Türk devletinin savaşa yatırımı ve ekonominin batışı

0
427

Sema ÇELİKBİLEK

Türkiye’de bugüne kadar hemen hemen tüm iktidarlar hazırladıkları bütçelerde en büyük payı silahlı kuvvetlere ve savunma sanayisine aktardı. Türk devletinin soykırımcı, ayrıştırıcı ve işgalci politikalarının iktidarların eliyle nasıl pratiğe geçtiğini ise faşist AKP-MHP iktidarı döneminde savaşa yatırılan bütçeden net bir şekilde görülmektedir. Savaşa yatırımla birlikte Türkiye’de yaşayan halklar açlıkla boğuşmakta, ekonomik ve siyasi nedenlerden kaynaklı ise intiharların oranı her gecen gün yükselmektedir. Türkiye halklarını büyük bir kaosun içine sürükleyen AKP-MHP iktidarının tek derdi ise savaş üzerinden siyaset yaparak kendini güvenceye almak ve ömrünü uzatmaya çalışmaktır. Türkiye’de her gün yüzlerce dükkân kepenklerini indirirken, Çiftçiler kendi topraklarını ekemeyecek duruma getirilmiştir. Ekilen ekinler çiftçinin elinde kalmaktadır. Yaşamın her alanında kaos yaşayan Türkiye halkları ekonomik buhranla cebelleşirken, faşist Erdoğan ve iktidarı saraylarda oturarak bütün bütçeyi savaşa harcamakta. Onun için halkın gelir oranı ile askeri harcamalar arasındaki dengesizlik gittikçe büyüyor. Artan yoksulluk ve işsizliğe rağmen faşist AKP-MHP iktidarı savaştaki ısrarını sürdürüyor.

Türk devletinin 1982’den bu yana Güney Kürdistan ve Medya savunma alanlarına yönelik başlattığı işgal operasyonları ekonominin kötü gidişatına rağmen sürdürmektedir. Kürtlerin kazanım elde ettiği her alana saldıran Türk devleti ve AKP-MHP iktidarı katliamlarına yeni katliamlar eklemektedir. Türkiye’de yaşayan halklar yoksulluktan intihar ederken, şövenist Erdoğan şaşalı saraylarda oturarak bütün bütçeyi savaşa yatırmaktadır.  AKP-MHP iktidarının bütün bütçeyi savaşa yatırmasından kaynaklı işsizlik oranı, intihar vakaları ve açlık sınırı artmaktadır.

İşsizlik oranı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), geniş tanımlı işsiz sayısının 9,8 milyona yükseldiğini açıkladı. İstihdam oranının ise bir yılda 1 milyon 254 bin kişi azalarak, yüzde 43,5’e gerilediğini belirtti.

Türkiye halkları açlık sınırının altında yaşıyor

Açlık ve yoksulluk sınırı altında çalışan milyonlarca kişi var. Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı BİSAM’ın verilerine göre, 17 yılda açlık sınırı 5,4 kat arttı. Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 2 bin 401 lira, yoksulluk sınırı 8 bin 304 lira oldu. Çalışan milyonlarca yurttaş ise açıklanan verilerin çok aşağısında çalışarak, açlığa mahkûm edildi.  

İntiharların artışı

Türkiye’de intiharlar her yıl artarak devam etmektedir. İntiharların artışın altındaki neden her ne kadar psikolojik olarak değerlendirilse de insanları bu psikolojiye sokan aslında AKP-MHP iktidarının yürüttüğü savaş politikasının yattığı net olarak görülüyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi’nin geçtiğimiz hafta, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) ise Şubat ayında açıkladığı raporda, AKP iktidarı döneminde intihar vakalarının çok ciddi oranlarda arttığına dikkat çekildi.

İlgezdi raporunda, “AKP iktidarında intihar vakalarında yüzde 48 artış yaşandı. Tek adam sisteminde her hafta en az 65 yurttaş yaşamına son verdi. Ekonomik gerekçelerle intiharlar 2017-2019 döneminde yüzde 38 arttı” tespitlerine yer vermişti. HDP ise TÜİK verilerine göre 2002 ile 2019 yılları arasında 53 bin 425 kişinin intihar ettiğini hatırlatarak, “Buna göre AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 2 bin 301 kişi canına kıymışken, 2018 yılında 3 bin 342 vatandaş intihar ederek yaşamına son verdi. AKP döneminde en çok intihar ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte 2019 yılında yaşandı. 2019’da 3 bin 406 kişi intihar etti” açıklaması yapmıştı.

