PKK, Haki Karer şahsında tüm kahraman şehitleri saygıyla andı

0
50

18 Mayıs 1977 tarihinde Antep’te katledilen Haki Karer şahsında tüm kahraman şehitlerin saygı, sevgi ve minnetle anıldığı açıklamada şunlar ifade edildi:

“Büyük devrimci önder, ilk büyük şehidimiz, Önder Apo’nun “Benim gizli ruhum gibiydi” dediği Haki Karer Yoldaşın 18 Mayıs 1977 günü Antep’te katledilişinin 47’nci yıl dönümünü yaşıyoruz. Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı olarak 48’inci Şehitler Günü ve Şehitler Ayı’nda bulunuyoruz. Geçen 47 yıl boyunca yürütülen kahramanca mücadele içinde Önder Apo, yenilmezliğin sembolü ve zaferin güvencesi olan bir Şehitler Ordusu yaratmış bulunuyor. Şehitlerimiz her zaman ve her yerde en temel birlik ve güç kaynağımız oluyor.

Öncelikle şehadetinin 47’nci yıl dönümünde Büyük Enternasyonalist Devrimci Haki Karer Yoldaşı ve şahsında tüm kahraman şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Bize zaferi müjdeleyen böyle bir Şehitler Öncülüğü yarattığı için Önder Apo’yu derin saygı ve özlemle selamlıyoruz. 48’inci Şehitler yılında Apocu Çizgide ve kahraman şehitlerimizin izinde daha çok çalışıp daha güçlü savaşarak, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü hedefleyen Küresel Özgürlük Hamlemizi zafere ulaştıracağımızı belirtiyor, özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürüten herkese üstün başarılar diliyoruz.

ŞEHİTLERİN İZİNDE YÜRÜTMEYİ BİLEN HAREKET VE HALK ZAFER KAZANIR

Çok açık ki, Haki Karer yoldaşla başlayan Şehitler Kervanı ve Şehitler öncülüğündeki tarihi Özgürlük Yürüyüşümüz, 48’inci yıla da büyük bir coşku ve heyecan içinde, her zamankinden daha umutlu ve kararlı olarak giriyor. Bu tarihi varlık ve özgürlük mücadelesinde her zaman yolumuzu kahraman şehitlerimiz aydınlatıyor. Şehitlerimiz, Önderlik gerçeğini en doğru anlayan ve en başarılı uygulayan oluyor. Şehitlerimiz, Apocu Çizginin doğruluğunun ve zaferinin kanıtını oluşturuyor. Şehitlerimiz bize her zaman doğru yaşam yolunu gösteriyor. Şehitlerini doğru anlayan ve sahiplenen, her zaman şehitlerin izinde yürümeyi bilen bir hareketin ve halkın mutlaka zafer kazanacağı açıkça görülüyor.

Bunlar temelinde, yeni bir Şehitler Ayı’nı ve Şehitler Günü’nü yaşarken, tüm devrimci ve yurtseverleri, kadınlar ve gençler öncülüğündeki tüm halkımızı ve dostlarımızı Şehitler gerçeğini doğru anlamaya, şehitlerimize doğru sahip çıkmaya, şehitler çizgisinde kendini eğitip örgütleyerek, birliğini güçlendirip özgürlük mücadelesini geliştirerek “Abdullah Öcalan’a Özgürlük ve Kürt Sorununa Çözüm” hamlemizi zafere ulaştırmaya, böylece kahraman şehitlerimizin anılarını yaşatıp amaçlarını başarmaya çağırıyoruz. 19 Mayıs şehidimiz Halil Çavgun yoldaşın anısına geliştirilen tarihi Hilvan Direnişinin, 17 Mayıs şehitlerimiz Ferhat Kurtay, Mahmut Zengin, Eşref Anyık ve Necmi Öner yoldaşların dönülmez kıldığı Büyük Zindan Direnişinin izinden yüründükçe her tür başarının kazanılacağına da yürekten inanıyoruz.

HEWLÊR KATLİAMI ŞEHİTLERİ ANILDI

Çok açık bir biçimde görülüyor ki, Kurdistan’da sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve sisteme karşı yürütülen mücadele, işbirlikçiliğe ve ihanete karşı yürütülen mücadeleden ayrılmıyor. Bu gerçek dün de böyleydi, bugün de böyledir. 16 Mayıs 1997 tarihinde Hewlêr katliamını yapanlar, bugün işgalci Türk ordusunun önünde Kürt halkının katliamı ve Kurdistan’ın işgali için kılavuzluk yapıyorlar. Bu vesileyle her türlü işbirlikçiliği ve ihaneti bir kez daha lanetliyor, Hêlîn, Salih ve Ozan yoldaşlar şahsında tüm Hewlêr katliam şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Yine Mehmet Karasungur, Hozan Mizgîn, Şîrîn Elemhuli, Azat Siser, Kasım Engin, Erdal, Andok ve Êrîş yoldaşlar şahsında tüm mayıs ayı şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz. Halkımızın, mayıs ayının her gününü şehitlerimizi anma ve şehitlerimizin izinde özgürlük mücadelemizi yükseltme günü haline getireceğine inanıyoruz.

Bilindiği gibi, mayıs ayı Türkiye Devrimci Hareketinin de Şehitler Ayı oluyor. 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının şehadetinin 52’nci yıl dönümü yaşandı. Şimdi de ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya’nın 51’inci şehadet yıl dönümü yaşanıyor. Bu vesileyle devrimci önderler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, yine İbrahim Kaypakkaya, Sinan Cemgil, Orhan Yılmazkaya ve Ulaş Bayraktaroğlu şahsında tüm Türkiye Devrim Şehitlerini saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Bu şehadetler her zaman yolumuzu aydınlattı ve bize güç verdi. Birleşik Devrim mücadelemizin çizgisi ve zafer güvencesi oldu. Şimdi de HBDH bayrağı altında rolünü oynamaya devam ediyor ve birleşik devrim mücadelemizi her alanda geliştiriyor. AKP-MHP faşizmini yıkarak Demokratik Ortadoğu Devriminin önünü açma yolunda ilerliyor.

İTTİHAT TERAKKİ’NİN KATLETTİĞİ ARAP AYDINLAR ANILDI

Yine İttihat ve Terakki Yönetimi tarafından Arap aydınları da 16 Mayıs 1916 tarihinde katledilmiş, Arap devrimciler 16 Mayıs gününü Şehitler Günü olarak ilan etmişlerdir. Söz konusu katliamın yeni bir yıl dönümünü yaşarken, tüm bu şehitleri de saygı ve minnetle anıyor, bu kahramanların anılarını Kürt-Arap ittifakı temelinde yürüttüğümüz demokratik Ortadoğu mücadelesinde yaşatıyoruz.

48’inci Şehitler Yılına girerken, faşist-soykırımcı zihniyete ve sisteme karşı topyekun özgürlük direnişimiz sürüyor. Her şeyden önce, İmralı soykırım sisteminin 26’ncı yılında Önder Apo direniyor, başta Zap olmak üzere her alanda kahraman gerillamız direniyor, kadın ve gençlik hareketlerimiz direniyor, dört parça Kurdistan’da ve dünyanın dört bir yanında halkımız ve dostlarımız direniyor. Yani şehitler vermeye devam ediyoruz. Önderlik ve şehitler çizgisinde yürüyoruz. AKP-MHP faşizminin hile ve saldırılarını işte böyle devrimci halk savaşı stratejisindeki topyekûn direnişle kırıyoruz. Bu gerçeği, kendine yurtsever diyen hiçbir Kürdün unutmaması ve her gün gereğini mutlaka yerine getirmesi gerekir.

ZAMAN TOPYEKÜN AYAĞA KALKMA ZAMANIDIR

Çok açık ki, 48’inci Şehitler Yılına girerken en büyük baskı İmralı’da uygulanmakta ve en ahlaksızca hileler İmralı’da yapılmaktadır. TC-NATO ittifakı temelinde BM içinde yer alan tüm devletler, bir tecrit, işkence ve soykırım sistemi olan İmralı sisteminde anlaşmıştır ve Kürt soykırımını 26 yıldır bu sistem temelinde yürütmeye çalışmaktadır. Uydurma disiplin cezalarıyla Önder Apo’nun 25’inci yılda yeniden yargılanmasını ve fiziki özgürlüğüne kavuşmasını engellemişlerdir ve bu hileyi günümüzde de sürdürme çabası içindedirler. Avukat görüşünü engelleyerek Önder Apo’nun hukuki mücadele yürütmesinin önünü almakta ve tam bir iletişimsizlik uygulayarak tek bir sözünün bile dışarı çıkmasına izin vermemektedirler. 38 aydır Önder Apo’dan hiçbir haber alınamamakta ve durumuna ilişkin hiçbir şey bilinememektedir. Dolayısıyla artık beklemek, bu duruma razı olmak, bu suça ortak olmak anlamına gelir. Söz bitmiştir, gün mücadele günüdür. Zaman ayağa kalkma ve topyekun eylemlilik halinde olma zamanıdır. Ne yapılacaksa bugün yapılmalıdır. Çünkü yarın çok geç olabilir.

PKK olarak biz durumu böyle değerlendiriyoruz ve bunun gereklerini yerine getirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Başta kadınlar ve gençler olmak üzere dört parça Kurdistan’daki ve yurt dışındaki halkımızı ve dostlarımızı da mevcut durumu yeniden değerlendirmeye ve tüm bu hile ve baskılara karşı Önder Apo’ya özgürlük mücadelesini her alanda yükseltmeye çağırıyoruz!

Son olarak, Kürtçe düşünmeyi, konuşup yazmayı ve yaşamayı çok anlamlı buluyor; Kürtçe’nin geliştirilmesi için yürütülen çalışmalara büyük değer veriyor; bu temelde çaba harcayan herkesi selamlıyoruz. Kürtçe dil çalışmalarını, Kürt halkının özgürlüğünün güvencesi olan İmralı ve gerilla direnişleri öncülüğündeki Kurdistan özgürlük mücadelesiyle daha güçlü birleştirmeye ve bütünleştirmeye çağırıyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz