Sancar: Bu intikam davasıdır, iddianame Saray’da hazırlandı

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP’ye yönelik kapatma davasının “intikam davası” olduğunu ve iddianamenin bizzat Saray’da hazırlandığını açıkladı.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Sancar, özellikle Newroz kutlaması, HDP’ye yönelik saldırılar, İstanbul Sözleşmesinin iptali ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi üzerinde durdu.

NEWROZ KUTLAMALARI İRADE BEYANINA DÖNÜŞTÜ

Hafta sonu Newroz’u “gerçekten büyük bir coşku” kutladıklarını ve milyonların meydanlara aktığını kaydeden Sancar, “İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Mersin’e Adana’ya, Kobane’den Amed’e, Mahabad’dan Elih’e, Hewler’den Cizre’ye, Kamışlo’dan Dilok’a uzanan Newroz kutlamaları özgürlük ve barış mücadelesine inancın ve azmin irade beyanına dönüştü” dedi.

“Newroz’un en önemli mesajı, halkımızın gösterdiği cesaret ve kararlılık olmuştur” diyen Sancar, “Her türlü baskı, tehdit ve sindirme politikaları karşısında halkımız asla boyun eğmeyeceğini, iradesi ve onuruyla oynanmasına izin vermeyeceğini bütün dünyaya açık bir şekilde göstermiştir” vurgusunda bulundu.

MİLYONLAR HDP ETRAFINDA KENETLENDİ

Newroz’da milyonların HDP etrafından kenetlendiğinin altını çizen Sancar, “Siyaset mühendisliği yapmaya heveslenenlere, HDP’siz bir Türkiye hayali kuranlara cevabını açık bir şekilde vermiştir. Faşizmin kirli ve karanlık senaryolarını değil; halkın onurlu ve özgür yaşam, güçlü demokrasi ve adil barış özlemlerinin gerçeğe dönüşeceğini bir kez daha müjdelemiştir” şeklinde konuştu.

Sancar, “Barış ekmek, su ve hava kadar bu toprakların kadim halklarının yaşamsal ihtiyacıdır. Yaşam barışla vardır, yaşam barışla anlamlıdır. 2021 Newroz’u yaşadığımız büyük tarihsel acıların son bulması için hayalini kurduğumuz onurlu barışın aciliyetini hepimize göstermiştir. Newroz alanlarında halkımızın ortaya koyduğu barışı sahiplenme iradesi 2013’teki tarihi barış çağrısının önemini göstermiştir. Halkımız barış konusunda kararlı ve ısrarlıdır” ifadelerini kullandı.

BU YOLDAN DÖNÜŞ YOK 

Barışın, iktidarla değil barış ittifakıyla inşa edileceğini kaydeden Sancar, “Demokrasi elbette bedel ödemeyi göze alarak, büyük mücadele vererek kazanılır (…) Cesaret ve kararlılık gerektirir bu mücadele. Biz de halkımızdan aldığımız güç ve cesaretle demokratik siyasetteki ısrarımızı ve yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu yoldan dönüş yoktur ve olmayacaktır” dedi.

KAPATMA DAVASI, İNTİKAM DAVASIDIR

Kapatma davasına değinen Sancar, “İntikam davasından başka bir şey değildir” dedi. Sancar, “Kürt halkının demokratik siyaset birikimine düşmanlıktan başka bir şey değildir. Kürt halkının onurlu barış, demokrasi ve özgürlük yürüyüşünü bütünüyle durdurma hırsından ve çabasından başka bir şey değildir. Hukuki hiçbir yanı yoktur bu davanın. Hukukla tartışılacak tarafı da yoktur. Çünkü bu ülkede hukuk yoktur, adalet yoktur” şeklinde konuştu.

KAPATMA DAVASI BİZZAT SARAY’DA HAZIRLANDI

Kapatma davasının Yargıtay’da değil bizzat Saray’da hazırlandığını söyleyen Sancar, şunları ifade etti:

“Davanın savcısı kimdir’ diye sorarsanız Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı değildir elbette. Bu davanın savcısı iktidarın başıdır. Kapatma davası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı binasında değil, bizzat Saray’da hazırlanmıştır. O nedenle ortada hukuki bir mesele varmış gibi tartışanları da boşa enerji harcamaktan vazgeçmeye, meselenin ne kadar hayati, siyasi nitelik taşıdığını görmeye ve buradan bakmaya ve konuşmaya çağırıyorum.”

HDP’nin zaten kurulduğu günden beri fiili olarak kapatılması için baskı hamleleri ve zulüm uygulamaları ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Sancar, “Ne oldu peki? Her saldırı dalgasından daha fazla güçlenerek, büyüyerek, çoğalarak çıktık. Demokratik olmayan seçim yarışlarından bile yüzümüzün akıyla çıktık” diye konuştu.

HDP’nin meydanlardaki milyonlar olduğunu ve kapatılamayacağını vurgulayan Sancar, “Karanlık bir yola girdiniz, ülkeyi uçuruma sürüklüyorsunuz. Karşınızdaki en büyük engel de HDP, arkasındaki milyonlar ve bu milyonların sarıldığı bu güçlü fikriyattır. Bu engeli ortadan kaldıramayacaksınız. Bir kez daha söylüyoruz, sizi durduracağız, kaybedeceksiniz” dedi.

KAPATMA DAVASI İKTİDARIN TÜKENDİĞİNİN İTİRAFIDIR

“Bu dava aslında iktidarın tükendiğinin de itirafıdır” diyen Sancar şunları ekledi: “İddianame bir itirafnamedir. Buna iddianame demek bile fazladan değer biçmektir. İktidarın bir bildirisinden öte bir anlam taşımıyor (…) HDP fikriyatı nerede varsa -toprağın altında, üstünde, havada, suda- ondan korkuyorsunuz. Korkmakta da haklısınız. Çünkü HDP size nasıl kaybettireceğini ve bu ülkeye demokrasinin yolunun nasıl açılacağını çok iyi biliyor.”

7 Haziran’ı, 31 Mart’ı, 23 Haziran’ı hatırlatan Sancar, “Korkunuz büyüktür, bizim de cesaretimiz büyüktür. Yürüyoruz açık alınla, büyük cesaretle. Hem kaybettireceğiz bu iktidara, hem de bu ülkeye kazandıracağız” diye konuştu.

AYM RAPORTÖRLERİNE: REDDET BU İDDİANAMEYİ

Anayasa Mahkemesi (AYM) raportörlerine seslenen Sancar, şöyle konuştu: “Bu gerekçeleri önüne alan, bu iddianamede yazanları okuyan hakimler çok zor durumda kalacaklar. Anayasa Mahkemesinde değerli hukukçular olduğunu biliyorum. Bu iddianameyi gördüklerinde içleri sızlayacak hakimler olduğunu biliyorum. Ama ne yazık ki bu iktidar her türlü imkanla, baskı ve sindirme yöntemiyle hakimlerin iradesine el koymaya çalışıyor. Yine de iradesine ve vicdanına sahip çıkacak olan hakimler vardır, bu inancımı korumak istiyorum. İlk önce ilk incelemeyi yapan raportör arkadaşımıza sesleniyorum: Reddet bu iddianameyi. Reddet ortak olma. ‘Bu iddianame kabul edilemez’ diye karar ver ve tarihin aydınlık sayfalarında yerini al. Her an ve her aşamada biz vicdanlı insanlara seslenmeye devam edeceğiz.”

ÇÖKTÜRME PLANININ DEVAMIDIR

Bu davanın “bir tasfiye planının parçası” olduğunu söyleyen Sancar, “Çöktürme planının devamıdır, aynı zamanda intikam manifestosudur. Bu dava, kaybettikleri büyükşehir belediyelerinin intikam davasıdır. Bu dava, iktidarın ilk seçimde daha büyük kaybedecek olmasından dolayı açılan korku davasıdır. Bu dava, savaş politikaları karşısında barışı savunduğumuz için bir cezalandırma davasıdır. Bu dava, barış ve demokrasi arayışlarının yolunu halka kapatma davasıdır” ifadelerini kullandı.

YOL HARİTAMIZ GELECEĞİ İNŞA ETMEKTİR

Kapatma davası açıldı diye mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yol haritamız soruluyor, insanlar merak ediyor. Bazıları da korkuyla karışık merak ediyor. “Ne yapacak acaba bu HDP” diyorlar. “Hangi yolları bularak yeniden büyüyerek yollarına devam edecekler” diye merak ediyorlar. Bizim yolumuz bellidir. Bu ülkenin insanlarını nefessiz bırakan, açlığa ve sefalete, baskıya ve zulme mahkum eden zihniyeti değiştirmek. Özgür, eşit, onurlu ve huzurlu bir geleceği inşa etmek.