Yine intiharların önlenmesi için Meclis araştırması isteyen CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP iktidarında son 17 yılda 53 bin 784 kişinin intihar ettiğini söylemişti.

İşsizlik, açlık sınırı ve intihar vakalarında bu kadar artış olurken Erdoğan’ın kendi sarayına ayırdığı bütçeye bakmakta yarar var.

Cumhurbaşkanlığına ayrılan bütçe:

Cumhurbaşkanlığı bütçesi 2021 yılı için 886 milyon TL artışla 4 milyar 39 milyon 453 bin TL olarak öngörüldü. Cumhurbaşkanlığı bütçesinde “Temsil ve Tanıtma Giderleri” kalemine ayrılan bütçe ise 6 milyon TL artışla 98 milyon TL oldu. Geçen yıl bu kaleme ayrılan bütçe 92 milyon TL idi.

AKP-MHP iktidarının savaşa ayırdığı bütçe

Savaşa ayrılan bütçeye baktığımızda Türkiye’de yaşayan halkların neden açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakıldığı ve intihara sürüklendiği daha iyi anlaşılacaktır.

2021 yılı için Savaşa 148 milyar bütçe ayrıldı

2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ne göre başta Millî Savunma Bakanlığı olmak üzere savaşa ayrılan pay yine arttırıldı. 2021 yılı bütçesinde İçişleri Bakanlığı, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT), Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Jandarma Genel Komutanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na toplamda 148 milyar 471 milyon 798 bin TL ödenek ayrıldı.

MSB’nin 2021 Yılı Bütçesi 2020’ye göre 7 milyar 625 milyon 597 bin artarak, 61 milyar 484 milyon 939 bine yükseldi. 2021 yılı için MSB’ye ayrılan bütçe; Adalet, Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabi Kaynaklar, Gençlik ve Spor, Dışişleri, Tarım ve Orman, Ticaret, Ulaştırma ve Altyapı, Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının bütçesini geride bıraktı.

Savaşa ayrılan bütçe her yıl katlanarak artıyor

İçişleri Bakanlığı’nın 2021 Yılı Bütçesi de 2020 yılına oranla artacak. Buna göre 2020 yılında 9 milyar 672 milyon 218 bin iken, bu rakam 2021 yılı için 10 milyar 665 milyon olarak öngörüldü. Diğer yandan Jandarma Genel Komutanlığı’nın bütçesi ise bir önceki yıla göre 4 milyar 698 milyon 763 bin TL artarak, 27 milyar 666 milyon 880 bin TL olurken, bütçesi arttırılan diğer kurum ise Emniyet Genel Müdürlüğü oldu. 2020 yılında 38 milyar 978 milyon 189 bin TL bütçe ayrılan Emniyet Genel Müdürlüğü için 2021 yılında 44 milyar 555 milyon 427 bin TL ayrıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bütçesi de 2020 yılında 2 milyar 182 milyon 381 bin lirayken, 2021 yılında 2 milyar 628 milyon 749 bin TL oldu.

Polise 44 milyar

Türk İçişleri Bakanlığı’nın bütçesi, 2020’de 9 milyar 672 milyon 218 bin iken, 2021 için 10 milyar 665 milyon oldu. 

Jandarma Genel Komutanlığı’nın bütçesi ise bir önceki yıla göre 4 milyar 698 milyon 763 bin TL artarak, 27 milyar 666 milyon 880 bin TL oldu.

Bütçesi arttırılan diğer kurum ise Emniyet Genel Müdürlüğü oldu. 2020’de 38 milyar 978 milyon 189 bin TL bütçe ayrılan Emniyet Genel Müdürlüğü için 2021’de 44 milyar 555 milyon 427 bin TL ayrıldı.

MİT’in ‘resmi’ bütçesi 2021’de 2 milyar 628 milyon 749 TL

Türk Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bütçesi de diğer savaş kurumlarında olduğu gibi arttı. Buna göre MİT’in 2020’de 2 milyar 182 milyon 381 bin TL olan ‘resmi bütçesi’, 2021’de 2 milyar 628 milyon 749 bin TL oldu.

Türkiye’nin savaşa ayırdığı bütçe son 10 yılda yüzde 86 ARTTI

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre; Türkiye’nin askeri harcamaları, 2010-2019 arasında yüzde 86 artarak 20,4 milyar dolara ulaştı, bu rakamlar 2018-2019 döneminde ise yüzde 5,8 arttı.

Aynı kuruluşa göre Türkiye 2019’da dünyada en çok askeri harcama yapan devletler arasında 15. sırada. 2020’de 17.7 milyar dolar ile 16. sırada yer aldı.

SIPRI’nın geçtiğimiz günlerde açıklanan son raporunda ise 2011-2020 arasındaki dönemde yüzde 77’lik artış elde eden Türk devletinin askeri harcamalarının, 2015’ten beri keskin bir şekilde yukarıya doğru çıktığı belirtildi. Bu çıkışın en önemli nedeni ise Türk devleti ve AKP-MHP iktidarının 2015’ten bu yana bütün bütçeyi savaşa yatırmalarından kaynaklanmaktır.

Şimdi de Türk devletinin işgal operasyonlarında kullandığı İHA/SİHA ve F-16’ların maliyetine bakalım

F-16 savaş uçaklarının maliyeti: işgalci Türk ordusunun Medya Savunma Alanlarına yönelik hava saldırılarında sıkça kullandığı F-16 dakikada 600 litre benzin harcıyor, bir saatlik uçuş 25 bin dolar, 24 saatlik kesintisiz uçuş 600 bin dolara mal oluyor. Her seferinde taşıdığı mühimmatın maliyeti ise 65 bin dolar.

F-4 savaş uçaklarının maliyeti: Türk ordusunun bombalamalar için kullandığı bir diğer savaş aracı ise F-4 2020’lerin bir saatlik uçuşu 30 bin dolar. Bu uçakların attığı MK-82 tipi her bombanın maliyeti ise 26 bin dolar.

Türk devletinin kullandığı İHA/SİHA’ların maliyeti: İnsansız hava araçları sadece keşif amaçlı havada kaldıkları süre boyunca 6 bin dolarlık yakıt harcıyorlar. Komanda merkezlerinin maliyeti de eklendiğinde bu hava araçlarının maliyeti ortalama bir F-16’ine yakın. SİHA’ların attığı bir MAM-L füzesinin fiyatı ise 40 bin dolar.

Kobra Helikopterlerin maliyeti: Kobra tipi helikopterlerin 1 saatlik uçuş maliyeti 6 bin dolar civarında.

Türk devleti 4 Saatlik işgal saldırılarında 20 milyon dolar harcadı  

İşgalci Türk devletinin Aralık 2007’de Medya Savunma Alanlarına yönelik gerçekleşen dört saatlik saldırıya ilişkin AKP-MHP iktidarı tarafından Türk basınına servis edilen bilgilere göre; 52 F-16 ve F-4 uçağı ve topçu desteğiyle yapılan saldırının maliyeti 20 milyon dolardı.

 Bir İHA/SİHA için 4 milyon dolar ödeniyor

AKP basınına göre Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın başında olduğu Baykar Makine Şirketi’nden satın alınan bir SİHA için 4 milyon dolar ödeniyor. Sadece Kasım 2020’de 12 adet “Bayraktar TB2 İHA” modelindeki hava araçları için 47 milyon dolar ödendi.

Üstelik Baykar Makina ürettiği bu savaş araçlarından elde ettiği kardan devlete ödemesi gereken vergiden de muaf tutuluyor. Sadece 2016’da Baykar Makina’ya 6 adet İHA için toplam 36 milyon dolar ödendiği ortaya çıkmıştı.

İşgalci Türk ordusunun, 23 Nisan’ı 24 Nisan bağlayan gece Medya Savunma Alanları’na bağlı Metîna, Avaşîn ve Zap bölgelerine dönük başlattığı kapsamlı işgal saldırıları ikinci haftasını geride bıraktı. İşgal operasyonun hemen ardından Türkiye Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu, işgal saldırısının başlamasından hemen sonra 24 Nisan günü 128 milyar dolarlık kayıp rezerve ilişkin konuşurken “O SİHA’lar, İHA’lar parasız uçmuyor. O askerler orda bedava gitmiyor” biçiminde bir açıklamada bulundu. Daha öncede Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan da Şubat 2019’da “Bir tane merminin bedelini biliyor musun sen? Gabar’a, Cudi’ye helikopterlerimiz buraya uçarken yapılan yatırımların ne olduğunu hesapladın mı sen?” diyerek o günlerde ekonomik krizin suçlusu olarak görülen patates ve soğan tedarikçilerini hedef almıştı.

Sadece bu açıklamalara bakıldığında bile Türk devleti ve AKP-MHP iktidarının savaşa ne kadar yatırım yaptığı görülüyor. Savaşa yatırım yapan iktidar ayrıştırıcı ve soykırımcı politikalarla da Türkiye’de yaşayan halkları ekonomik anlamda ölüme terk ediyor. Sadece savaşa ayrılan bütçeye bile bakıldığında bugün Türkiye’de yaşanan ekonomik çöküşün nedeni net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz