PKK, Aralık ayı şehitlerini andı

0
778

PKK Şehitler Çalışması Komitesi, Aralık ayı şehitlerini andı. Açıklamada, şehitlerin özgür yaşamın teminatı, PKK’nin ruhu olduğu vurgulandı.

PKK Şehitler Çalışması Komitesi, bugün yaptığı yazılı açıklama ile Aralık ayı şehitlerini andı.

‘ŞEHİTLER SAYESİNDE…’

Açıklama şöyle:
“Önder Apo PKK’nin temelini şehitler üzerinde şekillendirdi. Kürdistan’daki tüm gelişmeler, PKK’nin çıkışı şehitler sayesinde oldu. Dolayısıyla Önder Apo’nun fikir, felsefe, ideoloji ve kişiliği ile oluşan PKK şehitlerin duygu ve düşüncelerini ifade ediyor. Şehitlerin gücü, özellikleri, kuralları, bağlılığı, inanç ve umutları, yoldaşlığı ve özgür yaşam mücadelesini yürütüyor. Mücadelenin her anında var olmaları, büyük fedakârlık ve kahramanlıkları Önder Apo ve PKK’nin daha da büyümesini sağlamış, tarihi kılmıştır. Bundan dolayı PKK ölümsüz şehitlerimizin varlığı anlamına geliyor. Önder Apo’nun ‘PKK şehitler partisidir’ belirlemesi bundan kaynaklıdır. Hepimiz şehitler sayesinde Kürdistani oluyoruz, vatanseverlik düzeyine ulaşıyoruz.
Kürt Özgürlük Hareketi PKK, 42’nci mücadele yılına girdi. Bu vesile ile Kürdistan’ın özgürlük müjdesi olan PKK’nin kuruluş yıl dönümünü başta Önder Apo’ya, ölümsüz şehitlerimize, işgale karşı direnen herkese, tüm insanlığa kutluyoruz. PKK, 42 senelik mücadelesi ile Kürt halkına, insanlığa umut, başarı ve onur olmuştur. Kürt halkı ve insanlığı bu düzeye taşıyan da PKK şehitleridir. Kürdistan’da kazanılan tüm kazanımların PKK şehitleri sayesinde gerçekleştiğini unutmamamız gerekiyor.

‘HAYATIMIZI AYDINLATIYORLAR’

42 yıllık mücadele sürecinin her günü Kürt ve enternasyonalist şehitlerin isimleri ile yazılmıştır. PKK tarihi bundan dolayı her yönü ile kahramanlık, fedakârlık, cesaret tarihi olmuş, binlerce şehadetin sembolü haline gelmiştir. Demokratik insanlığın geleceği için özgür yaşam umudu olmuştur. PKK’nin şehitler gerçeği Aralık ayının ilk günlerinde de kendisini göstermiştir. İçinde bulunduğumuz süreçte de PKK öncülüğünde Apocu ruh ile Kürt halkı ve insanlığın özgürlük mücadelesi aralıksız sürüyor. Mücadelenin her gününde halkımızın en güzel gençleri işgalcilere karşı yürütülen eşsiz direnişte şehadete ulaşıyor. Her şehidimiz hayatımızı aydınlatan en parlak yıldızdır. Aralık ayı da bu yıldızlar ile doludur.

‘ADIL VE GÜLBAHAR PKK’NİN RUHUDUR’

Aralık ayında ismini altın harfler ile insanlık tarihine yazan birçok kahramanlar vardır. Büyük komutan, Botan’ın evladı Adıl-Ramazan Aybi yoldaş bu kahramanlardan bir tanesidir. Önder Apo’ya bağlılığını ülke, toprak, arkadaşlık ile bütünleştiren Adıl yoldaş, cesareti, inanç, kararlılık ve öngörüsü ile tarihte yerini aldı. Kürt halkının öncülerinden komutan Adıl yoldaş, mücadele hayatının her anında kendisiyle birlikte zamanın kadro ve militanını yaratıyordu. Bu duruşu ile düşmana ağır darbeler indiriyor, derin yaralar açıyordu. Adıl arkadaş ‘doğru yaşam, doğru savaş ile Önder Öcalan’ı doğru kavrama’ tanımını yaşayanlardandı. Arkadaşlık, alçak gönüllülük ve özgür yaşamda ısrarı kadar savaşın da ustasıydı. Dolayısıyla Adıl arkadaşın bulunduğu yerde korku, kaybetmek yoktu. Düşmanı darbeleme ile başarıdan söz edilirdi. Adıl arkadaş Önder Apo’nun ideolojisi ile eğitilen Kürt kişiliğiydi. Bundan dolayı gittiği her yerde başarı ve anlamlı yaşam vardı. Adıl arkadaş kendisi ile birlikte birçok kahramanı geliştirdi. Özgürlük mücadelesinde en ön cephede özgürlüğe koşan ruh oldu.
Kahramanlık kendi başına oluşan bir durum değildir, toplum yaşamının binlerce yıllık ürünüdür. Yani her kahramanlık aynı zamanda hayatı inşa etmenin mayasıdır. Halkalar şeklinde birbirine ulaşarak özgür dünya ağını örüyorlar. Bu ağın bir başka halkası da Gülbahar arkadaştır. Asî kadın Gülbahar-Selma Kaya arkadaş, kısa sürede Önder Apo ve PKK gerçekliği ile bütünleşerek Kürdistan dağlarının yüksekliğinde özgürlüğün güzelliğine öncülük etti. Kürdistan ve tüm dünyada kadınların özgür yaşamına erişmesi için kadın ordulaşmasında komutan rolü oynadı. Kürdistan kadınları bugün tüm dünyanın merkezinde. Kuşkusuz bu Gülbaharların emek ve fedakârlığın ürünüdür.

