ve o diğer kadınların dışında olduğunu düşünerek özgürlük arayışını tek başına başaracağına özgürlük arayışını tek başaracağına inanmak diğer önemli bir yanılgı özgürlük yolunda. Oysa dinleyince birbirimizin hikayesini ya da kadın hareketi tarihinde yaşananlara bakınca bir aynı şeyleri yaşamayız diyoruz. Adını değiştirip okuduğumuz her hikaye bizim hikayemiz.

Biz  kadınlar özgürlük sandığımız şeylerin özgürlük olmadığını çok kısa zamanda fark ettik. Aile baba baskısından kurtulduğumuz anda toplumsal cinsiyetçiliğin ince-kaba yöntemlerle uyguladığı baskıyı hissettik ensemizde. Ait olduğumuz sınıf, halk, din , inanç ne olursa olsun farklı biçim,  yöntem ve dozajlarda da olsa yaşadıklarımızı derinlemesine ele alıp çözümlediğimizde  aynı kölelik statüsünde tutulduğumuzu fark ettik.  O kölelik ki tüm köleliklerin kök hücresi.  Tüm kölelikler onun değişmiş , farklılaşmış biçimleri. Onun için bir bir adım atınca özgürlüğe doğru tüm iktidar alanları sarsılır. Bunun için söylenmiş olsa gerek “kadının özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür” diye.

Erkeklerde hiç özgürlük arayışı yok da demiyoruz. Ama erkeklerin özgürlük konusundaki yanılgıları daha derin. Öyle kolay fark edilebilecek durumda değiller köleliklerini. Fark etseler dezavantajlarından kolay kolay vazgeçilmek istemezler. İktidar alanlarının bolluğudur bunun en temel nedeni. İktidar alanlarının bolluğudur bunun en temel nedeni. İktidarların kölesi olmakla üzerinde yükseldiği kesim ya da zemini köleleştirici etkisi göz ardı edilerek yaşanır bu yanılgı. İktidar alanları kadın içinde vardır. Bu nedenle kadının bu konuda erkeğe benzeştiğinde ne kadar çirkinleştiği de bilinir. Ama en özgürlükçü olduğunu  düşünen erkeğin dahi kadınla içinde egemenlikli, cinsiyetçi yaklaşımları taşımayan bir kurması oldukça güç.

Anlamlı, özgür yaşam ana tanrıçalar atrafında gerçekleşir

Tüm bunlar özgürlüğü imkansız, gerçekleşemez, sürekli peşinden koşacağımız ama asla ulaşamayacağımız bir şey olarak  bir şey olarak kurgulamayı ifade etmez. Neyin özgürlük olmadığını ve özgürlüğü getirmediğine dikkati çeker. Tanrıya bize yeni bir kölelik versin diye yalvaracak kadar kopmamak için özgürlük arayışında özgürlüğü yeniden tanımlamamız gereğine işaret eder. Anlamlı, özgür yaşamın ana tanrıçalarının çalınan icatları, gasp edilen değerleri üzerine kurulan ilk devlet Sümer’lerdi.  Ve özgürlüğü ortadan kaldırdıktan sonra bir kelime olarak ortaya çıktı Sümerce “amargi” yani özgürlük. O yaşama duyulan özlemi, anaya-doğaya dönüşü ifade etmek için. Oradan yola çıkarsak aramak için bir kadınlardaki anlamlı özgür yaşam potansiyeline bakmalıyız.  Önderlik son savunmasında bu potansiyeli alıyor ve şöyle diyor; “ maddenin kendisi yapısallaşmış enerjidir… madde bu özelliğiyle enerjiyi kafeslemekte, akışkanlığını dondurmaktadır. Her madde formunun enerji payı farklıdır. Zaten bu enerji farklılığı maddi formların yapıların faklılığın belirlemektedır. Kadın maddesindeki, formundaki enerjiyle erkek maddesindeki enerji farklıdır. Kadında taşınan enerji hem daha fazladır, hem de bu enerjinin niteliği farklıdır.  Bu farklılığı doğuran kadın formudur.

Özgürlük isteyen kadının sesi rüzgarla dağılıp gitmez

Toplumsal doğada erkek enerjisi iktidar aygıtlarına dönüştüğünde maddi formlar, biçimler halini alır. Biçimler tüm evrende soğumuş enerji olarak tutucudur. Toplumda  egemen erkek olmak, iktidar biçimciliği haline gelmektir. Bu haliyle taşıdığı enerji ağırlıklı olarak form kazanmıştır. Form haline dönüşmeyen enerji azdır ve çok az kişilikte yaşanır. Kadında ise enerji ağırlıklı olarak form haline , biçimselliğe gelmez.  Enerjisi akışkan halini korur. Erkek formunda kafesinde tutuklanmazsa, yaşam enerjisi olarak akışkanlığını sürdürür.  Dondurulmamış kadındaki güzellik, şiirsellik, tını kabiliyeti (anlam potansiyeli), ağır basan bu enerji haliyle yakından bağlantılıdır.

Yaşam enerjimizi akıtacağımız alanları doğru seçebilirsek gerçek anlamda bir özgürlüğü yaratacak adımlar atabiliriz. O yaşam enerjisinin çölde kuruyan nehirler gibi soğurulmadan etrafına yaşam kaynağı olduğu zamanlar daha uzun bir dönemdi evrensel tarihimizde. Keskin retler, boşanmalar ve devrimler dışında çözülmez kölelilik halklarımız. Yorgun düşeceğimiz, yılgınlık ve inançsızlıkla özgürlükten vazgeçeceğine reformlar, bir kısmı kölelik bir kısmı özgürlüğe dayanan duruşlarda ulaşılmaz özgürlüğe dayanan duruşlarla ulaşılmaz özgürlüğe.  Yaşam deneyimlerinin, feminist mücadelelerin tarihinde çıkaracağımız en temel ders bu oluyor.

Son yılların en sert ve zorlu kışlarından birini geride bırakıp bahara adım atmaya hazırlanırken, nedir özgürlük, özgür bir kadın nasıl yaşar diye daha fazla sormalıyız kendimize. Cevaplarınızı ve sorgulamalarımızın daha fazla paylaşmalıyız. Özgürlüğe inancımızı daha güçlü tutmalıyız. O  zaman nefesi kesilircesine özgürlük isteyen kadının sesi rüzgarla dağılıp gitmez.

Zozan SİMA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz