Şehit Sema Koçerin: Tecride karşı eylemimle cevap olmak istiyorum

0
563

Geçtiğimiz sene Mart ayında Ağrı’da işgalci güçlere karşı fedai eylem gerçekleştiren YJA Star gerillası Sema Koçerin, geride bıraktığı mektubunda, Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecride tepki olarak eylemini gerçekleştirdiğini belirtiyor.

YJA Star gerillası Sema Koçerin (Rewşen Aşkara), 31 Mart 2020 yılında Ağrı dağında işgalci Türk güçlerine karşı fedai bir eylem gerçekleştirdi. Gerilla Sema Koçerin eylemini gerçekleştirmeden önce 12 Şubat 2020’de yazdığı mektubunda eyleminin amacını dile getirdi. Sema Koçerin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi, soykırım saldırılarını ve Kürt kadınları üzerindeki saldırıları değerlendirdi. Şehit gerilla Sema Koçerin mektubunda nasıl bir duruş sergilenmesi konusunda şunları dile getirmiştir: “Küçük yaştan beri Önder Apo’ya yönelik tecride tahammül edemiyordum. Şu yazdığım ana kadar da bu tahammülsüzlükle yazdım. Ben yapılan bu tüm kirli oyunlara, tecride karşı bu fedai eylemi gerçekleştirmek istiyorum.

Adım soyadım Rewşen Aşkara. Kod adım Sema Koçerin 1995 yılında Siirt merkez doğumluyum. 8 kardeşiz, 4 kız 4 erkek ben yedinci çocuğum. Açık öğretimden sonra PKK saflarına katıldım. İçinde yaşadığımız bu keskin, sıcak ve acımasız süreç zarfında başta Önder Apo olmak üzere özgürlüğü isteyen tüm insanlık ve Ortadoğu’da örneği olan Kürt halkı faşist TC devletine karşı demokratik bir sistem oluşturmak içerisindedir. Önder Apo’nun üzerinde yoğunlaşmış ve aralıksız sürdürülen bu kalleşçe işkence ve oyunlar devam etmektedir. Önder Apo’ya işkence etmek tüm insanlık tarihine işkence ve hakaret anlamına geliyor. Bundan da uluslararası hegemon güçler olmak üzere AKP ve MHP iktidarı sorumludur.

Ortadoğu’da yaşanan 3. dünya savaşında hegemon güçler, TC devletiyle yaptıkları siyaset içinde bir alternatif ortaya koymadıkları için her geçen gün kendisiyle kriz, kaos, bunalım, ölüm söz konusudur. Kürdistan’ı ikiye böldüler, yetmedi dörde böldüler, bu da yetmedi şimdi de Kürdistan diye bir şey yok dediler. Kürt halkı ve sömürgeciliğe başkaldıran katliamdan geçirilip tarihe gömülmek istediler. Hala ülkemizde tecrit, taciz, tecavüz, işkence, ölüm devam etmektedir. Tabi bunlara karşı tavırsız kalmak köleliğe teslim olmak anlamına geliyor. Başkan Apo, her zaman özgür eş yaşam gerçeğini ve ahlakını ortaya çıkarıp bir aydınlık yolunu kendine esas aldı.

AHLAKSIZ SAVAŞ YÜRÜTÜLÜYOR

Önder Apo, Ortadoğu’nun sorunlarına çözüm buldu bunun gerçeğinin ortaya çıkmaması için şuan İmralı adasında tecrit altındadır. Eğer kaybedilmiş tarih yeryüzüne çıkarsa sistemin maskesi düşer. ABD ve TC devletinin gerçek yüzleri ortaya çıkar düşüncesiyle 15 Şubat komplosunu tesadüf değil bir tarihi gizlemek istediler. Çünkü Önderlik bakış açısıyla beraber tarih kendini yenileyip canlandıracaktır ve egemenlerin iktidar hevesleri kursaklarında kaldı. Sömürgeciliğe karşı köleliğe teslim olmayan Kürt kadınları tarihten bugüne kadar savaşları, isyanları ve anacıl görevlerine sahip çıkmış ve eylemlerini devam etmiştir. Yine 2018 yılında tarihi görevine sahip çıkmak Önder Apo’nun üzerinden yoğunlaşmış tecridi kırmak için Kürt kadını Leyla Güven tarihi eserimize sahip çıktı ve fedakarlığıyla öncülük etti.

Leyla Güven ve Nasır Yağızların öncülüğünde başlatılmış hamleyi tecridi kırma, faşizmi yıkma Kürdistan’ı özgürleştirme çıkışları bütün Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine yayıldı. Vicdani bir görev olduğu için herkesin elinden geldiği kadarıyla bu hamleye öncülük etti. Zindanlarda açlık grevinde 8 arkadaş bu süreç içinde eylem yapıp kahramanca şehadete ulaştı. Uğur Şakar yurtseverlik görevine sahip çıkmak için Avrupa’da bedenini ateşe verdi ve şehit düştü. Yine kadroların ölüm orucuna başlaması Türk devleti büyük bir çaresizliğin içine sokmuştur.

Yine her zamanki gibi Önderliğin ayaklarına sarılmak buna son vermek istediler. Önderlik yine Önder görevine sahip çıktı. Herkese sevgi, selam ve özlemini gönderip bu eyleminiz amaca ulaştı ve demokratik eylemleri geliştirin perspektifleriyle çağrı yaptı. Çağrı yaptıktan sonra amaca ulaşmış eylemler sonlandırıldı. Ondan hemen sonra Türk devleti yine kirli yüzünü gösterip Efrin, Şengal, Maxmur, Kandil, Medya Savunma Alanları’na ve Kuzey’e yönelik askeri operasyonlarını arttırdı. Ahlaksızca bir savaş yürütüyor, iradesini tekniğe dayamış 24 saat insansız hava araçları olmasa bir adım atılamaz hale gelmiş savaşla yüzleşen bir devlet bu kadar korku ve saldırgan olmuşsa sonu gelmiş demektir.

‘EYLEM İÇİN KENDİMİ HAZIR HİSSEDİYORUM’

Amacımı daha çok küçükken bile hiç anlam veremediğim halde Önderliğin esaretine tahammül edememiştim ve şu an yazdığım ana kadar bu tahammülsüzlüğü yaşıyorum. 24 saat bu tahammülsüzlükle yaşayarak sabrettim. Bu son yıllarda 15 Şubat komplosundan sonra İmralı’daki tecrit bir kördüğüm haline dönmüştür. Eğer Türk devleti siyasetten, demokrasiden, özgür bir yaşam birlikteliğinden anlamıyorsa her türlü eylemleri yapma hakkımız vardır. Her türlü eylem biçimlerinde ne kadar anlayacağı da şüphelidir. Çünkü bu zengin çağımızda sadece gözünü iktidara dikmiş o yüzden kör, kısır kalmış.

Bütün Türkiye’nin etrafında duvar örmüş bir zindana çevirmiş. Bu zindan içinde binlerce zindan oluşturmuş, her bir evi bir zindan haline çevirmiştir. Sömürgeciliğe teslim olmayan her kimse bu zehiri içecek bir anlayışı kabullendirmek istiyor. Ben bu kirli politikalara karşı düşmanın kara gecelerinin rüyası olmak ve İmralı tecridine karşı bütün halklara yönelik asimilasyonu Önder Apo’nun en büyük değerlerine saygısızlık edip kadını hiçe saydığı anlayışına karşı başarılı eylemimle cevap olmak istiyorum.

Bu eylemi yapmak için kendimi hazır buluyor ve bu süreçte buna ihtiyaç duyuyorum. Zilan, Sema, Viyan, Arin, Doğa, Zınar, Eriş, Andok ve adlarını yazamadığım onlarca kahraman şehitlerimizin yolunda yürümeyi ve bu kutsal yolunun takipçisi olmak istiyorum. Bazen düşündüğümde, özgürlük için ağzınızdan çıkan ilk kelime Kürdistan sömürgedir dediğinizden beri bu sömürgeciliğe karşı özgürlük savaşı veriyorsunuz. Özellikle kadını statüsüz bırakma yaklaşımından nefret ettiniz. Yaşam kadınsız olmaz. Yaşamın anlamı kadınsa eğer o zaman her şeyden önce kadın gelir.

Özgür kadın, özgür ülke, özgür erkek dediniz. Bu felsefeyle kadın yeniden dirilip kendi farkına vardı. PKK saflarında yüceleşti, savaştı, güzelleşti, kendi gücüyle savaşıyor. Biz kendi gerçeğimizi az da olsa sizin hakikatinizde bulduk. Konuşamayacak kadın bugün siyaset hakkında masaya oturup dünyaya meydan okuyor. Radikal duruşuyla feodal zihniyete teslim olmuş beyleri özgürlük masasına davet ediyorlar.

EYLEMİM İLE ÖZELEŞTİRİMİ PRATİĞE GEÇİRMEK İSTİYORUM

Başkanım,

Bizleri çok merak ettiniz ve bizlerden beklentileriniz var. Bunlara bir cevap böyle vermek istiyorum. Bizler için merakınız yolumuzu aydınlatıyor ve moral kaynağı oluyor. Sizin gibi yüce ve özgür insanları ifade etmek biraz zordur. Sizin özleminizle yaşamayı ideolojik bir olgu olarak ele alıyorum. Çünkü özlediğim anlar, düşündüğüm anlar oluyor. Kendimi gözden geçirdiğim birçok şeyin ifadesi oluyor. Özellikle sizin esaretinizin bu kadar uzun sürdüğü en zor anlarım oluyordur. Bir şahıs olarak bana verdiğiniz görevleri hala istediğiniz bir düzeye gelmediğim için sizin huzurunuzda bütün samimiyetimle özeleştirimi veriyorum.

Üzerinizdeki yürütülen tecrit için çok özeleştiri verdim. Bu eylemim ile özeleştiriyi pratiğe geçirmek istiyorum. Sizin yarattığınız değerlere sahip çıkmak, halkımızın kendi iradesiyle yaşamadığı hayali her zaman özgür bir Kürdistan oluşuna şehitlerin amacına ve hayallerine halkımızın sizlere dönük en büyük umutlarına karşı bir umut olduğuma inanıyorum. Kahraman şehitlerimizin Önderlik için, özgür bir halk ve ülke için faşizme karşı en büyük cevabı kendilerini feda etmek oldu. Sema, Zilan, Viyan, Mazlum, Dörtler, Arin, Zinar, Eriş, Andok ve Doğa gibileri yokluktan yarattınız.

Başkanım bu duygusal bir girişim değil hayaliniz özgür Kürdistan bir tecavüz kültürüyle yaşıyor, barış analarımız sokaklarda ayaklar altında, genç kızlar hergün tecavüzle yüz yüzeler. Bunların hepsine borcumu ödemek istiyorum. En yakınım ve şu an çok uzağımda olan Önderime sevgi, selam ve özlemlerimi sunuyorum.

YÜREKLERİ İNTİKAM DOLU SEVGİLİ HALKIMA…

Her şeyden önce bu eylem dışında size çok büyük bir şey sunamadığım için özeleştirimi veriyorum. Bir genç kızınız olarak Önder Apo’nun bana verdiği misyonu bir eylemle değil büyük başarılarla karşınıza çıkmalıydım. Bu küçümsenecek bir girişim değil ama Önder Apo’ya fiziki olarak çok uzakta değil yakında dokunmak isterdiniz. Ve her gün bu hayalle uyuyup kalkıyorsunuz. Önderliğin eleştirdiği konu eğer yoldaşlığınız güçlü olsaydı belki İmralı’nın sistemini yıkıp şu an hayal değil Önderlikle uyuyup kalkacaktınız. Ama bunu bir kader olarak ele almayın. Önder Apo’nun adı geçtiği her yer direniş ve özgürlük alanları olmalı. Her şeyden önce Önder Apo’nun ideolojisinde kendinizi geliştirin, eğitin, örgütleyin. Ne kadar acı çektiğinizi, bastırıldığınızı, katledildiğinizi, köleleştirildiğinizi, artık farkına varıp gerçek ve yalanı, doğru ve yanlışı, fakir ve zengini direnme ve pes etmeyi, köle ve özgürlüğü, kadın ve erkeği, doğal yaşam ve kapitalizmde yaşamayı bunları birbirinden ayırdığınız zaman kendinizi Önder Apo’ya yakın hissedeceksiniz.

Önder Apo’nun ideolojisi budur. Özgür kadın, özgür ülke, özgür halk, özgür erkek yaratımıdır. Demokratik bir yaşam oluşturmaktır. Kürt halkı PKK’nin çıkışından sonra direnmiş ve bir bilinç oluşturmuştur. Ama bugünkü sistem ve zihniyete karşı yeterli değildir. Ortadoğu’da yürüttüğü savaş en çok Kürt halkı üzerinde etkili olmuştur. Bu yüzden en çok da sisteme karşı Kürt halkı savaşacaktır. Ve özgürlük isteyen kesimlere öncülük edecektir. Ortadoğu ne kadar zengin ve kutsallıklarıyla anılıyorsa o kadar da feodaldir ve iktidar hakimdir. Bunları aşmak için tek yol yine Önder Apo’dur. Kaderci ve duygusal yaklaşmayın. Bu yaklaşım sizleri bir çözüme götürmeyecek. Görüyor ve yaşıyorsunuz, devletler ve özellikle TC devleti kan emici olup gözünüzün önünde çocuklarınızı diri diri gömüyor.

Gücü PKK’ye yetmiyor bütün hırsını halktan çıkartmak istiyor. PKK halk için örgütlendi ve hala halk için savaşıyor. Parti önderliği sadece Kürtler için değil, sistemi kabul etmeyenler bütün kesimler için başladı. Özgür Kürdistan’da demokratik bir yaşam için ömrünü verdi. Tarihin gerçeğini ortaya çıkarmak için hala zindanda bu mücadele ve direniş içinde bir saniye bile bunun yorgunluğunu yaşamadan Önderlik görevlerine devam ediyor. Bu duruş her zaman gücümüze güç katıp yolumuzu aydınlattı. Ölmüş bedenleri yeniden yaşattı. Kaybolmuş tarihin müjdesini beş bin yıllık zihniyetine ve egemenlere verdi.

Bu mirasa sahip çıkması için bütün gücümüzü bir edip savaşımızı daha da gürleştirelim. Önder Apo’nun esaretinin yarattığı nefretinizi bir bomba yapıp düşmanın beyninde patlatın. Ve şimdi tam zamanıdır. Her gün ve her yıl geçmeyi beklediğimizde Önder Apo’nun ömründen gidiyor. Şimdi ele ele verip yüreğimizi yumruk içine koyup bu tecridi kırmak hepimizin görevidir. Korkmayın düşman ne kadar saldırıyorsa bilin ki o kadar korkuyordur, öldürecek, zindana atacak, göç ettirecek, elinden geldiği her şeyi yapacak ama bunu iyi bilmemiz gerekiyor ki bir temel ideolojisi olmadığı için bir yerde duracaktır.

Umudumuz her zamankinden daha çoktur ve özgürlüğe daha yakındır bir Kürt kızınız olarak sizlerle gurur duyuyorum. Sizlere layık olabilmek için en iyi ve en etkili bir eylemin sahibi olmaya çalışacağım. Küçük çocukların gözlerinden öpüyor büyüklerin önünde sevgi, selamlarımı gönderiyorum. Hepinize başarılar diliyorum.

KADIN VE ERKEK YOLDAŞLARIMA…

Öncelikle PKK’de Önder Apo’nun yarattığı yoldaşlık, sevgi değeri ve ölçülerinden etkilendim. Yoldaşlık ölçülerinde hem güçlendim, hem de sıkı sıkıya bağlandım diyebilirim. Hiçbir yerde örneği olmayacak PKK saflarında en düşmüş insanları yeniden yaratıp ve yüceleşmişse en iyi komutan ve savaşçılar olmuşsa ve kanının son damlasına kadar savaşıp kahramanca şehit düşmüşse en yüce ve kutsal yoldaşlık budur demek. Önder Apo bu örgüt şehitlerin örgütüdür dedi. Bizim örgütümüz kanla, bedenle kendini var etti. Gerçek yoldaşlığı yaratmak zordur çünkü ideolojik bir olaydır. Biz felsefik, ideolojik ve 24 saat Önder Apo’yla yaşamazsak yoldaş olamayız. Ne kendimize, ne halkımıza ne de Önderliğe ve şehitlerimize cevap olabiliriz.

Yoldaşlığımız ucuz bir duruşu kabul etmiyor. Çünkü büyük emeklerle yaratılmış bir tarihe sahip olan yaşamımız var. Biz de sıradan yaşayabiliriz ama özgür yaşam için özgür insan ve yoldaşlık gerekir. Özgür bir parti olduğu için çirkin, egemen, iktidar, geleneksel, köle insanların yeri yoktur. Önder Apo sadece Kürt gençleri değil asimilasyon içinde eriyen bütün gençlere demokratik yaşam çağrısını yaptı. Ve akın akın bu aydınlanma yolunda kendi gerçeklerini görüyorlar. Özellikle kadının üzerinde oynanılmış, Ortadoğu nasıl ters yüz edilmiş, kadını da o kadar etkilemiş hatta bunun bin katını etkilemiştir. Sadece fiziki olarak varlığını korumuş bunu da haram bir varlık olarak ele almıştır.

Önderliğin çıkışından sonra ve Azimelerin, Saraların, Beselerin, Beritanların, Zilanların, Delal ve en son şehidimiz Çiçeklerin partileşme ve öncülerinde şimdi kadın hareketi dillere destandır. Partimiz oluşmadan önce Kürdistan’da kadın özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildi, kadın bir hiçti. Sadece erkeğin yedeği, podyumluktur. Bugün partimizde kadın bu düzeye gelmişse Önder Apo ve şehitler emeğiyle olmuştur. Bu yüzden sorumluluklarımız çok ve yükümüz ağırdır. Bu yaşam bize teslim edilmiş, bu yaşama, Önderliğe ve halkımıza sahip çıkmak için büyük eylemlerle düşmana cevap verebiliriz.

Değerli yoldaşlarım;

Başta da söylediğim gibi beni var eden şey Önder Apo’nun duruşu ve yoldaşlık duruşuydu. Bazen bazı arkadaşları üslubumla kırmışsam bile, sonra hep bunun vicdan azabını çekmişimdir. Çünkü buna hakkımız yoktur. Sadece birbirimizi yaratmaya hakkımız var. Biz erkek egemenlikli zihniyete karşı savaşıyoruz. Erkekler de bu çabayı göstermeliler sadece kadın köle değil erkek de köledir. Bu yüzden PKK saflarında eksik yanlarımızı tamamlayıp destek olalım. Önder Apo’dan başka hiç kimsemiz yoktur. Herkes bize düşmandır. O zaman en iyi ve kutsal yoldaşlık yaratmanın çabasını göstermeliyiz. Çözümlemelerimde ve platformlarımda gelen eleştiriler ideolojik olarak kendini yaratmalı, erkek egemenlikli zihniyete karşı savaşmalı, saflığını terk etmeli, üslubunu düzeltmeli vb. birçok eleştiriler, hep beni yoğunlaştırıp bunlarla yüceldiğimin ve değiştiğimin farkına vardır. Bu da bir gerçektir ki tümden aştığım diyemem. Özeleştiri vererek sözünü vermiş olursun bu söze layık olabilmek için yoldaşlığımı yapacağım. Hem kendi cinsime, hem de karşıdaki cinse karşı idare etmek değil ideolojik bir duruşun sahibi olacağım. Hepinize karşı bir saygısızlık yapmışsam içten duygularımla özeleştirimi veriyorum. Ve Önderime, halkımıza, şehitlerimize layık olabilmek için en büyük iddiamı koyuyorum.

ACILARIYLA BÜYÜYEN YURTSEVER AİLEME; ÖNDERLİĞİ OKUYUN, OKUTUN

Öncelikle bu eylemime anlam vereceğinize inanıyorum ve size güveniyorum. Bu eylemin kararını kendim verdim ve öz irademle gerçekleştirmek istiyorum. Sizin de bildiğiniz gibi partimiz fedai bir ruhla yaşıyor, nerede zayıflık varsa orada girişim yapıp boşlukları doldurmak istiyor. Bugünkü zayıflıklara karşı, Önderlik üzerinden yürütüldüğü tecride karşı, halkımızın yaşadığı katliamlara karşı bu boşlukları doldurmak biz Apocuların görevidir. Bir PAJK militanı olarak bu misyonun sahibi olmak ve bunu sahiplenmek istiyorum. Benim eylemime anlam vereceğinize ve duygusal yaklaşmayacağınıza inanmak isterim. Duygusal yaklaşacaksınız bu yüzden sizden tek isteğim duygularınızı bilince çıkartmanızdır.

İnsan duygusuz olursa toplumdan, ahlaktan, insanlıktan kopmuştur demek. Demiyorum duygusuz olun. Duygusal olmayın diyorum. Duygu, kültür, din, mezhep, ahlak, güzellik, topluluk eşitlikleri öğrenmek için Önder Apo’yu hem okumanızı, hem de okutmanızı öneriyorum. Her Kürt aileler gibi siz de düşmanın tehdit, kaçırtma, cezalandırma baskıları altında büyüdünüz. Düşmana karşı kin ve öfkeniz en az benim ki kadardır biliyorum. Bu eylemimle düşman sizleri zorlayacaktır. Ama asla çabanız ve yurtseverliğinizden vazgeçmeyin. Kendinizi iyi örgütleyin ve düşmanın üzerine gidin. Düşman üzerinde korkunuz çoktur gücünüze güvenin. İntikamınızı başkalarına havale etmeyin. Devrim yapmak için hepimize ihtiyaç vardır. Sizin bağlılığınıza güveniyorum ama sadece kendinizle sınırlı kalmayın.

Devrim için yapılacak çok iş var ve bu işleri sağlam yapmak istiyorsanız örgütsellik gerekir. Siz örgütsel yaklaşmıyorsunuz. O yüzden ömrünüz zindanlarda geçti. Hiç düşündünüz mü, bu konu üzerinden yoğunlaşın. Aile içinde eğitim konusu yapın. Düşmanın üzerinde korkunuz devam etmelidir. Sizi cezalandıracak, denetimine alacak belki en küçüklerinizi bile zindana atacaktır. Ama korkmayın. Önder Apo şunu dedi, kendini ifade edenleri zindana atıyor, hapsetmek istiyor. Zindan örnekleri Sema, Sara, Mazlum, Kemal, Dörtler zindanlarda sadece direnmediler aynı zamanda yüceleştiler. Zindanlardan korkmayın kölelikten korkun. Kölelik sizi bitirir zindan değil. Yurtsever ailelerden korkmasaydı bu kadar uğraşmazdı. Geleceğiniz düşman için bir engeldir. Özgürlüğünüz için bir zafer adımıdır. Kendinize iyi bakın, hepinizi çok seviyor ve içten sevgilerimi gönderiyorum. Tanıdığım ve beni tanıyanların, küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öpüyor ve selamlarımı sunuyorum.

Devrimci Selam ve Saygılar

12 Şubat 2020

Sema Koçerin

SERHED”

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here