‘ÜLKEMİZ TEKRAR İŞGAL TEHDİTLERİ İLE KARŞI KARŞIYA’

Her şehit aynı zamanda bir ruhu ve süreci temsil ediyor. Her şehidin ismini burada dillendiremezsek bile şehadet hiçbir zaman parçalanmayacak bütünleşmenin gerçekliğini ifade ediyor. Dolayısıyla bir şehidi anmak aynı zamanda tüm şehitleri anmak anlamına geliyor. Kürdistan’ın tüm parçalarında bugün de düşmana uşaklık ve işbirlikçilik gelişiyor. Önder Apo’ya yönelik 1998 yılında gerçekleşen komplo bugün Kürdistan işgali ile güncelleniyor. Unutulmaması gereken husus şu; soykırım tehditlerinin arttığı her dönemde buna karşı kalkan olan kahramanlar da ortaya çıkmıştır. Komploya karşı Önder Öcalan etrafında örülen ateşten çember her gün yeni ruh ve irade ile düşmana ağır darbeler vurdu. Binevş-Husniye Oruç arkadaş da bu ateşin bir kıvılcımı olarak düşmanın ve işbirlikçilerin beyinlerini sürekli yakacak. Rüstem-Yücel Zeydan arkadaş düşmana ulaşklık ve işbirlikçiliğe karşı vatanseverlik ve devrimciliğin en yalın halini ifade ediyor. Rüstem arkadaş gerçekliği, soykırımcı sistemde yetişirse bile söz konusu ülke ve insan onuru oldu mu insan değerli bir tavır gösterebilir. Günümüz aydınlatan bir diğer kahramanlık halkası da Sabri Gulo-Dara Reşit Gulo arkadaştır. Rojava’nın savaşçı ve direnişçi kişiliği kadar ihanete ve işbirlikçiliğe karşı da güçlü duruşun temsilcisi oldu. Özgürlük hareketi küresel mücadelesi ile birçok inanç ve rengten öncü yarattı. Bu öncülerden bir tanesi de Êzidî halkımızın bağrında çıkan ve Kürdistan özgürlük mücadelesinin ilk dönemlerinde mücacdele eden Omer-Abdullah Sevgat arkadaşımızdır. Êzidî halkmızı karşı katliam ve soykırım devam ediyor. Êzîdxan’ın evlatları bu direnişçi ruhu Şengali savunmada hayati düzeyde güçlendirmelidir.
PKK’nin 42’nci mücadele yılında Kürt halkı ve Kürdistan’a yönelik soykırım tehditleri devam ediyor. İradeleşen Kürt halkı, çocuk, kadın ve yaşlılarına karşı topyekün saldırı gerçekleşiyor. Taşeron faşîst Türk devleti işbirlikçileri ile halkımıza karşı ahlaksızca saldırılar düzenliyor, katliamlar gerçekleştiriyor. Bir özel savaş aygıtı olarak da çirkin yöntemler kutsal değerlerimiz olan cenazelerimize ve şehitliklerimize saldırıyor. Garzan şehitliği örneğinde görüldüğü gibi işgalci, soykırımcı faşist Türk devleti Kürt ve Kürdistan’ı yok etmek için her türlü yöntemi deniyor. Cizre ve özyönetim direnişlerinde görüldüğü gibi tüm dünyanın gözü önünde özgür yaşamda ısrar eden Kürdü bodrumlarda yakabilecek kadar vahşi saldırılarda bulunabiliyor. Aynı yaklaşımı bugün Rojava’da da gösteriyor. Sekiz sene evvel Roboskî de Kürt çocukları katledildi ve halkımızın yüreğinde büyük acılar bıraktı. Bugün de Rojava ve Til Rifat’taki saldırılardan dolayı halkımızı korkutarak, Kürt ve Kürdistan halkları üzerindeki yüzyıllık katliamları tekrardan canlandırmak istemekteler. Ama bilinmelidir ki her şehadetle beraber başarıya olan inanç daha da artmakta.

‘ŞEHİTLERİMİZ ÖZGÜR BİR YAŞAMIN TEMİNATIDIR’

Bilinmelidir ki özyönetimler şehitlerimizin hayalleridir. Her şehit anlamlı bir varlığıyla PKK hakikati ve şehitlerimizin özgür bir yaşamın teminatı olduğunu belirtmiştir. Her şehadet bir kayıp değildir, kendi kanıyla yaşamı yaratmak demektir. Kürdistanın her parçasında, yurt dışında ve Ortadoğu’da faşist Türk devletine karşı olan bi şehadet hakikati, mücadele ve yaşamın her alanında gösterilmeli. Ülkemiz üzerindeki her türlü işgalin kırılmasıyla, şehitlerimize layık olabiliriz. Bu inanç ve kararlılıkla Adil, Gulbahar, Sabrî, Rustem, Binevş, Omer, Nûman Amed şahsında bütün Aralık ayı şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Özgür yaşamı başarma sözümüzü tekrarlıyoruz. Onların özgürlük hayallerini yarıda bırakmayacağız ve özgür bir dünyayı onlara armağan edeceğiz. Şehitlerimiz yaşam felsefemizdir ve her zaman şehitlerimize layık olacağız.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz