PKK: Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadeleyi etkili bir biçimde geliştirmeye çağırıyoruz

0
220

PKK Yürütme Komitesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998 komplosunun yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada Kürt halkını komploya karşı mücadeleyi daha etkili geliştirmeye çağırdı.

PKK’nin açıklaması şöyle:

“Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ve şahsında özgür Kürt iradesine yöneltilen tarihi 9 Ekim 1998 uluslararası komplosunun ve komploya karşı mücadelenin 24’üncü yılına giriyoruz. Komplocu güçler, 23 yıldır her türlü yöntemi ve aracı kullanarak Önder Apo’yu ve özgür Kürt varlığını imha etmeye çalışıyor. Biz de Hareket ve halk olarak 23 yıldır komploya karşı Önder Apo öncülüğünde kahramanca direniyoruz. Bu direnişte büyük zorluklar ve acılar yaşadık, ama tarihi öneme sahip kazanımlar da elde ettik. Geçen 23 yıllık direnişte sayıları on binleri bulan kahraman şehit de verdik.

Yeni bir yıldönümü vesilesiyle komploya karşı gelişen tarihi İmralı Direnişini ve Önder Apo etrafında ateş çemberi oluşturan “Güneşimizi Karartamazsınız” direnişçiliğini selamlıyoruz. Halit Oral ve Aynur Artan yoldaşlar şahsında, komploya karşı direnişin tüm kahraman şehitlerini saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Hareket ve halk olarak, 24’üncü yılda komploya karşı çok daha güçlü direnip, çok daha büyük kazanacağımızı belirtiyoruz.

Bilindiği gibi, 9 Ekim uluslararası komplosu, adına ‘Kürt sorunu’ denen ve Kürt halkını soykırıma uğratmayı hedefleyen bir zihniyet ve siyasetin kirli saldırısıydı. Önder Abdullah Öcalan’ın imhasını ve bu temelde PKK’nin tasfiyesini gerçekleştirerek, Kürt sorununun özgürlükçü-demokratik çözümünü engellemeyi ve Kürt soykırımını tamamlamayı hedefliyordu. Bu çerçevede Kürt halk varlığına, Kürt sorununun demokratik çözümüne, özgür ve demokratik yaşama düşmandı. Kürt soykırımı temelinde Ortadoğu’nun ve dünyanın faşist gerici egemenlikler altında kalmasını istiyordu. Kuşkusuz bu kirli saldırıların sonuçları, başta Kürtler olmak üzere tüm Ortadoğu halkları açısından çok ağır oldu. Fakat komploya karşı 23 yıllık tarihi büyük direniş, komplocuların bu amaçlarının gerçekleşmesine izin vermedi.

Yine bilindiği gibi, 9 Ekim uluslararası komplosunu dönemin ABD Yönetimi planladı ve uyguladı. Komplonun başarısı için tüm NATO devletlerini, dünya ve bölge gericiliğini, işbirlikçi-hain Kürt güçlerini kullandı. Üçüncü Dünya Savaşı kapsamında ABD’nin geliştirdiği Ortadoğu müdahalesinin çok önemli bir parçasıydı. Fakat hiçbir güç de komploya katılımdaki amacını tam başaramadı. Önder Apo öncülüğünde gelişen Kürt kahramanlık direnişi bu tür amaç ve hesapların hepsini bozdu.

Komplocu güçler, Önder Apo’yu ve Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye edebilmek için 23 yıldır her türlü yönteme başvurdular ve kullanmadık taktik bırakmadılar. Komplocu yöntemle imha etmekten idama, İmralı çürütme politikasından sahte çözüm süreçlerine, topyekûn saldırıdan yakıp yıkmalara kadar her türlü yöntemi denediler. Fakat Önder Apo öncülüğündeki Kürt halkı ve demokratik güçler, geliştirdikleri doğru ve etkili direnişle tüm bu yöntemleri boşa çıkartmayı ve komployu başarısız kılmayı bildi. Bu 23 yıllık direniş içinde komplocu yöntemle imha, idam, İmralı’da çürütme planları ile 19 yıldır AKP üzerinden geliştirilen sayısız plan boşa çıkartıldı. Her aşamada komplocu saldırılar kırılarak, özgürlük umudu sürekli canlı tutulup geliştirildi. Tüm komplocu güçler ise, peş peşe yok olup gitmekten kurtulamadılar.

Şimdi uluslararası komplonun ve komploya karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ direnişinin 24’üncü yılına girerken, 23 yıllık genel sonuçlar ortadadır. Komployu kararlaştırıp pratikleştiren öncülük olarak ABD, Kürdistan ve Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında adeta şaşkınlık içindedir. Nerede yanlış hesap yaptığını bulabilmek için soruşturma üzerine soruşturma yürütmektedir. Burada bir kez daha açıkça ifade edelim ki, ABD en büyük hatayı da haksızlığı da Önder Apo’ya ve Kürt özgürlüğüne karşı geliştirdiği uluslararası komplo saldırısı ile yapmıştır. ABD, bu biçimde ‘Wilson Prensipleri’ dediği kendi prensiplerine bile ters düşmüştür. Dolayısıyla ABD’nin tarihi yanlışlığını düzeltmesi ve Kürtlere karşı oluşan özür borcunun gereğini yerine getirmesi gereklidir.

Komploda aktif kullanılan işbirlikçiler olan Mısır’daki Hüsnü Mübarek Yönetimi ile Yunanistan’daki PASOK Yönetiminin yerinde adeta yeller esmektedir. Boris Yeltsin Yönetimine kadar tüm işbirlikçilerin yaşadığı son ortadadır. Çok açık ki basit çıkarlar uğruna tarihi insanlık gerçeğine karşı çıkmanın sonu hüsran olmaktadır. Ancak komploda kullanılan tüm ülkelerdeki mevcut yönetimlerin de Kürtlere karşı bir özür borcunun olduğu ve işlenmiş hataları düzeltmeleri gerektiği açıktır.

Komplonun gardiyanı olan TC Devleti ile AKP Yönetiminin yaşadığı durum ise ortadadır. Türkiye’de komployu başarma iddiasıyla ortaya çıkan iki kişiden birincisi olan Bülent Ecevit’in yaşadığı son bilinmektedir. Ne komployu anlayabilmiş ve ne de başarısız olmanın sonucunu kavrayabilmiştir. Başarısızlığın bedelini ağır ödeyerek tarih sahnesinden silinip gitmiştir. Bundan da sonuç çıkartarak direnmeye çalışan Tayyip Erdoğan kişiliğinin geldiği nokta da gözler önündedir. Devlet Bahçeli, Hakan Fidan, Süleyman Soylu ve Hulusi Akar gibi süper gladyo elemanlarına dayanarak ayakta kalmaya çalışsa da Kürt özgürlük direnişi karşısında onun da çözülüşü ve çöküşü yaşadığı açıkça görülmektedir. Tayyip Erdoğan kendisiyle birlikte Türkiye’yi de bitme noktasına getirmiştir. Komplonun kesin yenilgisiyle Türkiye’deki faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasetin yok oluşunun birlikte gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Kuşkusuz uluslararası komplonun en düşkün gücü Kürt işbirlikçi-ihanetidir. KDP şahsında bu durumun hangi düzeye düştüğü gözler önündedir. Yeminli Kürt düşmanı faşist-soykırımcı güçlerle birleşerek Kürt özgürlük güçlerine silah sıkmanın ve onları katletmenin ne anlam ifade ettiği açıktır. Bir kez daha netleşmiştir ki, faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı mücadele işbirlikçi-ihanete karşı mücadeleden ayrılmamaktadır. Bu temelde, Xalifan şehitleri şahsında Haftanin, Metina, Zap, Avaşin, Zagros ve Xakurkê’de işgale karşı direnişin tüm kahraman şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, tüm halkımızı kahraman şehitlerinin izinde daha çok kenetlenmeye ve daha güçlü yürümeye çağırıyoruz.

Uluslararası komploya karşı 23 yıllık direniş içinde Önder Apo’nun nasıl tarihi öneme sahip büyük gelişmeler yaratmış olduğu ortadadır. Üçüncü Önderliksel Doğuş bu direniş içerisinde gerçekleşmiş ve Önder Apo tüm ezilenlerin önderi olarak evrenselleşmiştir. Demokratik Modernite Kuramı işte bu gerçekliği ifade etmektedir. Bu tarihi gelişmenin Kürdistan, Ortadoğu ve dünyadaki pratik sonuçları önümüzdeki süreçte daha net ve kapsamlı bir biçimde ortaya çıkacaktır.

Çok açık ki, halkımız da özgür yaşam bilincini ve tutkusunu komploya karşı 23 yıllık direniş içinde pekiştirmiştir. Halkımızın kahraman öncüsü gerilla güçlerimiz, geçen süreçte yenilmezliğini ve zafer çizgisinde yürüdüğünü sayısız kez kanıtlamıştır. Özgürlük mücadelemizin öncüsü ve zafer garantisi Kadın Özgürlük Devrimi en büyük ve anlamlı gelişimini bu 23 yıllık direniş içinde gerçekleştirmiştir. Kürt gençliği komploya karşı 23 yıllık mücadelenin her zaman motor gücü olmayı bilmiştir. Komploya karşı 23 yıllık mücadele Rojava Özgürlük Devrimi gibi tarihin en anlamlı ve önemli gelişmelerinden birini ortaya çıkarmıştır.

Önder Apo’nun sık sık ifade ettiği gibi, 23 yılda yaptıklarımız 24’üncü yılda neler yapacağımızın aynasıdır. Çok açık ki, 9 Ekim komplosuna karşı da onun Girê Sipî, Serêkanî ve Şengal’deki 2019 ve 2020 versiyonlarına karşı da en büyük ve anlamlı mücadele 24’üncü yılda verilecektir. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü hedefleyen ‘Dem Dema Azadîyê ye’ hamlesi her alanda geliştirilerek, İmralı tecrit ve işkence sisteminin yıkılması ve komplonun kesin yenilgiye uğratılması sağlanacaktır. Uygulanacak yaratıcı taktiklerle devrimci halk savaşı stratejimizin başarısı gerçekleştirilecektir.

Bunlar temelinde, tüm komplocu güçleri mevcut Kürt düşmanı politikalarını gözden geçirmeye bir kez daha davet ediyor; tüm partili yoldaşları, yurtsever halkımızı ve demokratik dostlarımızı komplo gerçeği karşısında kendini yenileyerek 24’üncü yılda Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadeleyi her alanda çok daha etkili bir biçimde geliştirmeye, komployu yenip özgürlüğü kazanmaya çağırıyoruz!”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here