Rojava’da öz savunma çalışmaları hız kazandı

Kapitalist Sistem tarafından dört devlet arasında paylaşılmış olan Kürdistan, yüzyıllar boyunca soykırımcı-sömürgeci güçlerin saldırısına maruz kaldı. Bütün süper güçlerin, merkezi hegemon güçlerin sömürdüğü ve sömürülmesinin yolunu açtığı Kürdistan’da halk, her türlü saldırı ve yozlaşmayla yüz yüze kaldı. Özellikle bu saldırlar karşısında savunmadan yoksun olması soykırıma daha açık hale gelmesine neden oldu. Öz savunmadan yoksun olan Kürt halkı saldırılar karşısında her daim soykırım, katliam ve asimilasyona maruz kaldı. Bu her türlü ahlaksız saldırılar Kürt toplumunu yozlaştırdı, zayıflattı ve toplum özelliklerini ciddi anlamda darbeledi. Sadece ahlaki ve politik toplum özelliklerinin zayıflaması ile sınırlı kalmayıp toplu katliamlar ve soykırım saldırıları gerçekleşti.

Özellikle son yüzyılda faşist Türk devleti, bu saldırıları daha da arttırıp “kültürel soykırım kıskacı” altına aldı. Kürt halkının imhasına ve inkarına başladı. Yeryüzünde bir toplum ve halk olan Kürtler inkar edilmeyle yüz yüze kaldı. Günümüzde ise her türlü yöntem ve araç kullanılarak gerek doğrudan halka gerekse gerilla ve savaşçı gücüne kimyasal ve tekniki silahlar ile kırım uygulamaktadır.

Bu saldırılara karşı Kürdistan halkı iyiden iyiye öz savunma ihtiyacını hissetmeye başladı. Buna karşı da Rojava Kürdistan’ında halk öz savunma örgütlülüğüne başladı. Rojava halkı Devrimci Halk Savaşı Stratejisine göre kendini savunmaya çalışıyor. Efrin ve Serêkaniyê işgalinden sonra ülkeyi korumanın tek yolunun Devrimci Halk Savaşı stratejisi olduğu kanısı genel oluşmuş durumda.

Halkın bizzat ülke topraklarını ve kültürel yaşamını korumanın bir savaşçıdan ziyade kendi görevi olarak görmesi önem taşımaktadır. Bunu halkın kendi duyarlılığı ve tavrı ile ortadan kalkacağını söylemek mümkündür. Öz savunma zaten canlılığın temel görevlerinden biridir. Şuan günümüzde var olan düzende canlı olarak sağ kalmak mümkün fakat özgür bir yaşamın gelişebilmesi için özgüç dışında hiçbir yol bulunmamaktadır. Öz savunma da özgüç ile gelişmektedir. Öz savunma başkaları tarafından beklemeden her an ve her yerde saldırlar karşısında savunma pozisyonunu korumaktır. Bu da ciddi anlamda hazırlık, bilinç gerektirir. Hem gelişebilecek düşman saldırılarına karşı hem de kültürel yaşamı yozlaştıran fuhuş, uyuşturucu, ajan faaliyetlerinin ortadan kaldırılması için öz savunma en gerekli ve vazgeçilmez görevdir.

Rojava’da yürütülen öz savunma çalışmalarına ilişkin her kesimden çağrılar yapılıyor ve pratik adımlar atılıyor. Devam eden tehditlere karşı öz savunmanın gerekliliğine değiniliyor.

Kobanêli kadınlar da bu konuda savunmanın dış güçlere dayanmaması gerektiğini ve öz savunmanın geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Hêzên Parastina Civakî Üyeleri de her imkan ve fırsatta öz savunmanın gerekliliğine dikkat çekerek öz gücün esas alınması gerektiğini dile getiriyorlar.

Sefa Ebdullah: Hiçbir dış güce sırtımızı veremeyiz. Kimse bizi savunmaz. Ancak biz kendimizi savunabiliriz. YPJ, QSD ve diğer bütün askeri kurumlarımıza bu anlamda destek sunmalıyız. Kendimizi savunmak için hiçbir dış güce ihtiyacımız yok.

Nazê Mihemed Ali, topraklarını savunmak için her türlü göreve hazır olduklarını söyledi. Nazê Mihemed Ali: Herkes evini ve toprağını savunmak için üzerine düşeni yapmalıdır. Halkımız Toplumsal Savunma Güçleri’ne gereken her türlü desteği vermelidir.

Xanim İbrahim öz savunmanın önemine dikkat çekerek, herkesin öz savunmaya katkı sunmasını istedi. Dış güçlerin bölge halkını savunmayacağının altını çizen Xanim İbrahim, kimsenin dış güçlere güvenmemesi gerektiğini söyledi.

Kuzey ve Doğu Suriye Kanaat Önderleri Komitesi Üyesi Hekem Xelo toplum için öz savunmanın ne denli gerekli olduğuna dair şunları söylüyor:

Hekem Xelo: Öz savunma, toplumun geniş kesiminde yankı uyandırıyor. Son dönemde Afganistan’da yaşananlar toplumsal öz savunmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Toplum öz savunma bilinciyle örgütlenmiş olsaydı Taliban bu kadar kolay Afganistan’ı ele geçiremezdi. Sadece silahlı saldırılar karşısında değil, imha ve asimilasyon saldırılarına karşı öz savunma da oldukça önemlidir. Halkımız Türk devletinin halkın umudunu yok etme saldırılarına karşı toplumsal öz savunma çerçevesinde örgütlülüğünü ve bilinçlenmesini daha güçlü bir şekilde yaşama geçirmelidir. Bütün sokaklar, caddeler ve evler bizim açımızdan toplumsal öz savunmanın örgütlenmesinin bir aracı olmalıdır.

Rojava’da gelişen duyarlılık ile birlikte örgütlenme çalışmaları da başladı. Halka öz savunmaya dair bilinçlendirme çalışmaları da yapılmakta. Var olan öz savunma çalışmaları daha da genişletilip yoğunlaştırılmakta.

Bu çalışmalara ilişkin Nûra Mihemed, her bireyin bu konuda bilinçlenmesinin önemine belirtip şunları söylüyor: Dirbêsiyê ve ona bağlı tüm köylerin öz savunmasını yapıyoruz. Türk devletinin bölgede izlediği saldırgan siyasete karşı halkları korumaya devam edeceğiz. Halklara yönelik devreye konulan komploları boşa çıkaracağız. Herkese silah eğitimi vereceğiz. Herkes kendi can ve mal güvenliğini sağlamak için öz savunmasını geliştirmelidir. Öz savunma devrimin en önemli kazanımıdır. Bu konuda herkesin bilinçlenmesi gerekiyor.

Demokratik El Şemal Tugay Sözcüsü Mehmûd Hebîb ise öz savunmanın kutsal bir görev olduğuna dikkat çekerek şunları dile getiriyor:

“Öz savunma kutsal bir görevdir. Herkesin toprağını koruması gerekir. Aynı zamanda Özerk Yönetim bölgelerine dönük bütün saldırılara karşı elde ettiğimiz bütün kazanımlarımızı korumalıyız. Bu ülkeyi savunanlar bizim gençlerimizdir. Bu bölge ile Suriye’nin diğer bölgelerdeki durumu kıyasladığımızda çetelere ve milislere karşı savunma yapan kişileri ve güvenliği de görmüş oluruz. Bu bağlamda gençlerin de toprağını savunmak için silah eğitimi alması gerekir. Öz savunma görevinde gençler toprağını ve bölgelerini savunuyor.”

En Çok Okunanlar

En Çok Okunanlar

İlgili Makaleler