Politika toplumcu ve devrimci olmalıdır – Kemal SÖBE

0
694

Politika, toplumsal yaşama gireli binlerce yıl oldu. Politikanın toplumsal yaşam girmesi, devletin toplumsal yaşamda söz sahibi olması ve etkide bulunmasıyla başladı. Yani politika, devlet kadar eski olup, devletin aslında söz ve karar sahibi olması anlamına gelir. Devletin toplumsal ilişki ve çalışmaları organize etmesi de politikanın alanı olmuştur. Tabiki politikanın nasıl bir karakter ve yapıda olması oldukça önemlidir. Politika, toplumsal karakterde oldukça ve toplumsal sorunları çözüp, topluma hizmet ettikçe, toplumdan destek ve taktir almış, toplumsal yaşamın ta kendisi olmuştur. Ancak politika sınıf karakterli olup, elit kesimin, toplum üzerinde tahakküm kurma  aracı olma işlevi gördükçe, toplumdan ilgi ve destek görmemiştir ve toplum, politikadan uzaklaşmış, politika sadece küçük bir çevrenin rant elde etme işlevi haline gelmiştir.

***

Binlerce yıldır politikanın elit sınıfların ve devletin, toplumu denetleme aracı olarak işlev gördüğü gerçekliği var. Toplumu oluşturan bireylerin neredeyse tamamı, politikadan, alabildiğince uzaklaşıyorlar, politikayla ilgilenmediklerini söylüyorlar. Bunda haklılık payı oldukçada yüksektir. Devlet ve politik erk, politikayı toplum için yaptıklarını ve topluma hizmet etmek olduğunu söyleselerde, toplumun politikadan uzaklaşması ve ilgilenmemesi, politik erkin ve devlet kurumunun söylediklerini çürütüyor. Toplumda küçük bir elit kesim dışında, geniş halk kitleleri, politikadan hiç mi hiç memnun değiller. Hatta elit kesim içinde bile kimileri işleri planladıkları gibi gitmediğinde, zaman zaman, politikadan ve politik gidişattan şikayetçi olabiliyorlar. Politika, binlerce yıldır elit ve hakim sınıfların etiketini taşımış, elit tabakanın çıkarına işlev görmüştür.

Toplumun politikayla ilgilenmemesinin, politikadan kaçmasının nedenide esasen budur. Politika günümüze kadar çok dar ve küçük bir sermaye çevresinin sözcülüğünü ve hizmetçiliğini yapmıştır. Politikanın toplum nezdinde güvenirliliğini kaybetmesinin ve toplumun, politikacılara güvenmemesinin altında işte bu önemli neden bulunmaktadır. Politika kapitalist karakterde olduğu sürece, toplum nezdinde güvenilir olmayacak ve toplumsal sorunları çözme aracı olma işlevine sahip olamayacaktır.

Ülke yönetiminde ve yapılması gereken hizmetlerde, işlerde, alınan kararlarda toplum sürekli uzak tutulmuştur. Bu durumda, toplum politikaya ve politikacılara nasıl güvenecek? Politika, toplumsal ve toplumcu oldukça, halka hizmet ettikçe ve halkı ülke yönetimine ortak ettikçe, toplum nezdinde güvenilir hale gelebilir ve toplumun iyi bir yaşam için yapmış olduğu toplumsal çalışmaların kendisi olabilir. Aksi durumda, günümüze kadar olduğu gibi, politika, yalancılık, çıkarcılık, menfatçılık olarak varlığını sürdürüp, elit kesimin, toplumu egemenlik altında tutma aracı olmanın ötesine geçemez.

***

Politika binlerce yıldan günümüze kadar sermaye/kapitalist karakterdedir. Toplum bundan dolayı politikaya hiç ilgi duymuyor, duymayacaktır da. Politikayı sadece meclistekiler ve hükümet yaparsa ne olur? Toplum politikadan soğur, uzaklaşır. Politika, kapitalizmde, sermaye çevresine hizmet etmek ve sermayenin sözcülüğünü yapmaktır. Bu gerçeklik söz konusuyken, tabiki geniş halk kitleleri, politikadan bana ne diyeceklerdir ve nitekim diyorlarda. Bu nedenlerden dolayı, politika devrimci ve toplumsal bir öz ve karaktere sahip olmalıdır. Yani politika, genel toplumsal yaşamın kendisi olmalıdır.

Politika, topluma gerçekten hizmet etme aracı olursa, toplumun kendi yaşamını organize etme ve yönetme sanatı haline gelirse, kendi gerçek kimliğine kavuşur. Ama kapitalist karakterde olan bir politika, elit kesimin toplumu egemenlik altında tutma aracı olma işlevine sahip olacağı için, toplum tarafından hiçbir zaman kabul görmeyecektir. Demekki politika devrimci ve toplumcu olmalıdır…

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here