Temelli: Toplumsal örgütlenme alanında bir kez daha Öcalan’ı okumalıyız Seçenek halkların başkaldırısıdır

0
603
temelli ile ilgili görsel sonucu

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Daha güçlü HDP, daha güçlü mücadele” şiarıyla düzenlenen konferansa 600 delege katıldı. Konferans HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin konuşmasıyla devam ediyor.

‘SEÇENEK HALKLARIN BAŞKALDIRISIDIR’

Temelli’nin konuşmasından satır başları şöyle:
“Yeni dünya düzeni de çöküyor. Şimdi yeniden bir dünya düzeni arıyor, Köhnemiş sistem Ortadoğu’da yürüttüğü felaket savaşlarıyla kendini var etmeye çalışıyor. Bu köhne düzen dünyaya yoğun bir emek sömürüsüyle savaşlarla, yıkımlarla, ekolojik yıkımla kendini dayatıyor. Kendini var etmeye çalışıyor ve bu düzen inşasının merkezi olarak Ortadoğu’yu görüyor. Bunu yapmaya çalışanlar aslında bu savaşı kaybedecektir. Ortadoğu’da ortaya konulan seçenek dünya halklarının geleceğine yönelik bir umuttur ve köhne düzeni çökertecek olan bir başkaldırıştır.
AKP iktidarı bu yeni dünya düzeninin ya da yeniden oluşturulacak düzenin en büyük gönüllüsü. Çünkü bu zihniyetin aslında Türkiye’de üretilmesinden başka bir şey değildir. Neoliberal sistemin bir aracıdır, payandasıdır. Öyle de olmuştur, halklara sömürüden, şiddetten, yıkımdan, savaştan başka bir şey vermeyen bir iktidardır AKP. Bugün karşı karşıya olduğumuz şey büyük yıkımdan başka bir şey değildir. Çözümsüzlükten beslenir, Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden beslenir.
Nasıl ki dünya yeni bir düzen kurma peşindeyse AKP de yeni bir ittihatçı düzen kurma peşindedir. Yeniden bir ittihatçı anlayışıyla Kürt düşmanıyla tıpkı 1910’lı yıllardaki gibi bugün Neo Osmanlıcı politikalarla yıkıma ve savaşa devam etmektedir. Bir Kürt düşmanlığı ve çözümsüzlük üzerinden kendi iktidarının bekasını sürdürmeye çalışmaktadır. Yegane politikaları savaş politikasıdır.

‘TÜM ÜLKE TECRİTTE’

AKP iktidarı, bir hukuksuzluk iktidarıdır, bir zorba iktidarıdır. Hukuku askıya almıştır. İstisna halini olağanlaştırmaya çalışmaktadır. Adalet sistemi çökmüştür. Adalet sisteminin çökmesinin nedeni bu hukuktur, tecrit hukukudur. Tecrit sadece İmralı kara sularında yoktur, bütün Türkiye’dedir. Bütün Türkiye’yi tecrit altına almıştır. İmralı’da sayın Öcalan’a uygulanan tecrit demokratik çözümün önünü tıkayan bir tecrittir. Demokratik çözümün önünü tıkamak bu iktidar için elzemdir. Çünkü bu tıkanma sayesinde otoriter rejimini var edebilme ve ayakta tutabilmektedir.
Cezaevlerine baktığımız da bu zorba sistemi görmek mümkündür. Bugün cezaevlerinde işkence vardır, insan hakları ihlalleri vardır. Elif Kısa cezaevindedir. Anneler, çocukları cezaevindedir. Masum insanlar cezaevindedir. Hasta tutuklular, masum insanlar cezaevindedir. Cezaevi sorunu Türkiye sorunudur cezaevi fotoğrafı bugün Türkiye’yi en iyi anlatan fotoğraftır.

‘ÖCALAN’I OKUYALIM’

Bu iktidar emek sömürücü bir iktidardır. Emeğin üzerinde aşırı sömürü ile yoğun şiddetle tahakküm kurmuştur. Dünyada en yoğun emek sömürüsünün yaşandığı, en fazla işçi cinayetinin yaşandığı ülkelerin başında Türkiye gelmektedir.
Ne yapmalı? Nasıl yapmalı? Bir kez daha Lenin’i yorumlamalıyız, toplumsal örgütlenme alanında bir kez daha Öcalan’ı okumalıyız. Yeniden, yeniden düşünmeliyiz.

DEMOKRASİ İTTİFAKI

Mahallelerde, iş yerlerinde meclislerimizi yaratmalıyız, hem kendimizi hem toplumun örgütlenmesine olanak tanımalıyız. HDK ile DTK ile birlikte bu zeminden hareketle bir siyasi parti bir mücadele partisi olarak örgütlülüğümüzü tabana yaymalıyız. Stratejilerimiz ancak böyle bir örgütlülük üzerinde şekillendiği sürece anlam taşır. 31 Mart stratejimizin başarısı da bu fikriyattır. Nasıl ki 31 Mart’ta bir başarıya hep birlikte imza attık şimdi ortaya koyacağımız stratejilerle çok daha büyük başarılara imza atacağız. İşte o yüzden tam da bu fikriyatın bize ışık tuttuğu yerden demokrasi ittifakı çağrısı yapıyoruz.
Müzakereci anlayışımızla katılımcı demokrasi anlayışımızla yan yana gelerek büyüterek faşizme karşı mücadele etmek ve bu iktidarı değiştirmek istiyoruz. Yeni bir iktidar var etmek istiyoruz, söz, yetki, kararın halkta olduğu bir iktidar var etmek istiyoruz. Bunu yaratmanın yolu önce örgütlenmekten geçiyor. Tabii ki önce bu mücadeleyi tüm hücrelerimizde hissetmekten geçiyor. Erken seçim çağrısı yaptık. Erken seçim çağrısı yapıp kenara çekilmemeliyiz. Her şeyden önce bütün toplumu beli bir mutabakat zemininde buluşturmalıyız. Yerel demokrasi odaklı bir parlamenter sistemin nasıl hayata geçeceği konusunda tartışmalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde bir demokratik anayasayı nasıl var edebiliriz, tartışmalıyız.

‘KADIN MÜCADELESİNİ YÜKSELTMELİYİZ’

Kadın mücadelesini yükseltmeliyiz. Biliyoruz ki kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez. Radikal demokrasi mücadelesi emek mücadelesiyle yükseltmeliyiz. Toplumsal emeğin doğrudan demokrasi mücadelesini yükseltmeliyiz. Biliyoruz ki emek özgürleşmeden insan özgürleşemez.
Radikal demokrasinin en önemli ayaklarından biri ekoloji mücadelesini yükseltmeliyiz. Doğa kurtulmadan yaşam kurtulamaz.”

DEMİRTAŞ VE ZEYDAN’DAN MESAJ

HDP’nin rehin tutulan, önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Milletvekili Abdullah Zeydan, HDP 3’üncü Büyük Konferansına mesaj gönderdi.
Dört maddelik öneriyi içeren Demirtaş ve Zeydan’ın mesajını HDP PM Üyesi Doğan Erbaş okudu.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here