MESELE HDP’NİN ÇOK ÖTESİNDE

“Haritamızı da bu yola göre belirleyeceğiz” diye ekleyen Sancar şöyle devam etti:

“Haritamızı belirlerken parti kurumlarımızla tartışacağız, tabanımızla istişare edeceğiz, tüm demokrasi güçleriyle konuşacağız. Çünkü bu dava sadece HDP’yi hedef alan bir dava değildir. Bu dava ülkenin demokrasi yolunu, özgürlük inancını, barış özlemini gasp etme davasıdır. Arkamızdaki halk desteğiyle, birikimimiz ve cesaretimizle yürürüz bu yolu. Ama mesele HDP’nin çok ötesinde. O nedenle bütün samimi demokrasi güçleriyle, derdi, samimiyeti güçlü bütün çevrelerle istişare edeceğiz. Varacağımız sonucu da kurumlarımızda karara bağlayıp halkımızla paylaşacağız.”

GERGERLİOĞLU’NA PUSU KURDULAR

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin gasp edilmesine ilişkin de konuşan Sancar, “Ömer Faruk Gergerlioğlu kardeşimiz güçlü bir ses oldu, bu ses vicdanlara dokundu. Vicdanlı insanları bir araya getirdi, vicdansızları korkuttu. O nedenle vekilliğini gasp ettiler” dedi.

Gergerlioğlu’na pusu kurulduğunu söyleyen Sancar, “Vekil arkadaşlarımızın sayıca az olduğu, Newroz dolayısıyla bölgede bulunmalarını fırsat bilerek sabaha karşı pusu kurdular. Yüzlerce polis soktular binaya. Sabah namazı için abdest almaktayken gözaltına aldılar” şeklinde konuştu.

BİRLİKTE YÜRÜRSEK KAZANIRIZ

“Birlikte yürürsek kazanırız” mesajını veren Sancar, “Biz bu yürüyüşte buradayız. Her seferinde tekrar edeceğim; bu çağrı HDP ile dayanışma çağrısı değildir, bu çağrı HDP’ye yardım edin çağrısı değildir. Bu çağrı, herkesin siyasi sorumluluklarına sahip çıkma çağrısıdır. Bundan fazla anlam yüklemeyin. Biz bu ülkenin geleceği için yapıyoruz bu çağrıyı. Bu mücadelede de hiçbir şekilde yolumuzdan sapmayacağız. Bunu da herkes biliyor” şeklinde konuştu

Sancar, “Bu ülkenin bütün emekçileri, işçileri, başta Kürt halkı olmak üzere bütün halkları bir araya gelecek ve bu zulmü bitirecektir” dedi.

DARBECİ BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Sancar, iptal edilen İstanbul Sözleşmesi konusunda ise şunları söyledi: “En büyük korkunuz olan kadın mücadelesi elbette durmayacak. Bütün bunlar için, hakları için, onurları için, bu ülkenin geleceği için, bizim için mücadeleye devam edecekler. Bunu her gün gösteriyorlar, daha da gösterecekler. HDP bu mücadelenin içindedir, çünkü HDP kadın partisidir. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Bu mücadelede de iktidar kaybedecektir, daha ağır kaybedecektir (…) Bir de sözleşmeyi Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile feshediyorlar. Anayasa’ya darbe. Boşuna demiyoruz bu iktidar darbecidir diye. Meclis’e darbe yapıyor, demokratik siyasete, Anayasaya darbe yapıyor. Darbeci bir iktidarla karşı karşıyayız, bu darbeci iktidara karşı en etkili yol başta kadın mücadelesi olmak üzere demokrasi güçlerinin etkili birlikteliğidir. Bunu bir kez daha hatırlatmayı görev sayıyorum.”

“Bu iktidarı mutlaka değiştirmeliyiz” diyen Sancar şöyle noktaladı: “Bu iktidarın bütün politikalarına karşı her gün yeniden demokratik siyasetin bütün imkanlarını kullanarak, bütün demokratik meşru alanları kullanarak durduracağız, durdurmalıyız. Bu halk bunu istiyor ve ilk seçimde bu iktidarı tarihe gömeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

En Çok Okunanlar

İlgili Makaleler