PKK: Kürt normalizasyonunu sağlama hareketidir – Rohat BARAN

0
668
İlgili resim

Belçika yüksek mahkemesi 28 Ocak 2020 günü PKK hakkında ulaşmış olduğu nihai kararı açıkladı: “PKK terör örgütü değildir, iç savaş içindeki bir tarafıdır!”

Her ne kadar avukatlar uluslararası normlar çerçevesinde tümüyle hukuki bir karar olduğunu söylemiş olsa da hukukun siyasetten bağımsız ele alınmayacağı bir dünya gerçekliği bulunmaktadır. Nasıl ki geçmiş süreçte PKK’nin ‘terör örgütü’ olarak görülüp listeye alınması hukuki değildiyse, şimdi de siyasi bir yaklaşım ortaya konulmuş olmaktadır. Geçmiş süreçte PKK’nin ne Avrupa ülkelerine ne de Avrupa değerlerine yönelik hiçbir saldırısı olmadığı halde, Türk devletiyle siyasi ve ekonomik çıkarlar gereği kılıfını uydurulup bu listeye alındığı bilinmektedir.

Bu kararla hem Kürtlere hem de soykırımcı sömürgeci Türk devletine çeşitli mesajlar verilmektedir. Her şeyden önce Belçika demek Avrupa Birliği’nin başkenti, merkezi, yani esas olarak Avrupa’nın kendisi demektir. Orada alınmış bir hukuki karar, ortaya konulmuş bir siyasi tutum da Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerin tümünü bir biçimiyle etkiler, biçiminde bir yoruma gitmek mümkündür. Yani kendi başına bir hukuksal karar olarak kalmaz.

Avrupa Birliği’nin başkentinde verilmiş bu kararı Avrupa genelinin yaklaşımına dönüştürme zeminini oldukça güçlendirmiş olarak da görmek gerekmektedir.

Kuşkusuz Kürtlerin bu kararın alınmasına sevinip mücadeleyi bir tarafa bırakan bir tutumun içine girmemesi gerekir. Tam tersine, her zamankinden daha fazla kendileri açısından Özgürlük Hareketi olarak gördükleri PKK’yi terörist gören ve bunun sonucunda soykırımcı sömürgeci Türk devletinin her türlü uygulamasına zemin sunan anlayışı ve ortaya çıkan tahribatların hesabını kim, nasıl verecek diye sormaları gerekmektedir. Beş binden fazla köy yakıldı, on binlerce Kürt, Türk devleti tarafından katledildi ve faili devlet olmasına rağmen meçhul olarak gösterildi ve üstü örtüldü. Cizre’de, Sur’da bodrumlarda katliamlar yapıldı, insanlar diri diri yakıldı. Tahir Elçi sırf “PKK terör örgütü değildir” dediği için Dört Ayaklı Minare’nin altında katledildi. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i Paris’te herkesin gözü önünde katletti. Bugün zindanlar on binlerce tutsakla doldurulmuş, Kürdistan açık bir cezaevi haline getirilmiş. Konuşmak yasak, evden çıkmak yasak, şu yasak, bu yasak hale getirilmiş. Her şeyden önemlisi Kürtlerin kendisine Önder olarak gördüğü PKK lideri Sayın Abdullah Öcalan 21 yıldır tek kişilik bir odada, adada tecrit altında tutuluyor. Kim bunun hesabını verecek? Hukuki kararın bir de somut karşılığı olması gerekmez mi? Çünkü bütün bu insanlık dışı uygulamaların zemini PKK’yi terörist örgüt olarak ilan eden siyasi ve hukuki anlayışın sonucu ortaya çıkmıştır. Mesela bu kararın alınmasıyla CPT gibi kurumlar bu tecridin kırılması için herhangi bir sorumluluk üstlenecekler mi? Bu sistemin oluşmasına almış olduğunuz hukuki kararlarla siz destek oldunuz, şimdi kaldırılması için neler yapacaksınız diye sormak ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmak gerekmez mi?

Tuhaf bir biçimde Belçika mahkemelerini bu kararı açıkladığı günlerde Neçirwan Barzani de Kuzey-Doğu Suriye’nin Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê kentlerinin Türk devleti tarafından işgal edilmiş olma durumunu PKK’nin orada olmasına bağlayan cümleler sarf ediyordu. Neçirwan Barzani’ye sormak lazım ne yapsın PKK? Kürtlerin özgürlük mücadelesini vermesin mi? Kürtleri özneleştiren, normalleştiren mücadeleyi yürütmesin mi? Bu tür şeyler söylemek Halepçe’yi, Enfali gerçekleştiren zihniyetleri savunmak olmaz mı? Bölgesel Kürt Yönetimi sıfatı bulunan bir kişiliğin açıklamaları böyle işgalcileri destekler biçimde mi olmalı, yoksa her halükarda Kürtlere, Kürt örgütlerine hizmet etme temelinde mi olmalıydı? Kürdistan’daki parti ve örgütlerin de bu kararı kendileri açısından ibretle görmeleri gerekir.

Bu kararla AKP faşist iktidarına şu biçimde bir mesaj verilmiş olmaktadır: “Ilımlı İslam karakterinde olduğunu söylüyordun. İslam dünyasında işbirlikçi olarak bizim çıkarlarımıza hizmet edeceğinin sözünü vermiştin. Biz de politikalarımıza hizmet edeceğin için iktidar olmanın yolunu açtık. Sen bu süre içinde gittikçe bizim belirlediğimiz genel değerlerden oldukça uzaklaştın. Çok fazla kendine göre harekettin, çok fazla kirlendin. Hegemonya ve sömürge alanlar oluşturmada bizim oyun tahtamızda kendine paylar almaya çalıştın. Bunun için radikal İslam’ı kışkırttın, onları şu anda her yerde kullanmak istiyorsun. Kendini her yerde yıkılan-yıktığımız ihvanın merkezi haline getirdin. Biz ta başından beri her şeyi biliyor ve görüyoruz. Çünkü sonuçta bizim oyun tahtamızda oynuyorsun ve seni izliyoruz, ama sen ısrarla oyunu oynayanlardan biri olarak kendini görmeye, göstermeye çalıştın.

Bu yetmezmiş gibi durmadan mültecileri Avrupa’nın başına bela edeceğini söyledin. MİT yoluyla organize ettiğin korsan ilişkilerle binlerce mültecinin yönünü Avrupa’ya verdin. Bu yetmedi gündem yaratmak ve bize karşı bir tehdit aracı olarak kullanmak için yüzlerce insanı koyduğun botları batırdın. Sonra binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldun. Bunu sen yapıyorsun, biliyoruz. Suriye’de belirlediğimiz çerçevede hareket etmedin, şimdi de Libya’da ve Akdeniz’de çıkarlarımıza ters hareket ediyorsun. Madem sen bu tutumunu devam ettirmek istiyorsun benim de elimde bir kart var ve kart senin can damarın olmaktadır. O da Kürt kartı olmaktadır!

Tayyip Erdoğan’ın hükümdar olma duyguları depreştikçe depreşti, egosu esir aldı onu ve kendi göbeğini keser hale getirme noktasında dondurdu bıraktı. Oyun kurucu olma hayali peşinde koşunca elindekilere baktı, derme çatma kitap karıştırmalarından öğrendiği 18-19. yüzyılın sömürgecilik anlayışını, Osmanlı’daki oyunbazlık birikimini ve Türk devletinin 90-100 yıllık soykırımcı ve kontra birikimini sentezleyip ortaya böyle ucube ve ne yapacağı belli olmayan bir şey çıkardı.

Kuşkusuz PKK Kürt halkının özgürlük mücadelesini yürütmeye devam edecektir. Bugüne kadar iğneyle kuyu kazarcasına büyük emekler ve bedeller vererek bu halka değerler kazandırdı. Bu ısrarını sürdürecektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz